Restrictiveness türkçesi Restrictiveness nedir

  • Kısıtlayıcılık.

Restrictiveness ingilizcede ne demek, Restrictiveness nerede nasıl kullanılır?

Restrictive assumptions : Modelin önsavının temelini oluşturan ve geçersiz olması halinde önsavın da geçerliliğini yitirmesine neden olan varsayımlar. Sınırlayıcı varsayımlar.

Restrictive business practices : Bulgunun işletilmesi için verilen özel izinde, tecimle ilgili kimi sınırlamaların yapılması. Kısıtlı tecim uygulaması. Kısıtlayıcı ticari uygulamalar.

Restrictive clause : Kısıtlayıcı kloz. Tanımlayıcı cümlecik. Kısıtlayıcı yasa maddesi.

Restrictive endursement : Önleyici aktarım. Çek ya da belgit üzerinde ileride yapılacak işlemler önlenilmek üzere başkasına verilmesini engelleyecek aktarım.

Non restrictive : Kısıtlamayan.

Nonrestrictive : Kısıtlayıcı olmayan. Geniş. Limitsiz. Sınırlayıcı olmayan. Sınırlamasız. Kısıtlamayan.

Unrestrictive : Sınırlamasız. Kısıtlamasız.

Restrictive : Kısıtlı. Bağlayıcı. Kısıtlayıcı. Kısıtlayan. Tanımlayıcı. Sınırlayıcı.

Unrestrictively : Sınırlamasız bir şekilde. Kısıtlama konulmayan bir biçimde. Kontrol uygulaması olmayan bir şekilde. Kısıtlamasızca. Sınırlamasızca.

Restrictively : Tanımlayıcı bir şekilde. Sınırlayıcı bir biçimde.

İngilizce Restrictiveness Türkçe anlamı, Restrictiveness eş anlamlısı

 

Sözcükler, direkt olarak Restrictiveness ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Sternness : Katılık. Sertlik. Uzlaşmaz yaklaşım. Disiplin konusunda katılık. Hoşgörüsüzlük.

Disposition : Tahsis. Niyet. Doğa. Eğilim. Hilkat. Kullanma yetkisi. İstek. Bilgisayar, veterinerlik alanlarında kullanılır. Mizaç. Yaradılış.

Strictness : Sıkılık. Sıkı disiplin. Sertlik. Katılık.

Qualifying : Niteleyici. Sınırlayan. Niteleme. Sıralama turu. Değiştiren.

Limiting : Kısıtlayıcı. Hapsedici. Ayırıcı. Sınırlama. İndirgeyici. Gelişmeyi engelleyici. Limit belirleyici. Sınırlandırma. Kısıtlayan. Sınırlayıcı.

Modification : Bilgisayar, biyoloji, gitar alanlarında kullanılır. Değişiklik yapma. Modifikasyon. Değişke. Değiştirme. Biraz değiştirme. Küçük değişiklik. Çevre etkileriyle canlıların fenotiplerinde meydana gelen değişiklikler, modifikasyon. Tadil. Çevre etkisi ile fenotipte meydana gelen değişiklikler. bakterilerde, kendi restriksiyon enzimleri ile dna'nın parçalanmasını önleyen dna'nın seçici metilasyonu.

Temperament : Muvazene. Mizaç. Ölçülülük. Yaradılış. Beden ve ruh yapılışından gelen anıklıkların tümü. kişiliğin duygusal ve heyecansal yönleri. duygusal görevlerin ya da beden yapısına ilişkin belirleyicilerin sürekli niteliği, bk. huy. Kişinin dirimbilimsel özellikleri ve toplumsal-ekinsel çevre koşulları içinde oluşan, ruhsal etkinliklerini belirleyen, ırasının coşkusal yanlarının ve genel olarak bireysel özelliklerinin toplamı. Temperament. Coşku. İtidal. Tabiat.

Restrictiveness synonyms : unpermissiveness.

Restrictiveness zıt anlamlı kelimeler, Restrictiveness kelime anlamı

Permissiveness : Fazla sıkı olmama. İsteğe bağlı olma. Özgürlük. Serbestlik.