Resituate türkçesi Resituate nedir

  • Yeniden konumlamak.

Resituate ingilizcede ne demek, Resituate nerede nasıl kullanılır?

Resituated : Yeniden konumlamak.

Resituates : Yeniden konumlamak.

Resituating : Yeniden konumlamak.

Resit examination : Bütünleme sınavı. İlk ve orta dereceli okullar ile üniversite ve yüksek okullarda bütünlemeye kalan öğrenciler için genellikle yaz tatili sonunda açılan sınav.

Resit : Sınavı tekrarlamak. Bütünleme sınavına girmek. Tekrar sınava girmek. Başarısız olunan dersten tekrar sınava girmek. Yeniden imtihana girmek.

Resitting : Sınavı tekrarlamak. Tekrar sınava girmek.

Resiting : Bütünleme sınavına girmek. Başarısız olunan dersten tekrar sınava girmek. Yeniden imtihana girmek.

Resits : Bütünleme sınavına girmek. Sınavı tekrarlamak. Yeniden imtihana girmek. Tekrar sınava girmek. Başarısız olunan dersten tekrar sınava girmek.

İngilizce Resituate Türkçe anlamı, Resituate eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Resituate ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Waffle : Bir tür gözleme. Boş laf. Saçma sapan konuşmak. Zırvalamak. Gofre veya bir çeşit gözleme. Zırvalama. Gözleme. Susmak bilmemek. Gevelemek. Pasta.

Vacillate : Tereddüt etmek. Karar kılamamak. Kararsız olmak. Kararsız kalmak. Tereddüd etmek. Sendelemek. Bocalamak.

 

Scruple : Endişe. Kaçınmak. Bilinç. Tereddüt etmek. Şüphe. Vicdan. Ahlak ilkesi. Vicdanı elvermeme. Tereddüt (vicdanın elvermemesinden ileri gelen). Vicdanı el vermemek.

Delay : Bilgisayar, ekonomi, gitar, tiyatro alanlarında kullanılır. Geciktirmek. Geç kalmak. Oyalanmak. Bekletme, bir durumun çözümünü bile bile uzatma, geciktirme. seyircinin ilgisini uyanık tutmak için geriye atma. Alıkoymak. Askıda bırakmak. Aksatmak. Sonraya bırakmak. Ertelemek.

Reset : Yeniden yerleştirmek. Yerleştirmek. Oturtmak. Yeniden başlatmak. Baştaki konumuna getirmek. İlk duruma getirmek. Yeniden ayarlamak. Tekrar yerine takmak.

Hover : Havada belli bir noktada durmak. Havada durmak. Üstünde uçmak. Havada bir yerin üzerinde durmak. Sallanmak. Fazla hareket etmeden üzerinde ve etrafında uçmak. Bekleyip durmak. Etrafında gezinmek. Civciv yuvası. Duraksamak.

Falter : Kekelemek. Tereddüt etmek. Sendelemek. Tereddüd etmek. Titremek (ses). Yalpalamak. Azalmak. Titrek bir sesle konuşmak. Gücünü kaybetmek. Sarsılmak.

Vibrate : Titremek. Titretmek.

Dwell on : Üzerinde durmak. (bir konunun) üzerinde durmak. Uzatarak söylemek. Üzerinde durmak (bir konu). Çok düşünmek. Üstelemek. Üzerinde kafa patlatmak. Bir konu üzerinde durmak.

Resituate synonyms : linger over, hem and haw, resituated, linger, doubt, boggle, oscillate, resituating, resituates, waver, pause.