Cartel on interest rates türkçesi Cartel on interest rates nedir

  • İktisat alanında kullanılır.
  • Faiz karteli.
  • Bankacılık kesiminde piyasa payları büyük olan az sayıdaki bankanın, aralarında anlaşarak, faiz oranlarını istedikleri düzeyde belirlemeleri. krş. fiyat karteli, kartel.

Cartel on interest rates ingilizcede ne demek, Cartel on interest rates nerede nasıl kullanılır?

Cartel : Mübadele anlaşması. Azel piyasasında, aynı malı üreten birbirine rakip iki veya daha fazla firmanın aralarındaki rekabeti önleyerek karlarını artırmak amacıyla ayrı ayrı hukuki varlıklarını koruyarak ne kadar mal üretileceğini, malın hangi birim fiyattan satılacağını ve elde edilecek karın nasıl paylaşılacağını belirleyerek oluşturdukları tekelci güç. Ticari birlik. Kartel. İktisat, ekonomi alanlarında kullanılır. Esir değişimi anlaşması. Çeşitli tecimsel kuruluşların kazançlarını çoğaltmak ya da başka kuruluşlara karşı tutunabilmek gibi ereklerle aralarında sağladıkları dayanışma birliği. aynı kol ya da dalda çalışan tecimsel yapımcıların, yapımların sınırlanması, küçük, büyük girişimlerin aynı düzeye getirilmesi, büyük yapımcıların küçüklerin ardlarına takılması gibi çeşitli nedenlere baş vurularak ve çoğunlukla tüketimcinin ya da diğer bir sanayi dalının zararına olarak kendi birleşik yararlarını korumak amacıyla (konsorsiyum, sendika, tröst) gibi çeşitli adlarla meydana getirdikleri birleşimler. Tecim birlikleri. Ticaret birliği.

 

On : Açık. Giyilmiş. Esnasında. Üstünde. Yanmak. Üzerinde. Civarında. Hazır. Makbul. İle.

Interest : Bir kimsenin bir etkinliğe, kişiye ya da nesneye karşı, kısıtlayıcı koşullar altında bile, oldukça uzun süre devam eden bağlanma isteği ya da eğilimi. seçme söz konusu olduğu zaman bir kimsenin benimsediği, üstün tuttuğu durum, düşünce ya da tutum. Dikkatini çekmek. İkna etmek. Çıkar. Alaka. İlgi. Bireylerin, toplumsal kümelerin ve tarihsel toplulukların özdeksel ve tinsel gereksinmelerini karşılayacağına inandıkları kişi ya da şeylerle ilişkisi; bireylerin, bu gereksinmelerini yansıtan amaçlı düşünce ve eylem yönelimleri. Faiz. İlgisini çekmek. Üretim faktörlerinden sermayenin getirisi. fon istem ve sunumunun karşılaşması sonucu oluşmuş fon fiyatı.

Rates : Fiyat belirlemek. Addetmek. Sınıflandırmak. Layık olmak. Fırça atmak. Olarak görmek. Bedeller. Azarlamak. Değer biçmek. Saymak.

Prohibition on interest rates : Faiz yasağı. Para otoritelerinin doğrudan müdahale ederek faiz ödenmesini yasaklaması. krş. faiz tavanı.

Risk structure of interest rates : Faiz oranlarının risk yapısı. Aynı vade koşuluna sahip ancak farklı ödenmeme riski taşıyan borçlara ilişkin faiz oranlarının farklı olması durumu.

İngilizce Cartel on interest rates Türkçe anlamı, Cartel on interest rates eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Cartel on interest rates ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

 

A change in individual demand : Bireysel istem kayması. Bir tüketicinin bir mala olan istemini etkileyen fiyat dışındaki diğer değişkenlerde ortaya çıkan bir değişme sonucu bireysel istemin artması veya azalması, diğer bir deyişle bireysel istem eğrisinin sağa (yukarıya, kuzeydoğuya) veya sola (aşağıya, güneybatıya) kayması.

Abnormal budget expenditures : Olağanüstü bütçenin giderleri. Olağanüstü bütçe gideri.

A shift in demand : İstem kayması. Tüketicilerin bir mala olan istemini etkileyen fiyat dışındaki diğer değişkenlerde ortaya çıkan bir değişme sonucu istemin artması veya azalması diğer bir deyişle istem eğrisinin sağa (yukarıya, kuzeydoğuya) veya sola (aşağıya, güneybatıya) kayması.

Ability to pay approach : Güç yaklaşımı. Bireylerin, devlet harcamalarının finansmanına, elde ettikleri gelir düzeyiyle orantılı olarak vergilendirilmeleri yoluyla katılmalarını ifade eden ve adam smith tarafından geliştirilen vergileme yaklaşımı. krş. yararlanma yaklaşımı.

A change in supply : Üreticilerin mal sunumunu etkileyen fiyat dışındaki değişkenlerde ortaya çıkan değişme sonucu sunumun artması veya azalması diğer bir deyişle sunum eğrisinin sağa (aşağıya, güneydoğuya) veya sola (yukarıya, kuzeybatıya) kayması. krş. sunumun sağa kayması, sunumun sola kayması. Sunum kayması.

A pass through certificate : Tutsat senedi. Taşınmaz rehniyle sağlanmış bir kişisel alacak karşılığında alacak sahibi finansal kurum tarafından çıkarılan değerli kağıt.

A shift in individual demand : Bir tüketicinin bir mala olan istemini etkileyen fiyat dışındaki diğer değişkenlerde ortaya çıkan bir değişme sonucu bireysel istemin artması veya azalması, diğer bir deyişle bireysel istem eğrisinin sağa (yukarıya, kuzeydoğuya) veya sola (aşağıya, güneybatıya) kayması. Bireysel istem kayması.

Ability rent : Özel yeteneklere sahip olan kişilerin üretime katkılarının üstünde elde ettikleri kazanç fazlası. krş. kıtlık rantı. Yetenek rantı.

Abnormal budget : Olağanüstü bütçe. Olağan bütçeden ayrı bir belge olarak hazırlanan ve kabul edilen, her yıl tekrarlanmayan ve olağanüstü nitelik taşıyan harcama ve gelirleri gösteren özel bir bütçe.

Abolition of forced labour convention : Zorla ya da zorunlu çalıştırmanın herhangi bir biçiminin siyasal zorlama ve eğitme, siyasal ya da ideolojik görüşlerin açıklanması nedeniyle cezalandırma, işgücünü harekete geçirme, çalışma disiplinini sağlama, ayrımcılık ve işbırakımını, katılanları cezalandırma aracı olarak kullanılmasını yasaklayan, 1957 yılında kabul edilen temel uluslararası çalışma sözleşmelerinden birisi. Zorla çalıştırmanın yasaklanması sözleşmesi.

Cartel on interest rates synonyms : ability to pay principle, a type mutual funds, a shift in supply, a group shares, a change in demand, abnormal budget receipts.