Retention türkçesi Retention nedir

  • Duraklama aşaması.
  • Tutma.
  • Bellek.
  • Retansiyon.
  • Durdurma.
  • Koruma.
  • Çişini tutma.
  • Sızdırmama (sıvıyı).
  • Akılda tutma.
  • Kendi elinde tutma.
  • Aklında tutma.
  • Muhafaza.
  • Bir sesin boğumlanması sırasında, hazırlık aşaması ile çözülme aşaması arasında kalan ve boğumlanmayı gerçekleştiren aşama.
  • Kaybetmeme.
  • Unutmama.
  • Alıkoyma.
  • Tutulma (ısı veya su vb).
  • Hafıza.
  • Gramer alanında kullanılır.

Retention ingilizcede ne demek, Retention nerede nasıl kullanılır?

Retention anoxia : Dolaşım anoksisi. Durgunluk anoksisi.

Retention curve : Saklama eğrisi.

Retention cycle : Saklama süresi.

Retention cyst : Tıkanma kisti. Retensiyon kisti. Bir bezin salgı kanalının tıkanması veya blokajı sonucu, salgı ürünlerinin boşaltılamamasından kaynaklanan sıvı veya yarı sıvı materyal içeren kese, retensiyon kisti, sekrotorik kist, salgı kisti.

Retention icterus : Obstruktif ikterus. Safra yapıldıktan sonra safra kanallarının dıştan bir baskıya uğramasıyla veya safrayı bağırsaklara akıtan kanalın tıkanmasıyla oluşan sarılık, retensiyon sarılığı, mekanik sarılık, obstruksiyon ikterusu, obstruktif ikterus, prehepatik ikterus, retensiyon ikterus, durgunluk sarılığı. genellikle ductus choledochus’un tıkanmasıyla safra akışının engellenmesi sonucu oluşur. Tıkanma sarılığı. Retensiyon ikterus. Durgunluk sarılığı. Retensiyon sarılığı.

 

Net protein retention : Net protein birikimi. Canlı ağırlık artışına dayalı olarak hesaplanan ve protein etkinlik derecesinden farklı olarak yaşama payı için kullanılan, protein değeri dikkate alınarak hesaplanan bir protein değerlendirme sistemi.

Right of retention : Elde tutma hakkı. Hapis hakkı. Bir rehin sözleşmesi olmaksızın alacaklıya, borçluya ait elinde bulunan mal veya değerli kağıtları alıkoyma ve satma yetkisi veren hak. borçlu hapis hakkı gerçekleşen mal ya da değerli kağıtlarını başka bir güvence göstererek alacaklıdan geri alabilir. Muhafaza hakkı. Koruma hakkı.

Meconium retention : Yeni doğanlarda kalın ve sert mekonyum sebebiyle şekillenen bağırsak tıkanması, mekonyum ileusu. yeni doğmuş sıpalarda ve kuzuların suluağız hastalığında görülür. karın ağrısı, huzursuzluk, ıkınma ve kalın bağırsaklarda timpaniyle belirgindir. Mekonyum retensiyonu.

Mucus retention cyst : Mukosel. Mukus retensiyon kisti.

Retention period : Alıkoyma süresi. Muhafaza süresi. Alıkoyma dönemi. Saklama dönemi. Tutma süresi. Saklama süresi.

İngilizce Retention Türkçe anlamı, Retention eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Retention ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Repository : Ambar. Zengin kaynak. Sırdaş. Dolap. Mahzen. Kap. ...hakkında kendisine özel olarak bilgi verilen kimse. Depo.

Attachment : Alaka. Alma. Bağlanma. Katma. Parça. Takma. Arkadaşlık. Dostluk. Bitiştirme.

Preclusion : Menetme. Önüne geçme. Mani olma. Engel olma. Men etme. Önleme. Engelleme.

 

Active voice : Yüklemin belirttiği işin özne tarafından doğrudan doğruya yapıldığını gösteren eksiz fiil çatısı, yalın çatı: ak-, belir-, biç-, eski-, duy-, kurtul-, kısal-, sabahla- vb. fiiller özneleri ve çekimli durumları ile birer etken çatı oluştururlar: arka sokaktaki dere bu yıl hiç kurumadı, hep aktı. hava (özne) karardı ve akşam oldu. kayıkçılar, (özne) kayığı kıyıya çektiler. şiddetli rüzgar (özne) ağacın dallarını kırdı. ömrümüz boyunca emek sarfettiniz. bir aralık böyle uyurken müthiş bir gürültü ile uyandım (özne: ben, h.z. uşaklıgil, kırk yıl ı, s. 41). o (özne) hızlı yürüdü, ben (özne) kaçtım (p. safa, şimşek, s. 23). büyük bakan (özne) esrarlı şeyleri çok severdi (göst.e., s. 23) vb. karşıtı edilgen çatı’dır. Aktif ses. Düz çatı. Etken çatı. Aktif çatı.

