Reasserting türkçesi Reasserting nedir

  • Tekrar otorite kullanmak.
  • Tekrar savunmak.
  • Tekrar ileri sürmek.
  • Yeniden ileri sürmek.

Reasserting ingilizcede ne demek, Reasserting nerede nasıl kullanılır?

Reassertion : Yeniden tasdik etme. Tekrar doğrulama.

Reassert : Tekrar savunmak. Tekrar ileri sürmek. Yeniden ileri sürmek. Tekrar otorite kullanmak.

Reasserted : Yeniden ileri sürmek. Tekrar ileri sürmek. Tekrar otorite kullanmak. Tekrar savunmak.

Reasserts : Yeniden ileri sürmek. Tekrar savunmak. Tekrar otorite kullanmak. Tekrar ileri sürmek.

İngilizce Reasserting Türkçe anlamı, Reasserting eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Reasserting ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Assuasive : Hafifletici. Sakinleştirici. Dindirici. Yatıştırıcı.

Encouraging : Teşvik etme. Özendirici. Yüreklendirici. Umut veren. Ümit verici. Umut verici. Teşvik edici. Cesaretlendirici. Suça yataklık etmek. Cesaret verici.

Soothing : Dindirici. Rahatlatıcı. Yatıştırma. Dinlendirici. Huzur veren. Teselli edici. Yatıştırıcı. Teskin edici. Hafifletici. Teskin.

Consolatory : Avutucu. Avutma olarak. Teselli edici.

Reassurance : Güven verme. Yenilenmiş sigorta. Tatmin. Güvence. Yeniden güven verme. Hayat sigortası reasüransı. İçini rahatlatma. Şüphelerini ve endişelerini tekrar giderme veya gidermeye çalışma. Reasürans. Rahatlatma.

 

Consoling : İç rahatlatıcı. Avutucu. Teselli edici. Rahatlama sağlayan.

Comforting : Teselli edici. Avutucu. Rahatlatıcı. Rahatlatma. İç rahatlatıcı. Rahatlık sağlamak.

Declaratory : İfade eden. Beyan edici. Açıklayıcı. Beyan eden. Tespit edici. Açıklayan. İzhari. İzah edici.

Reasserting synonyms : reasserts, reassert, assuring, declarative, reasserted.

Reasserting zıt anlamlı kelimeler, Reasserting kelime anlamı

Discouraging : Üzücü. Hayal kırıklığına uğratan. Cesaret kırıcı. İç karartıcı. Hevesini kırma. Heves kırıcı.

Interrogative : Soru soran. Soru ifade eden. Soru belirten. Soru biçiminde. Soru zamiri. Sorgu. Soru sözcüğü. Soru edatı. Sorulu. Soru.

Interrogatory : Soru türünden. Soru ifade eden. Soru. Soru belirten.

Reasserting antonyms : unreassuring.