Resulting türkçesi Resulting nedir

Resulting ile ilgili cümleler

English: Everyone has the right to the protection of the moral and material interests resulting from any scientific, literary or artistic production of which he is the author.
Turkish: Herkesin yarattığı, her türlü bilim, edebiyat veya sanat eserlerinden mütevellit manevi ve maddi menfaatlerin korunmasına hakkı vardır.

English: The changes resulting from the women's movement have affected both women and men.
Turkish: Kadınların hareketlerinden kaynaklanan değişiklikler hem kadınları hem de erkekleri etkiledi.

Resulting ingilizcede ne demek, Resulting nerede nasıl kullanılır?

Resulting from : -den sonuçlanan. -den dolayı. Mütevellit.

Resulting style : Ortaya çıkan biçem.

Result cells : Sonuç hücreler. Sonuç hücreleri.

Result field : Sonuç alanı.

Result from : Kaynaklanmak. Çıkmak. -den meydana gelmek. İleri gelmek. -den doğmak. -den kaynaklanmak.

As a result : Sonucu olarak. Sonuç olarak. Sonuç itibarıyla.

Death as a result of torture : İşkence sonucu olan ölüm. Ölüm şiddetli fiziksel veya ruhsal acı sonucu ile geldi.

Chief result recorder : Varış yargıcılarını görevlendirmek, varışları özel çizelgesine geçirmek, varışa ilişkin bütün sorunları çözümlemekle yükümlü başyargıcı. Varış yönetmeni.

 

Result in : Çıkmak. Sonuçlandırmak. Yol açmak. Sonucunu doğurmak. Olarak sonuçlanmak. İle sonuçlanmak. Sonuçlanma. Sonuçlanmak. Meydana gelmek. Sonuç doğurmak.

Result text : Sonuç metni.

İngilizce Resulting Türkçe anlamı, Resulting eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Resulting ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Ensue : Meydana gelmek. Ardından gelmek. İzlemek. (sonuç olarak) ortaya çıkmak. Birbirini takip etmek. Sonuç olarak ortaya çıkmak. Takip etmek. Doğmak. Netice olarak husule gelmek. Sonradan gelmek.

Ensued : Ardından gelmiş. Ardından gelmek. Sonucu olmuş. Meydana gelmiş. Çıkmış. Doğmak. Sonradan gelmek. Birbirini takip etmiş.

Completion : Bitirme. Tamamlama. Sona erme. Bitme. Tamlama. Bütünleme. Yerine getirme. İkmal. Bitiş.

Caused : Sebep olmuş. Doğurmak. Sebep olan. Yol açtı. Meydan vermek. Neden olmak. Yol açmak. Sebep olmak. Sebep oldu.

Ensues : Takip etmek. Meydana gelmek. İzlemek. Sonuç olarak ortaya çıkmak. Sonradan gelmek. Doğmak. Ardından gelmek. Netice olarak husule gelmek. (sonuç olarak) ortaya çıkmak.

Subsequent : Sonraki. Sonradan gelen. Müteakip. Sonradan ortaya çıkan. Daha sonraki. (belirli bir olayı) takip eden. Sonra gelen. İzleyen.

Incidental : İsteğe bağlı. Rastlantısal. Önemsiz olay. Tesadüfen meydana gelen. Arızi. Özgü. Tesadüfi. Bağlı. Olası. Küçük ve önemsiz.

Consequent : Netice. Sonuç. İzleyen. Sonucu olan. İstintaç. Birbirini izleyen. Yan cümle. Uyumlu. Tutarlı. Bağlı.

Follows : Takip etmek. İzlemek. Sonra gelmek. Sürdürmek. Dinlemek. Uymak. Dolayı olmak.

 

Resulting synonyms : be the result of, vector sum, vector, resulted, culmination, accompanying, followed, eventuating, resulting from, concomitant, result in, results, attendant, result, ensuant, culminations, represent, sequent, arising from, born, resultant.

Resulting zıt anlamlı kelimeler, Resulting kelime anlamı

Antecedent : Sabık. Evvel. Önerti. Yerine zamir gelen isim. Öncül. Takaddüm eden. Mazi. Önce gelen. Mukaddem. Evvelki.

Dejected : Neşesiz. Mahzun. Morali bozuk. Karamsar. Üzgün. Keyifsiz. Kederlenen. Hüzünlü. Süngüsü düşük. Kederli.