Regents türkçesi Regents nedir

  • Üniversite yönetim kurulu üyesi.
  • Saltanat vekili.
  • Kral naibi.
  • Naip.

Regents ingilizcede ne demek, Regents nerede nasıl kullanılır?

Regentship : Niyabet. Naiblik.

Regent : Üniversite yönetim kurulu üyesi. Hükümdar. İdareci. Naibe. Vekil. Tahtta hükümdar bulunmadığında ya da hükümdarın çocukluk döneminde devleti yöneten kişi. Saltanat vekili. Naip. Kral naibi.

Regen : (autocad) sayfayı yenile.

Regencies : Naiplik. Saltanat. Vekillik. Hükümdarlık. Kral naipliği. Naiblik süresi. Krallık. Niyabet.

Regency : Niyabet. Kral naibliği. Hükümdarlık. Saltanat. Vekillik. Naiblik süresi. Kral naipliği. Naiplik. Krallık.

Regenerator : Yenileştirici. Isı değiştirgeci. Receneratör. Rejeneratör. Canlandırıcı. Çift yönlü ısı derleyici.

Regenerating : Hayat vermek. Yeniden oluşmak. Yeniden can vermek. Düzeltmek. Rejenere etmek. Yeniden üretme. Yenilenmek. Canlandırmak.

Regenerates : Islah olmak. Yeniden oluşturmak. Düzeltmek. Islah etmek. Canlandırmak. İyileştirmek. Yeniden kazanmak. Yeniden oluşmak. Yeniden canlandırmak. Yeniden can vermek.

Regeneration : Bir süreçte kullanılan etkinliğini yitirmiş özdekleri, nitel özelliklerini yeniden kazandırıp etkinleştirerek sürece katma. Düzelme. Dirilme. Canlılarda kaybolan ya da hasar gören bir vücut parçasının yenilenmesi. bitki kültürlerinde organların, embriyoların veya tüm bitkinin üretimiyle sonuçlanacak morfogenetik cevap. rejenerasyon. Canlılarda kaybolan veya hasar gören bir vücut parçasının yenilenmesi olayı, rejenerasyon. Organizmada yıkımlanmış doku ve hücrelerin yerine aynı morfolojik yapıda ve aynı işlevi gören yeni bir dokunun meydana gelmesi. Yenileme. Yenilenme. Vücudun onarımı. Rejenere etme.

 

Regenerations : Yeniden oluşma. Tekrar elde etme. Ekran yineleme sıklığı. Düzelme. Vücudun onarımı. Yenileme. Yeniden üretim. Yeniden doğma. Yenilenme.

İngilizce Regents Türkçe anlamı, Regents eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Regents ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Surrogate : Vekil. Yerine geçen kimse. Yerini tutucu. Taşıyıcı anne. Başkasının yerine kullanılan (şey). Başkasının yerini tutan (kimse). Vasiyetin gerçekleştirilmesine bakan hakim.

Regent : Naibe. Kuzey dakota eyaletinde şehir. Saltanat naibi. İdareci. Hükümdar.

New : Taze. Gıcır. Görülmemiş. Patlayıcı kullanılmadan yapılan savaş. Keşfedilmemiş. Savaş silahı olarak kullanılan biyolojik ve veya veya tüksek teknoloji ürünü virüsler. Yeni olarak. Acemi. Yaş. Yeni.

Viceroys : Genel vali. Genel vali (krallığı temsil eden). Kralın naibi. İlhan.

Surrogates : Yerini tutucu. Vekil. Taşıyıcı anne. Başkasının yerine kullanılan (şey). Başkasının yerini tutan (kimse). Vasiyetin gerçekleştirilmesine bakan hakim. Yerine geçen kimse.

Late : Eski. Geçen. Geç kalan. Merhum. Rahmetli. Geç. Son. Gecikmiş. Son zamanlarda olan. Ölü.

Viceroy : Kralın naibi. Genel vali (krallığı temsil eden). İlhan. Genel vali.

 

Past : Sabık. -siz. -den sonra. -sız. Geçmiş. Yanından geçerek. Eski. Olmuş. Ötesinde. Bir kimsenin geçmişi.

Regents zıt anlamlı kelimeler, Regents kelime anlamı

Old : Eski zamanlar. Eski. Eskimiş. Kart. Deneyimli. Yaşlı. İhtiyarlamak. ...yaşında. Önceki. Büyük.

Future : İstikbal. Gelecek zaman. Yarın. Müstakbel. İleri. Gelecek. Filin anlattığı işin şimdiki zamandan sonraki bir zamana ait olduğunu gösteren kip. türkçede bir oluş ve kılışın gelecekte kesin olarak gerçekleşeceğini gösteren ek, -acak ekidir: dik-ecek, anlat-acak, sar-acak gibi. bu ek şahıs ekleri ile genişletilerek çekimli fiil olur. insanlara yalnız onlardan aldığımı vereceğim (t. buğra, yalnızlar, s. 102). yarın ben de onu bana gönderen makamın huzuruna çıkarak neşredilme imkanları aramakta olan dört kitabımdan söz açacağım… bakalım, beni nereye gönderecek (a. n. asya, ayın aynası, s. 71). meçhul yerlere doğru gideceğim, oradan kendimi en meçhule atacağım (peyami safa, bir tereddüdün romanı, s. 184). biraz sonra o, belki hepiniz bana nasihat vermeğe kalkacaksınız (a. h. tanpınar, huzur, s. 255). fakat, evvela cibalı’ya kadar yürüyeceğiz orada bir arkadaşa haber vereceğim (p. safa, mahşer, s. 292). vb. karşıtı geçmiş zaman’dır. bk. bildirme kipleri. Ati. Fiilin gösterdiği oluş, kılış ve durumun geleceğe bağlı olduğunu belirten zaman. bk. gelecek zaman kipi. İlerideki.

Present : Takdim etmek. Armağan. Göstermek. Sahnede göstermek. Fiilin gösterdiği oluş ve kılışın içinde bulunulan zamanda yapıldığını ve süregelmekte olduğunu gösteren zaman. bk. şimdiki zaman kipi. Bugünkü. Hediye. Bir filmi gösterici yardımıyla görüntülük üzerine yansıtarak izlenmesini sağlamak; gösterimi gerçekleştirmek. Mevcut. Sunmak.