Prohibition on interest rates türkçesi Prohibition on interest rates nedir

  • İktisat alanında kullanılır.
  • Faiz yasağı.
  • Para otoritelerinin doğrudan müdahale ederek faiz ödenmesini yasaklaması. krş. faiz tavanı.

Prohibition on interest rates ingilizcede ne demek, Prohibition on interest rates nerede nasıl kullanılır?

Prohibition : İçki yasağı (amer.tar.). Yasaklama emri. İçki yasağı. Yasak emri. Yasak. Yasaklanma. Nehiy. Kadağan. Yasaklama.

On : Makbul. Giyilmiş. Üzerinde. Yönünde. Hazır. Devrede. Yanmak. Üstünde. Esnasında. Olmakta olan.

Interest : İkna etmek. İlgilendirmek. Faiz. Bireylerin, toplumsal kümelerin ve tarihsel toplulukların özdeksel ve tinsel gereksinmelerini karşılayacağına inandıkları kişi ya da şeylerle ilişkisi; bireylerin, bu gereksinmelerini yansıtan amaçlı düşünce ve eylem yönelimleri. Ortak olmak. İlgi. Çıkar. Alaka. Eğitim, iktisat, ekonomi, sosyoloji, uluslararası ilişkiler alanlarında kullanılır. Merakını uyandırmak.

Rates : Sayılmak. Fiyat belirlemek. Saymak. Hak etmek. Bedeller. Sınıflandırmak. Layık olmak. Fiyat listesi. Olarak görmek. Addetmek.

Cartel on interest rates : Bankacılık kesiminde piyasa payları büyük olan az sayıdaki bankanın, aralarında anlaşarak, faiz oranlarını istedikleri düzeyde belirlemeleri. krş. fiyat karteli, kartel. Faiz karteli.

Risk structure of interest rates : Aynı vade koşuluna sahip ancak farklı ödenmeme riski taşıyan borçlara ilişkin faiz oranlarının farklı olması durumu. Faiz oranlarının risk yapısı.

 

İngilizce Prohibition on interest rates Türkçe anlamı, Prohibition on interest rates eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Prohibition on interest rates ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Abnormal budget : Olağanüstü bütçe. Olağan bütçeden ayrı bir belge olarak hazırlanan ve kabul edilen, her yıl tekrarlanmayan ve olağanüstü nitelik taşıyan harcama ve gelirleri gösteren özel bir bütçe.

Abolition of forced labour convention : Zorla ya da zorunlu çalıştırmanın herhangi bir biçiminin siyasal zorlama ve eğitme, siyasal ya da ideolojik görüşlerin açıklanması nedeniyle cezalandırma, işgücünü harekete geçirme, çalışma disiplinini sağlama, ayrımcılık ve işbırakımını, katılanları cezalandırma aracı olarak kullanılmasını yasaklayan, 1957 yılında kabul edilen temel uluslararası çalışma sözleşmelerinden birisi. Zorla çalıştırmanın yasaklanması sözleşmesi.

A shift in demand : İstem kayması. Tüketicilerin bir mala olan istemini etkileyen fiyat dışındaki diğer değişkenlerde ortaya çıkan bir değişme sonucu istemin artması veya azalması diğer bir deyişle istem eğrisinin sağa (yukarıya, kuzeydoğuya) veya sola (aşağıya, güneybatıya) kayması.

Abnormal budget expenditures : Olağanüstü bütçe gideri. Olağanüstü bütçenin giderleri.

Ability rent : Özel yeteneklere sahip olan kişilerin üretime katkılarının üstünde elde ettikleri kazanç fazlası. krş. kıtlık rantı. Yetenek rantı.

 

Ability to pay approach : Bireylerin, devlet harcamalarının finansmanına, elde ettikleri gelir düzeyiyle orantılı olarak vergilendirilmeleri yoluyla katılmalarını ifade eden ve adam smith tarafından geliştirilen vergileme yaklaşımı. krş. yararlanma yaklaşımı. Güç yaklaşımı.

Abnormal budget receipts : Olağanüstü bütçe geliri. Olağanüstü bütçe harcamalarını karşılamak için, söz konusu dönemde ek harç, vergi ve borçlanma gibi yollarla elde edilen gelir.

Ability to pay principle : Ödeme gücü ilkesi. Vergilemenin bireylerin ödeme gücüne uygun bir biçimde yapılması gerektiğini ifade eden bir vergileme ilkesi. kaynağı bol olanların kamu projelerine daha fazla katkı vermesi gerektiği ilkesi.

A change in individual demand : Bir tüketicinin bir mala olan istemini etkileyen fiyat dışındaki diğer değişkenlerde ortaya çıkan bir değişme sonucu bireysel istemin artması veya azalması, diğer bir deyişle bireysel istem eğrisinin sağa (yukarıya, kuzeydoğuya) veya sola (aşağıya, güneybatıya) kayması. Bireysel istem kayması.

A change in supply : Sunum kayması. Üreticilerin mal sunumunu etkileyen fiyat dışındaki değişkenlerde ortaya çıkan değişme sonucu sunumun artması veya azalması diğer bir deyişle sunum eğrisinin sağa (aşağıya, güneydoğuya) veya sola (yukarıya, kuzeybatıya) kayması. krş. sunumun sağa kayması, sunumun sola kayması.

Prohibition on interest rates synonyms : a shift in individual demand, a group shares, a shift in supply, a pass through certificate, a type mutual funds, a change in demand.