Redresser türkçesi Redresser nedir

Redresser ingilizcede ne demek, Redresser nerede nasıl kullanılır?

Redressed : Telafi etmek. Düzeltilmiş. Düzeltmek. Karşılamak (zarar). Telafi edilmiş. Onarmak.

Redresses : Tamir. Düzeltmek. Onarmak. Telafi etmek. Doğrultmak. Karşılamak (zarar). Tashih. Tazmin etmek. Tashih etmek. Islah etmek.

A fault confessed is half redressed : Zararın neresinden dönersen kardır. Tövbe eden hiç günah işlememiş gibidir.

Unredressed : Düzeltilmemiş. Telafi edilmemiş.

Redress the balance : Denge sağlamak. Denge kurmak.

Redress : Çare. Onarmak. Tashih. Karşılamak (zarar). Tashih etmek. Tazminat. Karşılık. Düzeltmek. Islah etmek. Doğrultmak.

Redressing : Tashih etmek. Tazmin etmek. Karşılamak (zarar). Çare. Tamir. Islah etmek. Onarmak. Telafi etmek. Tashih. Düzeltmek.

Redressment : Redresman.

Redrew : Yeniden düzenlemek. Yeniden çiz. Yeniden keşide etmek. Yeniden kurmak. Tekrar imzalamak (çek).

Wiredrew : Haddeden çekmek. Haddeden çekip tel yapmak. Kılı kırk yarmak. Uzatmak.

İngilizce Redresser Türkçe anlamı, Redresser eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Redresser ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Expiate : Kefaret etmek. Cezasını çekmek. Kefaret vermek.

Rectifiers : Doğrultucu. Düzeltici.

 

Atone : Tazminat. Tarziye vermek. Karşılığını ödemek. Telafi etmek. Ceremesini çekmek. Affettirecek harekette bulunmak. Gönül almak. Kefaret etmek. Gönlünü almak.

Correct : Ayarlamak. Haddini bildirmek. Doğrulamak. Tashih etmek. Islah etmek. Kurala uygun. Bir sayışımı, bir işelmi kapsadığı yanlışlıklardan arıtarak düzeltme. Bilgisayar, ekonomi alanlarında kullanılır. Yanlışsız. Düzeltme.

Compensate : Gidermek. Karşılamak. Dengelemek. Acısını telafi etmek. Telafi etmek. Yerini tutmak. Tazmin etmek. Bedelini vermek. Eşitlemek. Ödünlemek.

Right : Dosdoğru. Sağa. Cidden. Sağdan. Haklı çıkarmak. Doğrulmak. Hak. Haklı. Düzelmek. Çeki düzen vermek.

Modify : Değiştirme. Azaltmak. Tamlamak. Tadil etmek. Hafifletmek. Değişmek. Bir tüzenin temelini, bir nesnenin biçimini, özelliğini değiştirme. Nitelemek. Biraz değiştirmek. Değiştirmek.

Alter : Kısırlaştırmak. Hadım etmek. Evirmek. Değiştirmek. Değişiklik yapmak. Başkalaştırmak. Hadım etmek (hayvan). Başkalaşmak. Değişiklik geçirmek. Başka türlü olmak.

Inhibited : Utangaç. Engellenmiş. Önlenmiş. Utangaçlık yaşayan (psikoloji terimi). Yasaklanan. Çekingen. Bastırılmış. Zapt edilmiş. Duygularını pek dışa vuramayan. Yasaklanmış.

Overcompensate : Fazlasıyla karşılamak. Telafi etmek.

Redresser synonyms : abye, over correct, aby, pent up, change, rectifier.

Redresser zıt anlamlı kelimeler, Redresser kelime anlamı

Wrong : Uygunsuz. Haksız. Kanuna aykırı fiil. Ahlakdışı. Haksızlık. Günahını almak. Yanlış. Hata. Kötülük. Bozuk.

Uninhibited : Sınırsız. Ketlenmemiş. Sınırlandırılmamış. Çekinmesiz. Teklifsiz. Yasaklanmamış. Kısıtlanmamış. Serbest davranışlı. Serbest. Engellenmemiş.

Redresser ingilizce tanımı, definition of Redresser

Redresser kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : One who redresses.