Residual soil türkçesi Residual soil nedir

  • Toprak kalıntısı.
  • Artık toprak.
  • Jeoloji alanında kullanılır.
  • Bulunduğu yerde, kayaçların ufalanmasıyle oluşmuş ve kimi maddeleri eriyip gittikten sonra, bir kalıntı olarak bırakılmış toprak.
  • Kayaç kalıntısı.
  • Kayaçların ufalamasıyle bulunduğu yerde oluşmuş ve kimi maddeleri eriyip gittikten sonra bir kalıntı olarak bırakılmış toprak.
  • Bakiye toprak.
  • Kalıntı toprak.

Residual soil ingilizcede ne demek, Residual soil nerede nasıl kullanılır?

Residual : Bakiye. Tortu. Alacak ve borç arasındaki fark, kalan, artık. Kalıntı. Kalıcı. Çökelti. Artan şey. Artık. Kalan.

Soil : Kir. Başka yerlerden taşınıp biriktirilen ya da yerli kayaların fiziksel, kimyasal ve dirimsel yollarla dağılıp çözülmeleriyle oluşan, türleri, kalınlığı, sürekliliği ve tarım bakımından değerleriyle ayrımlı yüzeysel örtü. Lağım pisliği. Bulaşmak. Ülke. Pislemek. Pislik. Kayaçların ufalanıp ayrışmasından oluşan ve içine organik kalıntılar karışmış olan yeryüzünün en üst katmanı. Gübre. Lekelemek.

Residual air : Rezidüel hava. Artık hacim.

Residual body : Rezidüel cisimcik. Lizozom içindeki sindirilememiş madde. içerisinde sindirilmemiş materyal içeren ikincil lizozom.

Residual carrier : Taşıyıcının kalıntısı.

Residual clay : Yerinde oluşmuş kil. Artan kil. Rezidüel kil.

 

İngilizce Residual soil Türkçe anlamı, Residual soil eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Residual soil ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Eluvium : Elüvyon. Kaya aşınmaları molozu. Yıkama artığı molozu (jeoloji). Yerinde kalmış moloz. Elüviyum. Yıkama artığı moloz.

Acid fumarole : Ekşit (asit) tüten. Asit fümarol. 200°-800° c. sıcaklıkta, hcı, so2 nh2 cl, h2o bileşimli gazlar çıkaran fumaroller. Asit tüten.

Abrasive power : Akarsuyun ve akarsuyla taşınan katı maddelerin, devimsel enerjileri arasındaki orantı.(akarsuyun devimsel m . v2 enerjisi = m . v2; taşınan maddelerin devimsel enerjisi = -»- dir. m = suyun kütlesi, v = akarsuyun hızı, m = maddelerin kütlesi, v = taşınan maddelerin hızı.). Aşındırıcı güç. Akarsuyun aşındırma gücü. Aşındırıcı kuvvet.

Aggregats : Başlangıçta birbirinden ayrı minerallerin, herhangi bir nedenle bir araya gelerek birlikte büyüyüşler gösteren bir topluluk durumuna gelmeleri. Topluluk.

After shock : İlk yeğin depremin ardından gelen ve genel olarak yavaş yavaş yeğnileşen sarsıntı. Artçı sarsıntı. Artçı deprem (depremden sonra). Artçı şok. Art sarsıntı.

Abysal environment : 2000 m.nin altındaki derin deniz dibi ortamı. Derin ova.

Abyss : Boşluk. Tamu. Olağanüstü derinlikte bir yerkabuğu yarığı. Varta. Derinlik. Cehennem. Abis. Hufre. Dipsiz gibi görünen yer. Dibi olmayan çukur.

Agricultural geology : Tarım yerbilimi. Tarımsal jeoloji. Tarım ve toprak konularıyle uğraşan yerbilim dalı.

Absolute chronology : Mutlak kronoloji. Salt çağbilimi. Yerbilim oluşlarının yıllarla bekletilmesi.

Alcalic fumarole : Alkali tüten. 100-200 derece sıcaklıkta, nh2 cl, co2, h2s ve h2o bileşimli gazlar çıkaran fumaroller.

Residual soil synonyms : alkali rocks, adventive cone, absolute age, algonkian, adjacent rock, acrozone, advance of aglacier.