Engram : Uyaranların beyinde bıraktığı iz. Hücre metabolizmasında sürekli değişme. Bir olayın sinir sisteminde bıraktığı psişik etki veya izlenim. Uyarıların beyinde bıraktığı iz. Bellek yazım. Mneme.

Retaining : Elinden kaçırmamak. Tespit etme. Alıkoyan. Kaybetmemek. Alıkoymak. Unutmamak. Parayla tutmak. Destekleme.

Accent of group : Grup vurgusu. Kelime vurgusunun yerine iki veya daha çok kelimeden oluşan bir kelime grubunda, yoğunluğu kelime vurgusundan daha güçlü bir vurgunun yer alması: ‘pencere perdesi; ço’cuk arabası; ‘mor menekşe; ‘yarın geleceğim; ‘nasıl bir iş vb.

Accusative : İsmin -i haline ait. İsmin -i halindeki sözcük grubu. Yükleme durumu. İsmin -i halindeki. İsmin i hali. Belirtme durumu. Geçişli fiil taşıyan bir cümlede fiilin doğrudan doğruya etkilediği yani fiildeki işlevin etki bakımından üzerine yüklendiği adın içinde bulunduğu durum. türkçede bu durum ya eksiz yahut da yalın veya iyelik ekleriyle genişletilmiş adlardan sonra gelen +(y)ı/+(y)u eki ile karşılanır: iş bulmak, görüş bildirmek, yol sormak, ağaçlar+ı budamak, yaka+yı kurtarmak, okul+u bitirmek, istedik+im+i getirdi; yazdıklarınız+ı okudum, görünüş+ü koruyunuz gibi. ancak, bu ek üçüncü şahıs teklik ve çokluk iyelik eklerinden sonra araya bir zamir n’si alarak +nı/+nu biçimine girer; arkadaşımın yeni ev+i+ni gezdim. artık yuva+sı+nı kurmaya çalışıyor; bildik+leri+ni anlattı, yorulduğ+u+nu görmedim vb. Akuzatif. İsmin -i hali.

Protections : Korunma. Haraç. Koruma aracı. Tedbir. Vikaye. Önlem. Saye. Himaye. Kayırma.

Abstract noun : Soyut fikir veya kavram temsil eden isim (örneğin, bağımsızlık, öfke, aşk). Oyut ad. Varlığı düşünce yoluyla kabul edilen ve söylendiğinde, zihinde belli bir görüntü veya tasavvur uyandırmayan kavramın adı: soy, ün, düz, korku, söz, bilgi, gönül, kötülük, güzellik, doğruluk vb. karşıtı somut ad’dır. Soyut ad. Soyut isim.

Retention synonyms : retentiveness, accidence, accent intensive, interceptions, remembrance, accumulator, catchment, chokidar, constraints, possession, constraint, keeping, abeyances, aegis, armouring, action noun, distraint, catch, retardation, accentuation, controlment, adjektive, preservations, module, detentions, asylum, casing, gripping, body guard, detention, convoy, ablaut, care.

Retention zıt anlamlı kelimeler, Retention kelime anlamı

Permeability : Bir zarın, iki tarafında bulunan maddeleri bir taraftan diğer tarafa geçirebilme yeteneği. permeabilite. Birim zar alanı başına geçişi ölçen katsayı. Permeabilite. Su geçirgenliği. Geçirimlilik. Biyoloji, coğrafya, fizik, kimya, madencilik alanlarında kullanılır. Geçirilgenlik. Geçirgenlik. Bir özdek içinde oluşturulan mıknatıssal akımın, nuknatıslayıcı kuvvete oranı. basınçlı bir uçunun gözenekli bir özdekten sızım hızı. Kimi kayaç ve katmanlarda görülen, suyu emip alt katmanlara sızdırma niteliği, bk. geçirimsizlik.

Retention ingilizce tanımı, definition of Retention

Retention kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : The act of retaining, or the state of being ratined.