Rattat türkçesi Rattat nedir

Rattat ingilizcede ne demek, Rattat nerede nasıl kullanılır?

Rattail : Sıçan kuyruğu. Fare kuyruklu balık. Kum genleşme izi.

Rattails : Fare kuyruklu balık. Kum genleşme izi. Sıçan kuyruğu.

Rattan : Oklahoma eyaletinde yerleşim yeri. Hezaren. Duvar yosunu. Hazaren. Hintkamışı. Benekli hintkamışı.

Rattans : Hintkamışı. Oklahoma eyaletinde yerleşim yeri. Hezaren.

Counterattack : Karşı saldırı yapmak. Karşı akın. Karşı hücum. Karşı saldırıda bulunmak. Kontratak yapmak. Karşı saldırı. Kontratak. Karşı atak. Karşı hücuma geçmek.

Counterattacked : Karşı atak. Kontratak. Kontratak yapmak. Karşı hücuma geçmek. Karşı akın. Karşı saldırı. Karşı saldırı yapmak. Karşı hücum. Karşı saldırıda bulunmak.

Screen operatta : Bir operetin, sinemaya uyarlanmasıyla ortaya çıkan ya da sinema aracılığıyla, operet özellikleri gösteren özgün bir oyunluğu yansıtan film. Operet filmi. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır.

Counterattacking : Kontratak. Karşı hücuma geçmek. Karşı saldırı yapmak. Karşı saldırıda bulunmak. Karşı saldırı. Karşı atak. Karşı akın. Kontratak yapmak. Karşı hücum.

Ratted : Hainlik etmek. İspiyonlamak. Parti değiştirmek. Sarhoş. Fare avlamak. İhbar etmek. İhanet etmek. Greve katılmamak. Döneklik etmek.

 

Mahratta : Maharashtra (hindistan) yerlisi.

İngilizce Rattat Türkçe anlamı, Rattat eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Rattat ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Clatters : Ses çıkarmak. Çatırdatmak. Zıngırdamak. Patırtı. Gürültü. Ses. Tangırdatmak. Gürültüyle yapmak. Tangırtmak. Şakırdamak.

Rattles : Rhodococcus equi enfeksiyonu. Bozmak (birini). Dırdır etmek. Bebek çıngırakları. Sinir etmek. Tıngırdamak. Hırıltı hastalığı. Hırıldamak.

Sounded : Ağzını aramak. Belli etmek. Derıne dalmak (balina). Etki bırakmak. Söylemek. İskandil etmek. Sonda ile yoklamak. Çalmak. Sondayla bakmak.

Clacks : Laklak etmek (argo terim). Tıkırtı. Gıcırdamak. Tıkırdatmak. Laklak etmek. Çatırtı. Çatırdamak. Tıkırdamak. Gıcırtı.

Crackle : Çatır çatır etmek. Çıtırdatmak. Cazırdamak. Pıtırdamak. Çıtırdama. Kıtırdamak. Kakırdamak. Sırlamak. İki sert yüzün birbirine sürtünmesinden çıkan ses, deri altı amfizeminde basmakla hissedilen ses, krepitasyon. Çıtırtı.

Clattered : Gevezelik etmek. Zıngırdamak. Şakırdamak. Ses çıkarmak. Tangırtmak. Tangırdatmak. Gürültüyle yapmak. Takırdatmak. Çatırdatmak.

Clattering : Tıkırdayan. Ses çıkarmak. Gürültüyle yapmak. Takırdatmak. Tıkırdama. Patırdama.

Shake : Silkmek. Sarsmak. Titreme. Sallanmak. Üzmek. Sarsma. Oturtmak. Sarsılmak. Atlatmak. Yakasını kurtarmak.

Crepitate : Çatırdamak.

Rattat synonyms : ruckle, be stolen, rat tat, smite upon, clacked, clatter, sounds, rattle, sound, rattled, agitate, be played, clack, go.