Incidental türkçesi Incidental nedir

Incidental ile ilgili cümleler

English: It was entirely coincidental.
Turkish: Tamamen rastlantısaldı.

English: It was completely coincidental.
Turkish: Tamamen tesadüfiydi.

English: Incidentally, this room doesn't have anything like an air conditioner. All it has is a hand-held paper fan.
Turkish: Sırası gelmişken, bu odada klimaya benzer bir şey yok. Onun sahip olduğu tek şey elle tutulan kağıt yelpaze.

Incidental ingilizcede ne demek, Incidental nerede nasıl kullanılır?

Incidental expenses : Arızi masraflar. Yönetim amacının gerçekleşmesi bakımından temel olmayan, çeşitli yarışım koşulları altında işlemlerde ve yapıntılılara ilişkin ederlerin buluş ve saptanılmaları nedeniyle ödenen giderler. Küçük giderler. Tesadüfi giderler. Tali masraflar. Arada bir olan giderler. Arızi giderler. Geçici giderler. Kaçınımlı giderler.

Incidental frequency modulation : Arızı frekans modülasyonu. İstenmeyen sıklık kiplenimi.

Incidental income : Gözardı edilebilir seviyede kar. Arızi gelir. Tali gelir. Arızi kar.

Incidental learning : Rastlantısal öğrenme. Önceden planlanıp amaç edinilmeyen bir etkinlik ya da yaşantı sonucu oluşan öğrenme. Kazara öğrenme.

 

Incidental music : Arkaplan müziği. Oynanan oyuna anlam açısından yardımcı olan müzik. bu, kimi kez bir imgeyi ya da örgeyi sürekli olarak vurgulamakta, kimi kez de atmosfer yaratmakta kullanılır. Bir film veya oyunda kullanılan fon müziği. Oyun müziği. Fon müziği.

Incidental parameter problem : Rastlantısal parametre problemi.

Incident light : Bir konunun üzerine düşen ışık. bu ışığın niceliği. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Gelen ışık. Düşen ışık.

Coincidental : Tesadüfi meydana gelen. Rastlantısal. Rastlantı eseri olan. Aynı zamanda meydana gelen. Tesadüfi.

Incident ray : Bir yüzeye çarpan ışın. Gelen ışın.

Incidentally : Laf arasında. Tesadüfen. Aklıma gelmişken. Bir ara. Rastlantı eseri. Bu arada. Şans eseri. Tesadüf eseri. Yakında.

İngilizce Incidental Türkçe anlamı, Incidental eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Incidental ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Associated with : Bağlantı kurmak. İle ilgili. İşbirliği yapmak. İttifak yapmak. İle birlikte. İle ilişkili. Birleştirmek veya birleşmek. İle. İlişkili öğe. İlişkili.

Adventitious : Adventif. Dışta bulunan, dıştan gelen, dıştan tamamlayan bölüm. Ayrık. Adventisyus. Beklenmedik. Şans eseri olan. Dağınık. Harici.

Boxy : Kutu gibi (oda, yer vb).

Concurrent : Koşutzamanlı. Kesişen. Uyuşmuş. Yardımlaşan. Anlaşmış. Aynı zamanda oluşan. Birleşen. Aynı zamanda olan. Uyuşan.

Occasional : Ara sıra meydana gelen. Nadiren. Bazen. Rasgele. Ara sıra olan. Arada sırada olan. Çok amaçlı. Az rastlanan.

 

Randoms : Önceden belirli olmayan biçimde değişebilen. Rastgele. Gelişigüzel. Rasgele. Seçkisiz.

Electives : Seçimli. Seçmeli. Seçimle elde edilen (bir makam). Seçmeli ders. Elektif. Seçilmiş. İntihaplı. Seçim. Seçimle ilgili.

Cairn terrier : İskoçya’dan köken alan, 1500'lerden beri bilinen adını iskoç çiftlik ve mezarlıklarının sınırlarını işaretlemek için kullanılan taş yığınlarından alan ve geçmişte bu taş yığınlarının içine saklanan kemirgenleri kaçırmak veya yok etmek için kullanılan, vücudu küçük, sağlam ve sıkı, tüyleri yumuşak alt tüyleriyle bol miktardaki dış tüylerden oluşan, rengi kızıl, kaplan desenli, siyahımsı, kum sarısı ve grinin çeşitli tonları olabilen, hareketli ve korkusuz, uyumu yüksek, avcılık, iz sürme ve bekçi köpekliği yetenekleri de bulunan, günümüzde temel olarak ev hayvanı olarak yetiştirilen köpek ırkı. Kisa bacakli bir teriye türü. Teriyer. Cairnteriyeri.

Random : Önceden belirli olmayan biçimde değişebilen. Rasgele. Rastgele. Seçkisiz. Belli bir yönde etkide bulunabilecek yanlılık öğelerinin elenmesi koşuluyla bir çok kez yinelenen bir işlemin vereceği sonuç ya da bir olayın salt kazanıya bağlı olarak uzun dönemde alacağı biçimi belirleyen sayılgılı etmen (etmene ilişkin). Gelişigüzel. Rastlantı(lı).

Bittier : Minik. Bölüm bölüm. Minicik. Parçalı. Parçalardan oluşan. Kısım kısım.

Incidental synonyms : particular, indigenous, circumstantials, peripheral, child, feasible, eventual, amenable, typical, anastomotic, indiscriminately, in all probability, unprompted, point, earthly, omissible, special to, biddies, chance, affined, secondary, conceivably, fluky, in the air, conceivable, discretionary, characteristic, dinky, appendant, bittiest, indiscriminateness, fortuitous, dinkey.

Incidental zıt anlamlı kelimeler, Incidental kelime anlamı

Basic : Silisli. Uzakta bulunan bir bilgisayar dizgesine bağlı bir uç üzerinde konuşmalı düzende kullanım için elverişli, kolay öğrenilir, aritmetik işlemlere dönük genel amaçlı bir bilgisayar izlenceleme dili. Asal. Esas. Basıc. Basit. Belli başlı. Temel. Bazal. Ana.

Antecedent : Evvelki. Öncül. Yerine zamir gelen isim. Takaddüm eden. Sabık. Önceki. Mazi. Önerti. Önce gelen. Evvel.

Incidental ingilizce tanımı, definition of Incidental

Incidental kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : That which is incidental. Subordinate. Collateral. As, the expense of tuition and incidentals. An incidental occurrence. Hence, not of prime concern. Casual. Coming without design. Accidental. Happening, as an occasional event, without regularity. Esp., in the plural, an aggregate of subordinate or incidental items not particularized. As, an incidental conversation. Incidental expenses. An incident.