Reamers türkçesi Reamers nedir

Reamers ile ilgili cümleler

English: We're dreamers.
Turkish: Biz hayalperestleriz.

Reamers ingilizcede ne demek, Reamers nerede nasıl kullanılır?

Creamers : Ekramöz. Krema makinesi. Sütlük. Sütten kremayı ayıran cihaz. Krema koymak için kullanılan küçük sürahi veya sütlük. Kaymak ayırıcı.

Daydreamers : Düşçü. Hayalci. Hayalperest. Dalgacı.

Dreamers : Düşçü. Hayalci. Hayalperest. Hayalperest kimse. Rüya gören kimse.

Screamers : Çok komik durum. Bağıran kimse. Futbolda çok uzaktan atılan gol. Manşet (amerikan ingilizcesi). Kariyamagiller. Matrak olay. Çığlık atan kimse. Parti düşkünü kimse. Bağıran.

Streamers : İnce uzun bayrak. Manşet. Serpantin. Serpantin (renkli kağıttan yapılmış). Kağıt şerit. Işık huzmesi. Bandrol. Fors. Flandra. Flama.

Reamer hand grip : Pürüzalır tutamağı. Pürüzalırı boru ağzına iterken tutulan parça.

Creamer : Sütten kremayı ayıran cihaz. Krema makinesi. Sütlük. Krema koymak için kullanılan küçük sürahi veya sütlük. Ekramöz. Kaymak ayırıcı.

Chucking reamer : Silindirik saplı rayba. Aynalı rayba.

Creamery : Sütçü dükkanı. Süthane. Mandıra. Kaymakçı dükkanı.

 

Reamer : Sıkacak. Meyve presi. Pürüzalır. Boru ağzındaki çapakları gideren aygıt. Delme makinesi. Rayba. Pürüz giderici. Delik genişletici. Limon sıkacağı.

İngilizce Reamers Türkçe anlamı, Reamers eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Reamers ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Scholar : Mektepli. Alim. Öğrenci. Tahsilli kimse. Bilim adamı. Eğitimini almış kimse. Allame. Okumuş kimse. Devletten ya da herhangi bir özel kuruluştan burs alarak öğrenimini sürdüren öğrenci. Bilgin.

Leadership : Önde gelenler. Bir toplumsal kümede üyelerce gönüllü olarak izlenen bir kişinin ünü, gücü ya da toplumsal yeri dolayısıyla öncülük etmesi, toplumsal davranış başlatabilmesi, başkalarının çabalarını yönetmesi, örgütlemesi, denetlemesi durumu ya da süreci. Reislik. Başkanlık. Liderler. Önderlik. Liderlik. Öncülük. Lidere yakışan vasıflar.

Drilling machine : İşaret delgi makinesi. Delgi. Delme makinası. Delik açmak için kullanılan makine. Matkap. Delme tezgahı. Sondaj makinesi. Matkap tezgahı.

High command : Baş kumandanlık. Bir askeri veya başkaca bir otoritenin üst komutası. Üst komuta.

Boring machine : Delik işleme tezgahı. Delme makinası. Sondöz. Delik büyütme tezgahı. Delme aygıtı. Sondaj makinesi. Delgi. Oyma tezgahı.

Perforators : Delgi. Delme makinası. Zımba. Delici. Delgeç. Sıralı delici. Zımba (delici). Perforator.

Squeezers : Pres. Sıkma makinesi.

Student : Gözlemci. Stajyer. Tilmiz. Araştırıcı. Talebe. Uzman. Öğrenci. Mektepli. Öğrenim görmek amacıyla herhangi bir öğretim kurumunda okuyan kimse. bir öğretmenin gözetimi ve yol göstericiliği altında belli bir konu üzerinde çalışan kimse.

Scholarly person : Alim.

Bookworm : Kitapları yiyen bir tür zararlı böcek. çok kitap okuyan kişi. Kitap hastası. Kitap kurdu.

Reamers synonyms : perforator, reamer, supreme headquarters, lemon squeezer, body, juice extractor, juicers, driller, bookman, juicer, squeezer, rome, lemon squezzer, drillers.