Representative firm türkçesi Representative firm nedir

  • Soyutlama düzeyinde, bir piyasa ya da kesimde yer alan firmaların ortak özelliklerini yansıttığı düşünülen firma.
  • İktisat alanında kullanılır.
  • Temsili firma.

Representative firm ingilizcede ne demek, Representative firm nerede nasıl kullanılır?

Representative : İktisat, ekonomi alanlarında kullanılır. Temsili. Aracı olarak başkasına mal satmakla görevlendirilen kişi veya işletme. Karakteristik. Milletvekili. Aracı olarak başkası adına mal satmakla görevlendirilen ve çoğunlukla yasal çalışma yeri ve elinde malı bulunmayan kişi. Sembolik. Temsilen. Örnek. Kişileştiren.

Firm : İstikrara kavuşmak (fiyatlar). Kesin. Sağlamlaşmak. Emin. Tecim adı. Tecim kurumu adı. ortaklıkların tecimsel işlerde konularına göre kullandıkları tek ya da birleşik ad. Kararlı. Üretimi gerçekleştiren iktisadi karar birimi. Sağlam. Değişmez.

Representative consumer : Soyutlama düzeyinde, bir piyasada yer alan tüketicilerin ortak özelliklerini yansıttığı düşünülen tüketici. Temsili tüketici.

Representative government : Temsili hükümet.

Representative money : Temsili para. Kaydi para. Altın, gümüş veya değerli bir mal karşılığında kağıda basılan, malın gerçek değerini temsil eden ve istenildiği anda karşılığı olan mala çevrilebilen para.

 

Representative money system : Temsili paranın kullanıldığı para sistemi. Temsili para sistemi.

İngilizce Representative firm Türkçe anlamı, Representative firm eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Representative firm ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Ability rent : Özel yeteneklere sahip olan kişilerin üretime katkılarının üstünde elde ettikleri kazanç fazlası. krş. kıtlık rantı. Yetenek rantı.

A change in demand : İstem kayması. Tüketicilerin bir mala olan istemini etkileyen fiyat dışındaki diğer değişkenlerde ortaya çıkan bir değişme sonucu istemin artması veya azalması diğer bir deyişle istem eğrisinin sağa (yukarıya, kuzeydoğuya) veya sola (aşağıya, güneybatıya) kayması.

A group shares : Şirkete sonradan ortak olanlardan farklı olarak, şirketin ilk kurucularına genellikle kara iştirak ve oy kullanmayla ilgili haklar veren ayrıcalıklı hisse senedi türü. A grubu hisse senedi.

A change in supply : Üreticilerin mal sunumunu etkileyen fiyat dışındaki değişkenlerde ortaya çıkan değişme sonucu sunumun artması veya azalması diğer bir deyişle sunum eğrisinin sağa (aşağıya, güneydoğuya) veya sola (yukarıya, kuzeybatıya) kayması. krş. sunumun sağa kayması, sunumun sola kayması. Sunum kayması.

Ability to pay principle : Vergilemenin bireylerin ödeme gücüne uygun bir biçimde yapılması gerektiğini ifade eden bir vergileme ilkesi. kaynağı bol olanların kamu projelerine daha fazla katkı vermesi gerektiği ilkesi. Ödeme gücü ilkesi.

Ability to pay approach : Bireylerin, devlet harcamalarının finansmanına, elde ettikleri gelir düzeyiyle orantılı olarak vergilendirilmeleri yoluyla katılmalarını ifade eden ve adam smith tarafından geliştirilen vergileme yaklaşımı. krş. yararlanma yaklaşımı. Güç yaklaşımı.

 

A shift in supply : Üreticilerin mal sunumunu etkileyen fiyat dışındaki değişkenlerde ortaya çıkan değişme sonucu sunumun artması veya azalması diğer bir deyişle sunum eğrisinin sağa (aşağıya, güneydoğuya) veya sola (yukarıya, kuzeybatıya) kayması. krş. sunumun sağa kayması, sunumun sola kayması. Sunum kayması.

A shift in demand : İstem kayması. Tüketicilerin bir mala olan istemini etkileyen fiyat dışındaki diğer değişkenlerde ortaya çıkan bir değişme sonucu istemin artması veya azalması diğer bir deyişle istem eğrisinin sağa (yukarıya, kuzeydoğuya) veya sola (aşağıya, güneybatıya) kayması.

A shift in individual demand : Bir tüketicinin bir mala olan istemini etkileyen fiyat dışındaki diğer değişkenlerde ortaya çıkan bir değişme sonucu bireysel istemin artması veya azalması, diğer bir deyişle bireysel istem eğrisinin sağa (yukarıya, kuzeydoğuya) veya sola (aşağıya, güneybatıya) kayması. Bireysel istem kayması.

Abnormal budget expenditures : Olağanüstü bütçenin giderleri. Olağanüstü bütçe gideri.

Representative firm synonyms : a pass through certificate, a type mutual funds, abolition of forced labour convention, abnormal budget, a change in individual demand, abnormal budget receipts.