Rationing türkçesi Rationing nedir
- Vesika ile dağıtma.
- Tayına bağlama.
- Vesika sistemi.
- Karne ile dağıtma.
- Tayınlamak.
- Belge usulüyle dağıtma.
- Karneye bağlama.
- İktisadi bunalım ve savaş gibi dönemlerde mal sunumunun istemi karşılayamaması durumunda söz konusu malın kişi veya firmalara karneyle tahsisi.
- Karneye bağlamak.
- Tayınlama.
- Ölçek ayarlaması.
- İktisat alanında kullanılır.
Rationing ingilizcede ne demek, Rationing nerede nasıl kullanılır?
Rationing of foreign exchange : Döviz taymlaması. Dövi. Tahsisi. Döviz tahsisi. Döviz tahsisatı. Döviz tayınlaması. Dövizde sunum yetersizliği karşısında kur değişmelerinin döviz istem ve sunum dengesini sağlayamadığı durumda, dövizin istemde bulunanlar arasında idari bir kararla dağıtılması.
Rationing system : Belge usulü. Vesika usulü.
Capital rationing : Şirketin kullanımındaki sınırlı finansal kaynakların paylaştırılması ile ilgili kararlar. Yatırım için ayrılan ödeneğin sınırlandırılması. Sermayenin sınırlı dağıtımı. Sermaye kısıtlaması. Tayınlaması. Sermaye tayınlaması. Bir firmanın, üstleneceği yeni yatırım ve projeleri sınırlandırması. firmanın aşırı kapasiteyle çalışması durumunda yatırımını sınırlandırması.
Credit rationing : Kredi sınırlandırması. Kredi sınırlaması. Kredi tayınlaması. Kredi kısma. Kredi isteminin sunumdan fazla olması durumunda faiz oranı dışındaki araçlarla aşırı kredi isteminin daraltılması.
Exchange rationing : Dövizde sunum yetersizliği karşısında kur değişmelerinin döviz istem ve sunum dengesini sağlayamadığı durumda, dövizin istemde bulunanlar arasında idari bir kararla dağıtılması. Döviz tayınlaması. Döviz tahsisi. Döviz kontrolü sistemi.
Ration ingredient : Rasyon ögesi. Rasyonun yapısına giren besin ve katkı maddelerinin her biri.
Collaborationists : İşbirlikçi. İşbirlikçiler.
Liberationists : Özgürlükçü kimse. Özgürlük hareketini destekleyen kimse (özellikle kadın özgürlüğü hareketi).
Ration for growth : Büyütme yemi. Başlatma yeminden sonra hayvanların belirli büyüklüğe ulaşıncaya kadar beslenmelerinde kullanılan rasyon.
Demonstrationists : Gösteri yapan kimse. Bir halk gösterisinde yer alan kimse. Gösterici. Öğretmek veya açıklamak için gösterim metodu kullanan kimse. Gösteri yapan kişi. Gösteri düzenleyen kimse.
İngilizce Rationing Türkçe anlamı, Rationing eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Rationing ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Allotment : Program tahsisleri. Bölüştürme. Kiraya verilen küçük arazi. Ödenek. Pay. Pay etme. Tahsis. Tahsisat. Arsa payı. Paylaştırma.
Parcelling : Bölmek. İfraz. Hisselere ayırmak. Parselleme. Parsellemek. Genellikle tarımsal nitelikte olan belli bir toprak parçasının, kentin düzentasarısına ve bayındırım kurallarına uygun biçimde, anayolları ve yeşil alanları belirtilmiş yapı alanlarına adacıklara, küçük parçalara ayrılması işlemi. Yerbölümleme. Parselasyon.
Apportioning : Bölüştürmek. Tahsis etme. Dağıtma. Pay etmek. Paylaştırmak. Paylaştırma.
A change in demand : İstem kayması. Tüketicilerin bir mala olan istemini etkileyen fiyat dışındaki diğer değişkenlerde ortaya çıkan bir değişme sonucu istemin artması veya azalması diğer bir deyişle istem eğrisinin sağa (yukarıya, kuzeydoğuya) veya sola (aşağıya, güneybatıya) kayması.
Apportionment : Bölüp dağıtma. Tevzi etme. Sayışımların bütün ayrıntıları ile ele alınıp değerlendirilmesi. Tahsis. Dağıtma. Sayışım dökümü. Taksim. Bölüştürme. Dağıtım.
Ability to pay approach : Güç yaklaşımı. Bireylerin, devlet harcamalarının finansmanına, elde ettikleri gelir düzeyiyle orantılı olarak vergilendirilmeleri yoluyla katılmalarını ifade eden ve adam smith tarafından geliştirilen vergileme yaklaşımı. krş. yararlanma yaklaşımı.
A group shares : Şirkete sonradan ortak olanlardan farklı olarak, şirketin ilk kurucularına genellikle kara iştirak ve oy kullanmayla ilgili haklar veren ayrıcalıklı hisse senedi türü. A grubu hisse senedi.
Abnormal budget : Olağan bütçeden ayrı bir belge olarak hazırlanan ve kabul edilen, her yıl tekrarlanmayan ve olağanüstü nitelik taşıyan harcama ve gelirleri gösteren özel bir bütçe. Olağanüstü bütçe.
Parceling : Bölmek. Parselasyon. Parsellemek. Hisselere ayırmak. İfraz. Parselleme.
Abolition of forced labour convention : Zorla çalıştırmanın yasaklanması sözleşmesi. Zorla ya da zorunlu çalıştırmanın herhangi bir biçiminin siyasal zorlama ve eğitme, siyasal ya da ideolojik görüşlerin açıklanması nedeniyle cezalandırma, işgücünü harekete geçirme, çalışma disiplinini sağlama, ayrımcılık ve işbırakımını, katılanları cezalandırma aracı olarak kullanılmasını yasaklayan, 1957 yılında kabul edilen temel uluslararası çalışma sözleşmelerinden birisi.
Rationing synonyms : ability rent, abnormal budget expenditures, a change in individual demand, a shift in demand, assignation, a shift in individual demand, a pass through certificate, a type mutual funds, allocation, a change in supply, ration, ability to pay principle, a shift in supply, abnormal budget receipts.

Bu kısımda Rationing kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Rationing ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Rationing anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Rationing ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.