Readers türkçesi Readers nedir
- Antoloji.
- Okuyucular.
- Okuma kitabı.
- Okuyucu.
- Okutman.
- Doçent (ingiliz ingilizcesi).
- Eleştirmen.
- Okur.
Readers ile ilgili cümleler
English: He is popular among general readers.
Turkish: O genel okuyucular arasında popüler.
English: The readers are the real target of interviews.
Turkish: Okuyucular, röportajların asıl hedefidir.
English: Hey, it's about time you quit it with the panty jokes. You'll put off the readers, you creeper!
Turkish: Hey, külotlu şakalardan vazgeçmenin zamanı geldi.Okuyucuları soğutacaksın,seni sürüngen.
English: The editor and publisher of this magazine was criticized by some readers.
Turkish: Bu derginin editörü ve yayıncısı bazı okuyucular tarafından eleştirildi.
English: The newspaper began to lose readers when it dispensed with one of its most popular writers.
Turkish: En popüler yazarlarından biri bırakınca gazete okuyucu kaybetmeye başladı.
Readers ingilizcede ne demek, Readers nerede nasıl kullanılır?
Readership : Okutmanlık. Okuyucular. Okuyucu sayısı. Doçentlik. Okur sayısı. Doçentlik (ingiliz ingilizcesi). Okurlar.
Readerships : Okurlar. Okur sayısı. Doçentlik (ingiliz ingilizcesi). Okuyucular. Okuyucu sayısı. Doçentlik. Okutmanlık.
Copyreaders : Düzeltmene metni okuyan yardımcı. Düzeltmen. Musahhih.
Graphic newsreaders : Grafik tabanlı ağ haberleri okuyucuları.
Newsreaders : Haber spikeri (ingiliz ingilizcesi). Ağ haberleri okuyucuları.
Bar code reader : Çubuk ve numaralarla hazırlanmış kodları okuyan elektronik cihaz. Barkod okuyucu.
Barcode slot reader : Yuvalı çubukkod okuyucu. Yuvalı çubuk kod okuyucu.
Spreaders : Duş fiskiyesi. Duş fıskiyesi. Yayıcı. İki telin arasına koyulan tahta. Anten gergisi. Dağıtıcı. Tereyağı bıçağı. Serici. Traka. Uçurtmanın ön kısımdaki çıtayı gergin tutmak için kullanılan çıta.
Proofreaders : Düzeltici (daktilo terimi). Musahhih. Düzeltmen. Hataları bulan. Düzeltici. Musahhih (daktilo terimi).
Barcode reader : Çubukkod okuyucu. Barkod okuyucu. Barkod tarayıcı. Bar kod okuyucusu.
İngilizce Readers Türkçe anlamı, Readers eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Readers ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Leadership : Bir toplumsal kümede üyelerce gönüllü olarak izlenen bir kişinin ünü, gücü ya da toplumsal yeri dolayısıyla öncülük etmesi, toplumsal davranış başlatabilmesi, başkalarının çabalarını yönetmesi, örgütlemesi, denetlemesi durumu ya da süreci. Reislik. Liderlik. Öncülük. Liderler. Başkanlık. Önderlik. Lidere yakışan vasıflar. Önde gelenler.
Singer : Şair. Bir filmde ya da televizyon izlencesinde şarkı söyleyen kimse. Şantör. Ezgici kadın. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Hanende. Şarkıcı. Aşık. Ezgi söylemek için eğitilmiş sanatçı. Ozan.
Garland : Çelenk giydirmek. Askı çelenk. Sapanlı halat. Çiçekten yapılmış taç. Nebraska eyaletinde yerleşim yeri. Derleme. Teksas eyaletinde şehir. Şerit. Çelenk.
High command : Üst komuta. Bir askeri veya başkaca bir otoritenin üst komutası. Baş kumandanlık.
Glossers : Yorumcu. Dudakları parlak yapan kozmetik ürün. Parlatan kimse veya şey. Bir şey üzerine perdah veya cila uygulayan kimse. Açıklayıcı yazılar yazan kimse. Parlatıcı. Bir metin üzerine yorumlar ve açıklayıcı notlar yazan bilim adamı. Tefsirci.
Primer : Falya barutu. Ağızotu. Ateşleme fitili. Biyoloji, madencilik, veterinerlik alanlarında kullanılır. Alfabe. Birinci derecedeki, birincil, ilk, esas.. yapay olarak sentezlenmiş kısa, tek iplikli nükleotit dizisi. Birinci. sentetik olarak sentezlenmiş kısa, tek iplikli nükleotit dizisi. İlk okuma kitabı. Birinci, birincil, esas. dna replikasyonu esnasında, dna sentezinin başlayabilmesi için kalıp dnanın başındaki nükleotit dizisine antiparalel ve komplementer olarak sentezlenen rna oligonükleotidi. tek zincirli dnaya bağlanan kısa dna veya rna parçası. Astar boya.
Songster : Hanende. Ötücü kuş. Şarkıcı. Şair. Şarkı kitabı.
Rome : Roma.
Glosser : Tefsirci. Dudakları parlak yapan kozmetik ürün. Bir şey üzerine perdah veya cila uygulayan kimse. Parlatıcı. Yorumcu. Bir metin üzerine yorumlar ve açıklayıcı notlar yazan bilim adamı. Açıklayıcı yazılar yazan kimse. Parlatan kimse veya şey.
Readers synonyms : teachtext, omnibus, vocalists, vocalist, basic reader, scholarly person, body, garlanding, omnibuses, lecturer, songsters, anas, commentator, instructress, student, corrector, readerships, scrutineers, critic, critics, reviewers, glossator, correctors, supreme headquarters, docent, prelector, docents, ana, anthology, garlands, bookworm, collectanea, scrutineer.
Readers zıt anlamlı kelimeler, Readers kelime anlamı
Employee : Eleman. Memur. Adam. Müstahdem. Hizmetli. Personel. Çalışan. İşçi. Görevli.
Follower : Mürit. Ahşap başlık. Destekçi. Yandaş. Peyk. Takipçi. Hizmetli. Kuyruk. Baskıcı. Hayran.
Inferior : Alt. Alt veya aşağı anlamında. Alt, alt taraf. Ast rütbede. İkinci derecede. İnferiyor. Bayağı. Ast olan kimse. Aşağı.
Readers antonyms : kern, take.

Bu kısımda Readers kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Readers ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Readers anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Readers ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.