Surrounds türkçesi Surrounds nedir

Surrounds ile ilgili cümleler

English: A strange atmosphere surrounds the visitor in this room.
Turkish: Bu odada garip bir atmosfer ziyaretçiyi çevreliyor.

English: Forensics officers and criminal investigations detectives continued to work at the cordoned-off unit and its surrounds.
Turkish: Adli tıp uzmanları ve cinayet masası dedektifleri, güvenlik çemberine alınmış yerde ve çevresinde çalışmalarını sürdürdüler.

English: The English language surrounds us like a sea.
Turkish: İngiliz dili bir deniz gibi etrafımızı sarıyor.

English: Music surrounds our lives like air.
Turkish: Müzik hayatımızı hava gibi çevreler.

Surrounds ingilizcede ne demek, Surrounds nerede nasıl kullanılır?

Surround of a comparison field : Bir ölçüştürme-karşılaştırma-alanının parıltısı, görme organı üzerinde dolaylı bir etki dışında, görsel ışıkölçümsel ölçüştürmeye girmeyen, ve ölçüştürülecek parıltılar alanını sınırlayan ve çevreleyen alan. Çevre alanı.

Surround : Kaplamak. Etrafını sarmak. Kenar. Sarmak. Etrafını kuşatmak. Etrafını çevirmek. Çepeçevre sarmak. Çevirmek. Kuşatmak. Çevrelemek.

 

Surrounded : Çevrili. Çevrilmiş.

Surrounding : Muhit. Civardaki. Kuşatan. Çevredeki. Kuşatıcı. Sarma. Etrafındaki. Etraftaki. Etrafını saran. Çevre.

Surrounding air : Hava. Ortam.

Susurrous : Fısıltı ile ilgili. Mırıldanma ile ilgili. Fısıltı.

Surrogacies : Vekillik. Taşıyıcı annelik.

Net surrounded pond : Deniz balığı yetiştiriciliğinde kullanılan, koy, körfez veya iki ada arasının ağlarla kapatılarak oluşturulan havuz. Ağ çevirmeli havuz.

Surrogacy : Vekillik. Taşıyıcı annelik.

Chromatic distortion due the surrounding : Çevre renklerinin etkisiyle, renk algılamasindaki değişme. bk. renk sapması. Renk kayması.

İngilizce Surrounds Türkçe anlamı, Surrounds eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Surrounds ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Besieging : Sıkıştırmak. Kuşatma. Yağmuruna tutmak (argo terim).

Circled : Daire içine alınmış. Çark etmek. Etrafını dolaşmak. Dönmek. Kuşatılmış. Çevrelenmiş.

All pervading : Tamamen istila etme. İçine işleyen. Tamamen yayılmak. Sızmak.

Averting : Önlemek. Başka tarafa çevirmek. Bertaraf etme. Gidermek.

Averted : Başka tarafa çevirmek. Defetmek. Olmasını önlemek. Menetmek. Yön değiştirmek. Engellemek. Bertaraf etmek. Önlemek. Meydan vermemek.

Bestrewing : Dağıtmak. Yayarak kaplamak. Saçmak.

Environed : Kuşatılmış. İhata edilmiş. Etrafı çevrilmiş. İçine alınmış.

Rang : Daire içine almak. Çembere almak. Halka biçiminde doğramak. Yüzük takmak. Çalmak. Çınlatmak. Şıngırdamak.

Bestrews : Yayarak kaplamak. Saçmak. Dağıtmak.

Adjoin : Bitişik olmak. Bitiştirmek. Yan yana koymak. Eklemek. Katmak. Yan yana olmak.

 

Surrounds synonyms : bespreads, belt, environing, change to, binds, beleaguer, enclave, encloses, cinctures, ring, beleaguers, cincturing, environ, enclosing, skirt, annul, bespreading, encompass, beset, begird, inclose, cloister, beclouded, bespread, encircles, touch, bundle, girdle, beclouding, cake, close in on, bush, shut in.

Surrounds zıt anlamlı kelimeler, Surrounds kelime anlamı

Unenclosed : Kapatılmamış. Eklenmemiş. Çit ile çevrili olmayan. Kapanmamış. Çevrili olmayan.

Uncover : Açmak (örtü, kapak vb). Örtüsünü ya da kapağını açmak. Şapka çıkarmak. Meydana çıkarmak. Ortaya çıkmasını sağlamak. Kapağını açmak. Örtüsünü kaldırmak. Üstünü açmak. Örtüsünü açmak. Deşifre etmek.