Reaching türkçesi Reaching nedir

  • İsabet ettirmek.
  • Vermek.
  • Uzatmak.
  • Çarpmak.
  • Uzanmak.
  • İletişim sağlamak.
  • Varmak.
  • İdrak etmek.
  • Ulaşma.
  • Geçirmek (yumruk).
  • Uzanıp vermek.
  • Etkilemek.
  • Erişmek.
  • Ulaşmak.
  • Yetişmek.
  • Bulmak.

Reaching ile ilgili cümleler

English: Ali thought about reaching for his gun, but decided not to.
Turkish: Ali silahına davranmayı düşündü fakat yapmamaya karar verdi.

English: After six hours' climbing, we finally succeeded in reaching the top of the mountain.
Turkish: Altı saatlik tırmanıştan sonra, nihayet dağın zirvesine ulaşmayı başardık.

English: I had to wait 20 minutes on the phone before reaching the customer service rep.
Turkish: Ben müşteri hizmetleri temsilcisine ulaşmadan önce telefonda 20 dakika beklemek zorunda kaldım.

English: I know what you are planning to do and I'll do everything I can in order to prevent you reaching your goal.
Turkish: Ne yapmayı planladığını biliyorum ve amacına ulaşmanı engellemek elimden gelen her şeyi yapacağım.

English: I succeeded in reaching the top of the mountain.
Turkish: Dağın tepesine ulaşmayı başardım.

Reaching ingilizcede ne demek, Reaching nerede nasıl kullanılır?

Far reaching : Geniş ölçüde. Uzaklara kadar ulaşan. Kapsamlı. Sonuçları çok. Geniş kapsamlı.

Breaching : Gedik açma. Yarmak. Gedik açmak. Kırmak.

 

Farreaching : Geniş kapsamlı. Kapsamı geniş olan. Şümullü.

Outreaching : Daha ileri gitmek. Geçmek. Aşmak. Uzama. Daha iyi uzanmak. Sosyal yardım.

Overreaching : Ötesine geçen. Boyunu aşmak. Yetişip geçen. Hile ile yenmek. Arka ayağı ön ayağına değmek (at).

Reach ahead : İleriye uzanmak.

Reach an impasse : Açmaza girmek. Çıkmaza girmek.

Preaching : Vaız. Öğüt verme. Öğüt. Vaaz verme. Vaaz. Küçük düşürücü. Hatiplik.

Reach agreement : Uzlaşma sağlamak.

Reach a decision : Karara varmak. Bir karara varmak. Karara ulaşmak.

İngilizce Reaching Türkçe anlamı, Reaching eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Reaching ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Abut : Bitişik olmak. Dokunmak. Dayanmak. Uç uca gelmek. Yaslanmak.

Arrived : Başarmak. Başarı kazanmak. Alma tarihi. Gelip çatmak. Vardı. Gelmek. Ulaşmış. Doğmak.

Banged : Küt diye çarpmak (argo terim). Sevişmek. Yatmak. Vurmak. Hızla çarpmak. Güm diye çarpmak (argo terim).

Connects : Bağlanmak. Bağlamak. Bitiştirmek. Devreye sokmak. İlgili olmak. Birleştirmek.

Cotton on : Kavramak. Bir konuyu kavramak. Çakozlamak. Anlamaya başlamak. Jeton düşmek. Anlamak. Farkına varmak.

Biffing : Yumruk atmak. Yumruklamak. Darbe. Vajina. Vurmak. Yumruk. Am. Yumruk vurmak. Bıff.

Accesses : Nüfuz. Erişme. Bilgisayar sistemine girip bilgi almak izni (bilgisayar). Hastalık nöbeti. Erişim. Yanaşmak. Giriş. Methal. Kullanma.

Go to : Git. Buraya git.

Devise : Planlamak. Akıl etmek. Vasiyetle bırakmak. Tasarlamak. İcat etmek. Tertiplemek. Düşünmek. Kurmak. Keşfetmek.

Catch up on : Biriken işleri yapmak. (arada olup biteni) öğrenmek. Arayı kapatmak. İhmal edilmiş bir işi yapmak. Ertelenmiş bir işi yapmak. Yakalamak. Tamamlamak. Zaman açığını gidermek.

 

Reaching synonyms : achieved, comprehends, arrival, concerns, kip down, compassing, attained, assigns, lengthens, carry over, detect, belabor, nicking, belabour, kips, come up with, boff, assign, accessioning, cogitating, catch up, apprehends, drag out, comprehended, apperceive, move, barging, affording, carry, arriving, belaboring, catches, allowing.