Reave türkçesi Reave nedir

Reave ile ilgili cümleler

English: He was bereaved of his son.
Turkish: O, oğlundan yoksun bırakıldı.

English: The accident bereaved her of her husband.
Turkish: Kaza onu kocasından yoksun bıraktı.

Reave ingilizcede ne demek, Reave nerede nasıl kullanılır?

Reaver : İstilacı. Yağmacı.

Reaves : Zorla almak. Yırtmak. Yağmalamak. Zaptetmek.

Bereave : Sevdiğini almak. Yoksun bırakmak. Elinden almak.

Bereave of : Yoksun bırakmak.

Bereaved : Sevdiği yeni ölmüş. Yaslı. Elinden alınmış. Sevdiğini yitirmiş. Yakını ölmüş. Yakınını kaybetmiş. Yakınını veya sevdiğini kaybetmiş kimse. Matemli. Yoksun bırakılmış. Elinden bir sevdiği alınmış.

Bereaved widow : Geride kalan yaslı eş.

The bereaved : Yaslılar. Yakını ölmüş kimse. Matemliler. Yakınını kaybetmiş kimse.

Greaves : Donyağı tortusu.

Bereaves : Elinden almak. Yoksun bırakmak. Sevdiğini almak.

Bereavements : Mahrumiyet. Ölüm nedeniyle kayıp. Kader. Kayıp (ölüm). Yakınının ölümü. Sevilen birinin kaybedilmesi. Kaybetme. Yoksun olma. Yas. Matem.

İngilizce Reave Türkçe anlamı, Reave eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Reave ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

 

Foray : Çapulculuk. Atılım (riskli). Basmak. Girme. Yağma etmek. Akın etmek. Akın. Yağma. Baskın.

Curbing : Frenleme. Uzak tutmak. Gem vurmak. Gemlemek. Kontrol altına alma. Frenlemek.

Exacts : Tam. Tehditle almak. Dayatmak. Tamı tamına. Gerektirmek. Kesin. Tehditle elde etmek. İstemek. Zorlamak.

Bridling : Dizgin. Yular takmak. Kızmak. Karşı gelmek. Başkaldırmak. Dizginlemek. Başını hafifçe kaldırarak öfkesini veya beğenmediğini belli etmek. Gem vurmak. Frenlemek.

Lacerate : Tırmalamak. Yaralamak. Kenarları derin ve düzgün olmayan şekilde parçalanmış yaprak. Kırmak (kalbini). Üzmek. İncitmek (duygularını). Yaralama. Kırmak.

Depredating : Kırıp geçirmek. Talan etmek.

Foraying : Girme. Yağma. Akın. Yağma etmek. Baskın. Atılım (riskli). Çapulculuk. Akın etmek. Basmak.

Curb : Yol kıyısının, kent yönetimince düzenlenmesi ve göze hoş görünür bir duruma getirilebilmesi için, kaldırım yanlarına aralıklarla dikilen ya da döşenen çiçek, ağaç vb. süs. Dizginlemek. Ata gem vurmak. Durdurmak. Frenlemek. Tutmak. Kıyı süsü. Kontrol.

Freebooted : Çalmak. Talan etmek. Soygun yapmak. Haydut gibi davranmak. Soymak.

Reave synonyms : reaves, claws, claw, exacted, grab, reft, curbed, despoiling, captures, clawed, loot, rapes, forages, confiscate, contain, forayed, despoiled, lancinate, bridle, grabbed, contains, depredate, forage, beat the rap, cut the gordian knot, mangles, raped, freeboot, mangle, despoil, ransack, plunder, forays.

Reave ingilizce tanımı, definition of Reave

Reave kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : To bereave. [Archaic]. To rob. To despoil. To snatch away. To take away by violence or by stealth.