Reproached türkçesi Reproached nedir

Reproached ile ilgili cümleler

English: "Tom! Do you realise that these sentences are very self-centred: They always either begin with or end with you! Even both!" she reproached Tom.
Turkish: "Tom! Bu cümlelerin çok bencil olduğunun farkında mısın?: Onlar her zaman ya seninle başlıyor ya da seninle bitiyor! Hatta her ikisi!" o, Tom'a serzenişte bulundu.

English: She reproached me for not answering the letter.
Turkish: O, mektuba cevap vermediğim için bana sitem etti.

English: She reproached me for being lazy.
Turkish: O, tembel olduğum için beni ayıpladı.

Reproached ingilizcede ne demek, Reproached nerede nasıl kullanılır?

Reproaches : Serzenişte bulunmak. Başına kakmak. Sitem. Paylamak. Yakıştıramamak. Ayıplamak. Kınamak. Ayıbını yüzüne vurmak. Suçlamak. Sitem etmek.

Above reproach : Mükemmel. Kusursuz. Hatasız.

Be above reproach : Eleştirilemez olmak.

Beyond reproach : Mükemmel. Kusursuz. Hatasız. Eleştirilemeyecek kadar mükemmel.

Self reproach : Kendini suçlama.

Irreproachableness : Hatasızlık. Suçlanamazlık. Kusursuzluk.

Reproachfulness : Sitemlilik.

Reproachable : Eleştirilebilir. Ayıplanır. Suçlanabilir.

Reproachful : Sitemli. Yüz kızartıcı. Sitem eden. Sitemkar. Kınayan. Sitem dolu. Ayıp.

 

Irreproachable : Aleyhinde söylenecek bir şey olmayan. Kusur bulunamaz. Hatasız. Ayıplanamaz. Kusursuz.

İngilizce Reproached Türkçe anlamı, Reproached eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Reproached ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Remonstrated : Güçlü kanıtları olmak. Uyarmak. Karşı çıkmak. İtiraz etmek. Yakınmak. Protesto etmek. Fırça çekmek.

Expostulate : İtiraz etmek. Karşı çıkmak. Eleştirmek. Uyarmak. Öğüt vermek. Protesto etmek.

Anathematize : Kiliseden aforoz etmek. Afaroz etmek. Lanetlemek. Yasaklamak. Aforoz etmek.

Brush down : Fırça çekmek. Üstünü fırçalamak. Fırçalamak.

Berates : Fırça atmak (argo terim). Fırça atmak. Fırça çekmek. Haşlamak.

Criticize : Eleştiri getirmek. Kusur bulmak. Kritik etmek. Yermek. Kritiğini yapmak. Değerini belirtmek için (birşeyi) incelemek. Eleştiri yöneltmek. Tenkit etmek. Eleştirmek.

Reproof : Eleştiri. Ayıplama. Fırça çekmek. Fırça atmak. Yeniden dayanıklı yapmak. Yeniden geçirmez hale getirmek. Azar. Sitem.

Self reproach : Kendini suçlama.

Expostulating : Uyarma. İkaz etme. Öğüt verme. Eleştirmek. Uyarmak. Öğüt vermek. Dostça eleştirme. İtiraz etmek. Sitem etme.

Reproached synonyms : self reproof, taunt somebody with, rap, remonstrate, bring an accusation against somebody, censures, assailing, admonish, castigates, impeach, reproval, cast reflection on somebody, chide, berated, admonished, reprehension, bastes, castigate, criticizes, bawl out, taunts, rebukes, dispraised, condemning, denunciate, expostulated, dispraise, arraigning, condemns, call down, arraign, chew up, call on the carpet.