Repairing türkçesi Repairing nedir

Repairing ile ilgili cümleler

English: Ali is good at repairing watches.
Turkish: Ali saatleri onarmada iyidir.

English: I spent three hours repairing the car.
Turkish: Arabayı tamir ederek üç saat geçirdim.

English: I'm repairing the house.
Turkish: Evi tamir ediyorum.

English: Ali is repairing his car.
Turkish: Ali arabasını onarıyor.

English: I am repairing the washing machine.
Turkish: Çamaşır makinesini onarıyorum.

Repairing ingilizcede ne demek, Repairing nerede nasıl kullanılır?

Repair automaticaly : Otomatik onarım.

Repair enzyme : Çift dna ipliğinde kopmuş tek iplik ya da herhangi bir şekilde zarar görmüş kısımları tamir eden dna'ya bağlı bir dna polimeraz enzimi. Tamir enzimi.

Repair kit : Tamir takımı. Onarım kiti.

Repair pit : Tamir çukuru.

Repair shop : Tamir atölyesi. Tamirhane. Onarım atölyesi. Tamirci dükkanı. Onarım işliği.

Can you repair this clock : Bu saati tamir edebilir misiniz.

Repair the error : Hatayı onar.

Carburetor repair service : Karbüratör tamir servisi. Karbüratörlerin tamir edildiği veya değiştirildiği yer.

Can you repair these boots : Bu botları tamir edebilir misiniz.

 

Repair time : Onarım zamanı.

İngilizce Repairing Türkçe anlamı, Repairing eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Repairing ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Lampoons : Hiciv. Tezyif. Taşlamak. Taşlama yazmak. Yergi. Hicvetmek. Yermek.

Declines : Reddedilen. Çökmek. Çekmek (dilbilgisi terimi). Batmak. Çevirmek. Eğmek. Çürümek. Bozulmak. Kabul etmemek. Düşmek.

Condoned : Örtmek. Görmezlikten gelmek. Tasvip etmek. Affetmek. Göz yummak. Bağışlamak. Onamak. Hoş görmek. Kusura bakmamak.

Disembarked : Yukarıdan aşağıya doğru gelmek. Gemiden karaya çıkmak. Varmak. Karaya ayak basmak. Karaya çıkmak. Fiyatı veya değeri düşmek. Sayısı azalmak. Karaya çıkarmak. Bir ulaştırma aracından inmek.

Darns : Lanet etmek. Örüp onarmak. İğneyle örerek onarmak. Lanetlemek. Örerek onarmak. Örmek (kumaş vb). Bela okumak. Örülerek onarılmış delik. Yama örgü.

Hopeless : Ümit vermeyen. Kötü. Beceriksiz. İşe yaramaz. Yararsız. Umutsuz. Boşuna. Meyus. Yeteneksiz. Devasız.

Appease : Gönlünü almak. Tatmin etmek. Bastırmak. Sakinleştirmek. Yatıştırmak. Dindirmek. Hafifletmek. Bastırmak (açlığı vb). Gidermek (açlık).

Patching : Yamalama. Yama çalışması. Yamalanırken. Plaka döşeme. Yamalanıyor. Yamama.

Do up : İyi biçimde yapmak. İliklemek. Bağlamak. Fermuarını çekmek. Güzelleştirmek. Sarmak. Yormak. Paketlemek.

Lampoon : Yergi. Hicvetmek. Hiciv. Tezyif. Taşlama yazmak. Yermek. Taşlamak.

Repairing synonyms : be absent, abdicating, atoned, grinding, honing, make good, darn, atoning, palm off, departs, abdicates, clears, recompenses, done up, mending, be off, averted, averting, compensate, bushels, refits, atones, become, debugged, debugs, maintenance, pasquinade, disembarking, burlesque, overhaul, furbishing, merchandising, mendings.

 

Repairing zıt anlamlı kelimeler, Repairing kelime anlamı

Hopeful : Geleceği parlak. Ümitli. Ümit verici. Ümitvar. Umut verici. Umut veren. İyimser. Umutlu. Umutlandırıcı.

Exhausted : Çok yorgun. Dingin. Bitik. Takatsiz. Canı çıkmış (argo terim). İflahı kesilmiş. Bitmiş. Bezgin. Halsiz. Bitap.