Rented türkçesi Rented nedir

  • Kiralanmış.

Rented ile ilgili cümleler

English: Ali rented a car and drove back to Boston.
Turkish: Ali bir otomobil kiraladı ve Boston'a geri döndü.

English: Ali rented a car.
Turkish: Ali bir araba kiraladı.

English: Ali rented a car at the airport and drove it to Mary's house.
Turkish: Ali havaalanında bir araba kiraladı ve onu Mary'nin evine sürdü.

English: Ali rented a car for the weekend.
Turkish: Ali hafta sonu için bir araba kiraladı.

English: Ali rented a pair of ice skates.
Turkish: Ali bir çift buz pateni kiraladı.

Rented ingilizcede ne demek, Rented nerede nasıl kullanılır?

Skis and boots can be rented : Ski ve botlar kiralanabilir.

Parented : Ebeveynli.

Unrented : Kiraya verilmemiş. Kiralanmamış. Kiraya tutulmamış.

Rente : İrat.

Renter : Dağıtımcı. Kiracı. Dağıtım işiyle uğraşan kimse. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır.

Ductuli efferentes testis : Rete testis ile duktus epididimidis arasındaki spermatozoonun iletildiği testis dışı boşaltım yolu, er bezinin götürücü kanalcıkları. Er bezinin götürücü kanalcıkları. Duktuli efferentes testis.

Guarentee fund : İnancalık. Artırma ve eksiltmeye girenlerden inanca karşılığı alınan para. olağanüstü dokuncaları karşılayabilmek amacıyla kardan düzenli olarak ayrılan karşılık inanca parası biriktiririni.

 

Deferentectomy : Deferentektomi. Sperma kanalının cerrahi işlemle çıkarılmasıyla yapılan kısırlaştırma.

Neurenteric : Nörenterik.

Parenteral absorption : Parenteral absorpsiyon.

İngilizce Rented Türkçe anlamı, Rented eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Rented ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Country : Halk. Köy. Ülke. Memleket. Kırsal. Yöre. Yurt. Kırsal kesim. Taşraya ait. Bölge.

Invade : Hücum etmek. İstila etmek. Tecavüz etmek. İçini kaplamak. Saldırmak. Basmak. Gaspetmek. Doldurup taşırmak. Ele geçirmek. Baskın yapmak.

Re enter : Tekrar girmek. Yeniden yazmak.

Inner city : Şehrin merkezinde yoksulların oturduğu mahalle. Şehir içi.

Leaseholds : Uzun süreli kiralanan varlıklar. Sözleşme ile kiralanmış emlak. Kiracı. Kiralanmış şey. Kira ile tutma hakkı. Kiralamaktan doğan hak. Kiralanmış mal. Sözleşme ile kiralanmış mal.

On lease : Kiralık. Kiraya verilmiş.

Dock : Uzayda kenetlenmek. Çeşitli şeylerin korunup saklandığı kapalı yer. Gemi havuzu. Havuza çekmek. Ücretini kesmek. Azaltmak. Kesmek. Uzayda başka gemiye kenetlemek. Kuyruğunu kısaltmak. Korunak.

Eye : Gözetlemek. Işığa duyarlı olan ve görmeyi sağlayan, çeşitli hayvanlarda basit göz, bileşik göz gibi farklı yapılarda ve sayılarda bulunan organ. insanda, kafatasının orbit denilen çukuruna yerleşmiş, dışta sklera ve kornea tabakaları, ortada damar tabaka (koroit, silli cisimcik, iris) ve içte retina tabakasından oluşan, irisin önünde ve arkasında ön ve art odalar bulunan, bütün tabakaların çevrelediği en iç kısmı dolduran camsı (vitröz) maddeden yapılmış bir çift organ. Göz. İzlemek. Delik. Halka. Dişi kopça. Süzmek. Belirli insanların ya da hayvanların içindeki etkili, çarpıcı, hatta öldürücü olduğuna inanılan gücü ya da akımı dışa vurmasına aracı olan örgen. Görme organının, içinde dış dünyanın görüntüsünün oluştuğu ve bu görüntünün sinirsel uyarmalara dönüştüğü, başlangıç parçası.

 

City centre : Kent merkezi. Bir kentin, başlıca kamusal ve özel yapılarının, tecim, yönetim ve ekin kuruluşlarının bir araya toplandığı, çok katlı yapıları, yoğun ve devinimli nüfusu ile ilgi çekici kesimi. bk. özbölge, iş bölgesi, iş özeği. Kent özeği.

Board : Heyet. Yiyecek sağlamak. Komisyon. Sofra. Kurul. Yiyecek içecek. Mukavva. Tecimevi, iş yerlerinin kapılarına asılan ve yapılan iş çeşidi ile bu işe ilişkin özel ve tüzel kişi iyeliğini kapsayan göstergeç. Gemiye binmek. Pano.

Rented synonyms : file in, take water, obtrude upon, out in, intrude on, centre stage, intrude, leasehold, irrupt, medical center, central city, penetrate, midfield, perforate, call at, storm centre, come in, midstream, get on, centre, move into, hub, pop in, get into, take the field, turn in, center stage, get in, heart, go in, leased, booked, area.

Rented zıt anlamlı kelimeler, Rented kelime anlamı

Undock : (özellikle bir tekne veya uzay mekiği ile alakalı) limandan ayrılmak. Havuzdan çıkarmak. Gemiyi havuzdan çıkarmak. Çıkar. Yatağından çıkarmak.

Pop out : Aniden çekip gitmek. Yuvasından fırlamak (göz). Fırlamak. Atmak. Yırtık dondan çıkmak. Birdenbire çıkmak. Ağızdan kaçmak. Dışarı çıkmak.

Exit : Çıkış. Çıkıp gitmek. Gitmek. Çıkış yeri. Çıkmak. Çıkma. Gidiş. Ölmek. Vefat.

Rented antonyms : get off, file out, unrelated.