Exchange rationing türkçesi Exchange rationing nedir

  • Döviz kontrolü sistemi.
  • Döviz tayınlaması.
  • Dövizde sunum yetersizliği karşısında kur değişmelerinin döviz istem ve sunum dengesini sağlayamadığı durumda, dövizin istemde bulunanlar arasında idari bir kararla dağıtılması.
  • Döviz tahsisi.
  • İktisat alanında kullanılır.

Exchange rationing ingilizcede ne demek, Exchange rationing nerede nasıl kullanılır?

Exchange : Döviz. Değiştirmek. Değiş tokuş etmek. Kitaplıkların fazla gereçlerini birbiriyle değiştirme işlemi. İki parçacığın tüm yerlemlerinin (uzay yerlemleri ve fırılı) karşılıklı olarak birbirleri ile değiştirilmesi. Verişim. Takas etmek. Bk. döviz bk. kambiyo senetleri ticari bankaların dövizle uğraşan birimleri. Bozmak. Mal, hizmet ve üretim faktörlerinin iktisadi karar birimleri arasında el değiştirmesi.

Rationing : Tayınlamak. Tayına bağlama. Karneye bağlama. Vesika sistemi. Belge usulüyle dağıtma. Ölçek ayarlaması. Vesika ile dağıtma. Karneye bağlamak. Karne ile dağıtma.

Exchange a few words : Biraz konuşma. Kısa sohbet.

Exchange area : Santral hizmet bölgesi.

Exchange bid rate : Döviz işlemleri yapan kuruluşların döviz satın almak için önerdikleri fiyat. Döviz alış kuru.

Exchange blows : Savaşmak. Karşılıklı darbe indirmek. Kavga etmek. Yumruklaşmak. Birbirine vurmak.

 

İngilizce Exchange rationing Türkçe anlamı, Exchange rationing eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Exchange rationing ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Ability to pay approach : Bireylerin, devlet harcamalarının finansmanına, elde ettikleri gelir düzeyiyle orantılı olarak vergilendirilmeleri yoluyla katılmalarını ifade eden ve adam smith tarafından geliştirilen vergileme yaklaşımı. krş. yararlanma yaklaşımı. Güç yaklaşımı.

A change in demand : İstem kayması. Tüketicilerin bir mala olan istemini etkileyen fiyat dışındaki diğer değişkenlerde ortaya çıkan bir değişme sonucu istemin artması veya azalması diğer bir deyişle istem eğrisinin sağa (yukarıya, kuzeydoğuya) veya sola (aşağıya, güneybatıya) kayması.

Abnormal budget expenditures : Olağanüstü bütçenin giderleri. Olağanüstü bütçe gideri.

Abnormal budget receipts : Olağanüstü bütçe geliri. Olağanüstü bütçe harcamalarını karşılamak için, söz konusu dönemde ek harç, vergi ve borçlanma gibi yollarla elde edilen gelir.

Abnormal budget : Olağan bütçeden ayrı bir belge olarak hazırlanan ve kabul edilen, her yıl tekrarlanmayan ve olağanüstü nitelik taşıyan harcama ve gelirleri gösteren özel bir bütçe. Olağanüstü bütçe.

Abolition of forced labour convention : Zorla çalıştırmanın yasaklanması sözleşmesi. Zorla ya da zorunlu çalıştırmanın herhangi bir biçiminin siyasal zorlama ve eğitme, siyasal ya da ideolojik görüşlerin açıklanması nedeniyle cezalandırma, işgücünü harekete geçirme, çalışma disiplinini sağlama, ayrımcılık ve işbırakımını, katılanları cezalandırma aracı olarak kullanılmasını yasaklayan, 1957 yılında kabul edilen temel uluslararası çalışma sözleşmelerinden birisi.

 

A change in individual demand : Bireysel istem kayması. Bir tüketicinin bir mala olan istemini etkileyen fiyat dışındaki diğer değişkenlerde ortaya çıkan bir değişme sonucu bireysel istemin artması veya azalması, diğer bir deyişle bireysel istem eğrisinin sağa (yukarıya, kuzeydoğuya) veya sola (aşağıya, güneybatıya) kayması.

Rationing of foreign exchange : Döviz taymlaması. Tahsisi. Döviz tahsisatı. Dövi.

Ability rent : Yetenek rantı. Özel yeteneklere sahip olan kişilerin üretime katkılarının üstünde elde ettikleri kazanç fazlası. krş. kıtlık rantı.

A pass through certificate : Tutsat senedi. Taşınmaz rehniyle sağlanmış bir kişisel alacak karşılığında alacak sahibi finansal kurum tarafından çıkarılan değerli kağıt.

Exchange rationing synonyms : a shift in supply, a type mutual funds, a change in supply, a shift in individual demand, ability to pay principle, a shift in demand, a group shares.