Retene türkçesi Retene nedir

  • Reten.

Retene ingilizcede ne demek, Retene nerede nasıl kullanılır?

Concreteness : Somutluk. Dokunurluluk. Gerçek değer. Elle tutulur olma.

Discreteness : Kesintili olma durumu. Ayrı olma durumu. Ayrıklık. Farklı olma durumu. Ayrılık.

Retentio urinea : Üriner retensiyon. İdrar tutulması. İdrarın sidik torbasından akmasını sağlayan m. detrusor vesicae’nın felci, idrar torbası krampı veya urolithiasis ve tümörlerle idrar kanallarının tıkanması gibi nedenlerle idrarın sidik torbasında tutulması, dışarıya akıtılamaması, üriner retensiyon, retensiyo ürina, idrar birikmesi, hlk. sidik tutkunluğu.

Retention : Kaybetmeme. Bir sesin boğumlanması sırasında, hazırlık aşaması ile çözülme aşaması arasında kalan ve boğumlanmayı gerçekleştiren aşama. Muhafaza. Aklında tutma. Bellek. Çişini tutma. Sızdırmama (sıvıyı). Duraklama aşaması. Durdurma. Kendi elinde tutma.

Retention anoxia : Durgunluk anoksisi. Dolaşım anoksisi.

Retention of urine : Sidik tutulması zorluğu. İdrarzoru. İdrar retansiyonu. İdrar tutulması.

Retention period : Saklama dönemi. Muhafaza süresi. Tutma süresi. Alıkoyma dönemi. Saklama süresi. Alıkoyma süresi.

Retentions : Koruma. Harekat alanı nakliye gemileri. Alıkoyma. Akılda tutma. Çişini tutma. Bellek. Kaybetmeme. Tutma. Hafıza. Durdurma.

 

Retention cycle : Saklama süresi.

Retention curve : Saklama eğrisi.

İngilizce Retene Türkçe anlamı, Retene eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Retene ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Play possum : Ölü numarası yapmak. Uyuma numarası yapmak. Ölü taklidi yapmak. Yalancıktan hastalanmak. Uyur gibi yapmak. Hasta numarası yapmak.

Misrepresent : Saptırmak.

Bullshit : Bok (argo terim). Palavra sıkmak. Deli saçması. Değersiz şey. Hassiktir!. Saçmalamak. Zırva. Zırvalamak. Saçma. Saçmalık.

Mouth : Dudaklarını kıpırdatmak. Ağız. Kavşak. Geme alıştırmak. Giriş yeri. Boğaz. Tane tane söylemek. Kesici aletlerin keskin yanı. Dırdır etmek. Dudak bükmek.

Make : Verim. Kazanç. Eylemek. Olmak. Yaratmak. Zorlamak. Erişmek. Yapılış şekli. -e neden olmak. Düdüklemek.

Belie : Çelişmek. Gerçek olduğunu gizlemek. Yalancı çıkarmak. Yanıltmak. Ters düşmek. Maskelemek. Yalanlamak. Örtmek (sahte bir şey gerçek bir şeyi). Gizlemek.

Bull : Aynasız. Spekülatör. Borsacı. Spekülasyon yapmak. Zırva. Kocaman erkek hayvan. Vurguncu. Sakçı. Hisselerin değerini yükseltmek. Çamyarması.

Affect : Bozmak. Yaşamak ( de). Sarsmak. Etki etmek. Tesir etmek. Sevmek. Tutmak. Dokunmak. Taslamak. Hoşlanmak.

Dissemble : Örtbas etmek. Gizlemek (gerçeği). Saklamak. Görmezlikten gelmek. Duygularını gizlemek. (gerçeği) gizlemek. İki yüzlü davranmak. Görmemezlikten gelmek. (gerçek duygularını) gizlemek. (gerçek duygu veya düşüncelerini) gizlemek.

Sham : Sahte. Taklit. Taklidi yapmak. Yalandan yapmak. Rol yapmak. Yapmacık. Hile. Numara yapmak. Ayak yapmak. Yapma.

 

Retene synonyms : talk through one's hat, take a dive, fake, make believe, feign, new.

Retene zıt anlamlı kelimeler, Retene kelime anlamı

Old : Kart. Eskimiş. Eski. Eski zamanlar. İhtiyarlamak. İhtiyar. Pişkin. Önceki. Deneyimli. Yaşlı.

Future : Gelecek. Yarın. Gelecek zaman. İlerki. İleriki. İlerideki. Fiilin gösterdiği oluş, kılış ve durumun geleceğe bağlı olduğunu belirten zaman. bk. gelecek zaman kipi. Ati. Vadeli.

Present : Tanıtmak. Sahnede göstermek. Göstermek. Halihazır. Takdim etmek. Sunmak. Şu anki. Bir filmi gösterici yardımıyla görüntülük üzerine yansıtarak izlenmesini sağlamak; gösterimi gerçekleştirmek. Temsil etmek. Hediye.

Retene ingilizce tanımı, definition of Retene

Retene kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : A white crystalline hydrocarbon, polymeric with benzene. It is extracted from pine tar, and is also found in certain fossil resins.