Surrogate türkçesi Surrogate nedir
- Naip.
- Başkasının yerini tutan (kimse).
- Yerini tutucu.
- Vasiyetin gerçekleştirilmesine bakan hakim.
- Yerine geçen kimse.
- Vekil.
- Başkasının yerine kullanılan (şey).
- Taşıyıcı anne.
Surrogate ingilizcede ne demek, Surrogate nerede nasıl kullanılır?
Surrogates : Taşıyıcı anne. Yerini tutucu. Vasiyetin gerçekleştirilmesine bakan hakim. Başkasının yerine kullanılan (şey). Vekil. Başkasının yerini tutan (kimse). Naip. Yerine geçen kimse.
Surrogacies : Taşıyıcı annelik. Vekillik.
Surrogacy : Taşıyıcı annelik. Vekillik.
Surround : Çevirmek. Etrafını kuşatmak. Sarmak. Kenar. Etrafını sarmak. Etrafını çevirmek. Kuşatmak. Çevrelemek. Kaplamak. Çepeçevre sarmak.
Surround of a comparison field : Bir ölçüştürme-karşılaştırma-alanının parıltısı, görme organı üzerinde dolaylı bir etki dışında, görsel ışıkölçümsel ölçüştürmeye girmeyen, ve ölçüştürülecek parıltılar alanını sınırlayan ve çevreleyen alan. Çevre alanı.
Surrounding area : Etraf.
Surrounds : Sarmak. Kuşatmak. Etrafını çevirmek. Kaplamak. Etrafını sarmak. Çevrelemek. Etrafını kuşatmak. Çepeçevre sarmak. Çevirmek.
Surrounding : Etrafını saran. Muhit. Civardaki. Etraftaki. Çevredeki. Kuşatma. Çevre. Çevreleyen. Etrafındaki. Kuşatıcı.
Be surrounded : Çevrelenmek. Sarılmak.
Chromatic distortion due the surrounding : Çevre renklerinin etkisiyle, renk algılamasindaki değişme. bk. renk sapması. Renk kayması.
İngilizce Surrogate Türkçe anlamı, Surrogate eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Surrogate ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Commissaries : Büfe. Delege yardımcısı. Ordu pazarı. Askeri kantin. Piskopos vekili. Komiser.
Barrister : Avukat (amerikan ingilizcesi). Avukat. Dava vekili (ingiliz ingilizcesi). Duruşmaya çıkan avukat. Dava vekili. En yüksek mahkemelerde dava görebilen avukat.
Assignees : Devralanlar. Devralan kimse.
Incomer : Halef. Muhacir. Yeni gelen kimse. Yeni gelen. Göçmen. Ardıl.
Vicegerent : Temsilci. Monarşinin otoritelendirdiği kimse. Kanun koyucunun temsilcisi.
Attorneys : Avukat. Dava vekili. Avukatlar.
Acting : Bir olayın kişilerini, çevresini ve havasını sahnede canlandırma sanatı. Oynama. Temsil. Oyunluktaki belli bir kimseyi canlandırma işi. bu işin yapılış biçimi. Bir tiyatro sanatçısının sahnedeki oyunu. oynanmak üzere yazılmış tiyatro yapıtı. Vekalet eden. Oyun. Yorumlu oyunculuk. Oyunculuk.
Agent : İş görevlisi. Etkili olan kimse. Bir kimsenin, ya da bir ortaklığın kimi işlerini gören kişi. Yurda getirilen ve yurttan çıkarılan mallara ilişkin işlemlerle uğraşan, malların gümrükten çıkarılmalarında aracılık eden kişi. Malların giriş, çıkış, düzgeçiş gümrük işlemlerini, iyeleri adına kovuşturmaya yetkili kimse. Satış temsilcisi. Gümrük işgüderi. Etken. Aracı. Temsilci.
Administrator : İdare amiri. Uygulayıcı. Yönetici. İdareci. Mütevelli. Müdür. Yönetmen. Vasi.
Surrogate synonyms : surrogates, commissionaire, attorney, regents, assignee, actings, administratrices, barristers, replacements, commissioner, deputy, adoptive, regent, viceroys, incomers, administrators, foster, commissary, substitute, viceroy, replacement.
Surrogate zıt anlamlı kelimeler, Surrogate kelime anlamı
Biological : Biyolojik. Biyolojikal. Biyoloji ile ilgili. Dirimbilimsel. Yaşambilimsel. Yaşamsal.
Surrogate ingilizce tanımı, definition of Surrogate
Surrogate kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : A substitute. To put in the place of another. A deputy. A delegate. To substitute.

Bu kısımda Surrogate kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Surrogate ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Surrogate anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Surrogate ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.