Limiting türkçesi Limiting nedir

Limiting ile ilgili cümleler

English: I think that monolingualism is very limiting.
Turkish: Bence tek dillilik çok sınırlı.

English: You're limiting yourself.
Turkish: Sen kendini sınırlıyorsun.

Limiting ingilizcede ne demek, Limiting nerede nasıl kullanılır?

Limiting aminoacid : Sınırlayıcı amino asit. Bir standart olarak seçilen protein kaynağının diğer bir proteinin aynı miktarında bulunan amino asitleriyle karşılaştırıldığında, bir proteinin en büyük oranda eksiklik gösterdiği esansiyel amino asit.

Limiting case : Limit durumu. Sınır durumu.

Limiting conditions : Sınır koşulları. Sözleşmede bir tarafın sorumluluğunu azaltan koşul. Sınır şartları.

Limiting conductivity : Sınır iletkenlik.

Limiting courrent density : Uygulanan gerilimin değiştirilmesiyle değişmeyen ya da az değişen akım yoğunluğu. Sınır akımı yoğunluğu.

Current limiting : Akım sınırlayıcısı. Akım sınırlama. Akım sınırlayıcı.

Limiting density : Sınırlama yoğunluğu. Basıncın sıfıra yaklaşması esnasında bir gazın yoğunluğunun yaklaştığı değer. Sınırlı yoğunluk.

 

Limiting friction : Limit sürtünme.

Limiting current : Sınırlayıcı akım.

Limiting distribution : Sınırlayıcı dağılım.

İngilizce Limiting Türkçe anlamı, Limiting eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Limiting ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Confinement : Bağlı kalma (eve veya yatağa). Hapis. Hapsedilme. Hapsetme. Loğusalık. Kapatılma. Doğum sonrası yatakta kalma süresi. Plazma parçacıklarının “tokamak” adı verilen düzenek yardımıyla, bir bölgede tutulması.

Diacritic : Ayıran (vurgu vb). Ayıran. Harfçik. Vurgu işareti. Belirten. Aksan. Ayırıcı işaret. Bir sesin boğumlanma açısından özellik gösteren türlerini birbirinden ayırmak için kullanılan işaret: yuvarlak a’yı düz a’dan ayırmak için (°-: å), damak n’sini diş n’sinden ayırmak için (-˜: n, ng) işaretlerinin kullanılması gibi. resmi alfabede seslerin veya hecelerin doğru seslendirilmesine yardımcı olmak üzere, harflerin altına, üstüne veya yanına konan işaret. yazı dilimizde düzeltme, kesme işaretleri ayırıcı işaretler olarak kullanılır:kar/kar, kahin, lamba, laf, neş’e, mel’un, n’oldu, n’etsin vb. Fonetik işaret.

Classificator : Klasifikatör. Sınıflandırıcı. Kümeleyici.

Bounding : Sıçrama. Zıplama. Çevreleyen (geometri). Bağlayıcı.

Dispersive : Dispersiv. Geçirdiği ışınları birbirinden ayıran dalga taşıyıcı (ortam). Dağıtıcı. Serpingen. Ayırgan. Dağıtmaya eğilimli. Ayıran.

Reductor : Redüktör. Kendisi kolayca yükseltgenirken karşısındaki kimyasal özdeği indirgeyebilen özdek. İndirgen.

Reductant : Bir oksidasyon-redüksiyon reaksiyonundaki elektronların vericisi. İndirgeyici hücre. İndirgeyici özdek. Redükdant.

 

Classifiers : Ayıran kimse. Klasifikatör. Öbeklendirici. Sınıflandıran kişi. Sınıflara ayıran kimse. Kümeleyici. Bölümlendirici. Sınırlandırıcı. Sınıflandırıcı.

Reductive : İndirgemeci.

Reducing : Eksiltme. Azalma. Kısma. Zayıflama. Küçültme. Hafifletici. Azaltma. İndirme.

Limiting synonyms : constraining, qualifying, bordering, edging, containment, reducer, astriction, discriminating, interdictory, saving, confining, diacritical, discriminator, restraining, limitative, delimiters, delimiter, reducers, localization, restriction, inhibitory, delimeter, detacher, chains, level limiter, borderings, proscriptive, delimitations, constraint, delimitation, constraints, dialyzer, restrictive.

Limiting zıt anlamlı kelimeler, Limiting kelime anlamı

Unrestrictive : Sınırlamasız. Kısıtlamasız.