Renown türkçesi Renown nedir

Renown ile ilgili cümleler

English: She has international renown as a painter.
Turkish: O bir ressam olarak uluslararası üne sahiptir.

English: A renowned tactician, Christopher Columbus once downed an entire pirate fleet by stealing all of their fruits and vegetables, thus giving them scurvy.
Turkish: Bir ünlü taktisyen, Christopher Columbus bir zamanlar onların tüm sebze ve meyvelerini çalarak, böylece onlara iskorbüt vererek tüm korsan filosunu yok etti,

English: He was renowned to be a very good pilot.
Turkish: O çok iyi bir pilot olduğu için ünlüydü.

English: Ali is a renowned chef.
Turkish: Ali ünlü bir aşçıbaşı.

Renown ingilizcede ne demek, Renown nerede nasıl kullanılır?

World renown : Dünyaca ünlü. Dünyada tanınan. Dünya çapında ünlü.

Renowned : Namlı. İsim yapmış. Anlı şanlı. Şöhretli. Şanlı. Namdar. Ünlü. Tanınmış. Meşhur. Ünü yayılmış.

Renowns : Şan. Ad. Şöhret. Nam. Ün.

World renowned : Tüm dünyaca tanınan. Dünya çapında bilenen. Dünyaca ünlü. Tüm dünyanın tanıdığı. Dünyaca bilinen. Tüm dünyaca bilinen. Dünyaca tanınan. Tüm dünyanın bildiği.

Unrenowned : Eski. Ünlü olmayan. Şanslı olmayan. Köhne. Ünsüz. Kullanılmayan. Şansız. Namsız. Demode. Namlı olmayan.

 

Renominated : Yeniden aday göstermek.

Renograms : Renogram.

Renominating : Yeniden aday göstermek.

Renominate : Yeniden aday göstermek.

Reno : 1993'ten beri abd başsavcısı. Teksas eyaletinde şehir. Nevada'da (abd) bir şehir. Janet reno (1938 doğumlu). Nevada eyaletinde şehir.

İngilizce Renown Türkçe anlamı, Renown eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Renown ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Celeb : Tanınmış kimse. Ünlü kimse. Ünlü.

Fame : Yaymak. Rivayet. Söylenti. Söylemek.

Denotations : Belirtme. Ünvan. Tarif. Mana. Ayırma. Vuruntu. İsimlendirme. İfade. Anlam.

Flagrance : Dile düşme. Farkedilebilirlik. Önem. Kötü şöhret. Rezillik.

Designation : Atanma. Gösterilme. İşaret koyma. Bir nesne ya da durumun ayırıcı özellikleriyle tanınması ya da bir konunun gözleme ya da ölçüye vurularak ayrıtlarıyla belirlenmesi. Tahsis. Tayin. Belirtme. Markalama. Gösterme.

Laurel : Defne. Defnegiller (lauraceae) familyasından, yaprakları baharat olarak kullanılan, meyvelerinden yağ elde edilen, yapraklarını dökmeyen, sarı çiçekli çalı ya da ağaççıklar. har, nehtel, tefrün. Mississippi eyaletinde şehir. Defne yaprağı. İowa eyaletinde şehir. İndiana eyaletinde yerleşim yeri. Defne ağacı.

First name : Ada göre. İsim. Küçük ad. Adı. Asıl isim. İlk ad.

Kudos : Şeref. Övgü. Gurur. Onur. Övücü sözler. Kutlama.

Denomination : İsim. Birim. Nominal değer. Ölçü. Çeşit. Adlandırma. Değer birimi. Mezhep. Tarikat. Unvan.

Repute : Farzetmek. Sanmak. Saymak. İsim. Saygınlık.

Renown synonyms : distinction, glory, faming, distinctions, names, kudo, eminences, glories, honor, notorieties, celebrity, eclat, character, bays, honour, compellation, appellations, notoriety, fames, reputations, celebs, famous person, laurels, rep, denotation, characters, designations, christian name, eminence, glorying, cognomen, denominations, evangelista.

 

Renown zıt anlamlı kelimeler, Renown kelime anlamı

Dishonor : Rezil etmek. Namusuna dokunmak. Sözünü tutmamak. Onursuzluk etmek. Namusunu kirletmek. Şerefini beş paralık etmek. İki paralık etmek. Lekelemek. Kepaze etmek. Şeref ve haysiyetini kırmak.

Infamy : Haysiyetsizlik. Kepazelik. Kötü şöhret. Alçaklık. Utanç verici davranış. Rezillik. Şenaat. Rezalet.

Renown ingilizce tanımı, definition of Renown

Renown kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Always in a good sense. Fame. The state of being much known and talked of. Celebrity. To give renown to. Exalted reputation derived from the extensive praise of great achievements or accomplishments. To make famous.