Redlines türkçesi Redlines nedir

  • Kırmızı çizgi ile iptal etmek.

Redlines ingilizcede ne demek, Redlines nerede nasıl kullanılır?

Redline : Kırmızı çizgi ile iptal etmek.

Redlining : Bir haritada sigorta teminatı verilmeyecek bölgenin işaretlenmesi.

Redleg : Söğütotu.

Assuredly : Muhakkak. Elbette. Mutlaka. Kesinlikle.

Bewilderedly : Şaşkınlıkla. Şaşkın şaşkın. Şaşkınlık içinde.

Centeredly : Ortada yer almış şekilde.

Ill naturedly : Kötücül bir şekilde. Kötü amaçlı bir şekilde. Şeytani amaçlı bir şekilde. Kaba bir şekilde.

Declaredly : Kesinlikle. Açıkça. Düşük. Kendi itirafı ile.

Sacredly : Kutsal bir tarzda. Kutsal bir şekilde. Kutsanmış bir şekilde. Kutsal olan bir şekilde. Kutsal olarak.

Blurredly : Açık olmayan bir şekilde. Donuk bir şekilde. Odak dışında bir şekilde. Flu bir şekilde. Bulanık bir şekilde.

İngilizce Redlines Türkçe anlamı, Redlines eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Redlines ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Fall back : Geri çekilmek. Saatleri geri almak. Gerilemek. Geride kalma. Geri çekilme.

Tilt : Yana yatırmak. Yan yatmak. Mızrağı doğrultmak. Yatırmak (bir şeyi bir yöne). Eğmek (bir şeyi bir yöne). Yan yatırmak. Eğilmek. Yana yatmak. Boca etmek. Yana yatıklık.

 

Slant : Eğimli olmak. Eğik. Yatırmak. Sapmak. Yana eğilmek. Meyletmek. Meyilli olmak. Eğmek. Yönelmek. Çarpıtmak.

Lean back : Arkasına yaslanmak. Geriye yaslanmak. Arkaya yaslanmak. Geriye yaslan. Arkana yaslan. Kaykılmak.

Angle : Saptırmak. Çarpıtmak. Bucak. Kıvırmak. Olta ile balık tutmak. Açı vermek. Açı. Balık tutmak. Bakış açısı. Köşe yapmak.

Line : Düzdizim çizgisi. Oyun alanını bölen, sınırlayan, belirleyen boyadan şerit. Kaplamak. Oyun alanının sınırlarını belirten boyalı şerit. Sahne yukarısındaki palangalar yoluyla sarkıtılıp çekilebilen, genellikle çelikten yapılmış halat. Oyun alanını bölen, sınırlayan ve belirleyen boyadan şeritlere verilen ad. Kırıştırmak. Bir sokaktaki yapıların, birbirine bakarak içerde ve dışarda yerleşmelerini önlemek, sokağa koşut ve sokaktan eşit uzaklıkta yer almalarını sağlamak üzere, önyüz çizgilerinin çakışması ya da koşut gitmesi istenen varsayımsal çizgi. İki uzak nokta arasında veri iletişim ortamı sağlayan herhangi bir bağlantı. Çizgi çizmek.

Lean : Fidan gibi. Eğilmek. Kıt. Kaykılmak. Verimsiz. Cılız. Yağsız. Eğri durmak. Yaslanmak. Dayamak.

Tip : Bir iş görene hakkından ayrı olarak verilen para. Dökmek (çöp). Fiş ucu. Tiyo vermek. Bahşiş vermek. Devrilmek. Hafifçe vurmak. Bilgisayar, ekonomi alanlarında kullanılır. Bir yana eğilmek. Ucuna bir şey takmak.

Redlines zıt anlamlı kelimeler, Redlines kelime anlamı

Skew : Yan. Eğiklik. Eğri yoldan gitmek. Eğri yapmak. Çarpık. Eğriltmek. Yamukluk. Çarpıklık. Eğri.

Be active : Meşgul olmak. Etkin olmak. Aktif olmak. Canlı olmak. Faaliyette olmak. Enerjik olmak. Hareketli olmak. Faaliyet göstermek. Faal olmak.

 

Stand : Kullanılmadığı zamanlarda gitarı dengede tutmak için altına yerleştirilen sehpa. Karşı koymak. Göğüs germek. Üstlenmek. Durdurmak. Büret ve diğer cam malzemelerin tutturulması için metalden yapılmış, ayak ve çubuk kısmından ibaret laboratuvar malzemesi. Durmak. Dikilmek. Kanıtlamak. (teklif) geçerli olmak.

Redlines antonyms : sit.