Refuser türkçesi Refuser nedir

  • İtiraz eden.
  • Reddeden.

Refuser ingilizcede ne demek, Refuser nerede nasıl kullanılır?

Refusers : Reddeden. İtiraz eden.

Refuse collector : Çöp kamyonu. Temizlik işçisi. Hurdacı. Çöp toplayıcı. Eskici. Çöpçü.

Refuse container : Çöp tenekesi. Çöp kutusu. Çöp bidonu.

Refuse disposal : Bir kentin ya da kasabanın, o yerleşim yerinin işlevlerinin görülmesi sırasında ortaya çıkan yararsız ve dokuncalı artıklarının kent yönetimince toplanıp yok edilmesi, ya da yararlanılmak üzere işlenmesi. Çöp toplama. Çöp kaldırma. Kent atıklarının yok edilmesi. Kent atıklarının, kent dışına götürülüp büyük çukurlara gömülerek ya da türlü uygulayımsal süreçlerden geçirilerek insan sağlığına dokuncalı olmaktan çıkarılması. Atık yok etme. Atık imhası.

Refuse lorry : Çöp kamyonu.

Refuse tip : Çöplük.

User refused : Kullanıcı reddetti.

Refusal declaration : Geri çevirme bildirgesi. Uluslararası kütüğe yazılan bir markanın, bir ülkede korunamayacağının o ülke yetkililerince bildirilmesi.

Refusal : İlk seçme hakkı. Kabul etmeme. Bir alan araştırmasında bilgi almak üzere kendisine başvurulan kişilerin soruları yanıtlamaktan kaçınarak bilgi istemini karşıalmamaları durumu. Olumsuz cevap. Rüçhan hakkı. Geri çevirme. İnkar. Red. Almamazlık. Ayrıcalık.

 

Town refuse : Kent atıkları. Kent işlevlerinin bir sonucu olarak, konutlardan, işleyim ve tecim kuruluşlarından atılan, çoğu kez insan sağlığı için çekinceli oldukları için yok edilmeleri ya da belirli işlemlerden geçirilerek yararlı duruma getirilmeleri gereken özdekler.

İngilizce Refuser Türkçe anlamı, Refuser eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Refuser ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Decline : Çevirmek. Batmak. Çekmek (dilbilgisi terimi). Eğmek. Satakda mal, pay belgiti, para kambiyo ve benzerleri geçer değerlerindeki düşüş. Çürümek. Azalmak. Düşmek. İniş.

Scorn : Aşağılamak. Tenezzül etmemek. Reddetmek. Tepeden bakmak. Hor görme. Küçümseme. Küçük görme. Kuçük görmek. Hor görmek. Tepeden bakma.

Gainsayer : Karşı çıkan. İnkar eden. Aksini iddia eden kimse. Aksini iddia eden. İnkar eden kimse. Reddeden kimse.

Exceptor : Saymayan. Karşı çıkan. Ayrı tutan. Dahil etmeyen. Hariç tutan.

Respond : Cevap vermek. Ses vermek (motor). Geri cevaplamak. Yanıt vermek. Etkilenmek. -e tepki vermek. Cevap yazmak. Mukabele etmek. Tepki göstermek. Karşılık vermek.

Decliner : Alçalan kimse. Reddeden kimse. Alçalan. Kabul etmeyen veya geri çeviren kimse.

Dishonour : Sözünü tutmamak. Namusuna dokunmak. Rezil etmek. Şerefsizlik. Leke. Şerefini lekelemek. Leke sürmek. Şerefini sarsmak. Onursuzluk etmek. İki paralık etmek.

React : Tepkimek (kimya terimi). Tepki vermek. Reaksiyon vermek. Mukabele etmek. -e tepki vermek. Karşılık vermek. Aksi yönde hareket etmek. Tepkimek. Tepkiyle karşılamak. Tepki göstermek.

 

Protestant : İtiraz eden kimse. Protestan. Protesto eden.

Refuser synonyms : refusers, demurrer, demurrers, exceptive, remonstrant, protesting, naysayer, objecting, regret, contract out, reject, disdain, turn down, gainsayers, repudiate, declinatory, pooh pooh, spurn, deprecating, disobey, freeze off, pass up, decliners, dishonor, bounce.

Refuser zıt anlamlı kelimeler, Refuser kelime anlamı

Obey : Uymak. Denileni yapmak. Dinlemek. Söz dinlemek. Biat etmek. Sadakat göstermek. -e uymak. Riayet etmek. İtaat etmek. Tanımak.

Accept : Hazmetmek. Kabullenmek. Normal karşılamak. Üstlenmek. Anlamak. Katlanmak. Onaylamak. Evet demek. Razı olmak. Almak.

Contract in : Kontrat ile katılmak. Katılmak.

Refuser antonyms : honor.

Refuser ingilizce tanımı, definition of Refuser

Refuser kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : One who refuses or rejects.