Reverencing türkçesi Reverencing nedir

  • Huşu.
  • Ululamak.
  • Saygı göstermek.
  • Papaz efendi (irlanda'da his veya your veya their ile kullanılan bir unvan).
  • -e büyük saygı duymak.
  • -e saygı gösteren bir hareket yapmak.
  • Ululama.
  • Derin saygı.
  • Hürmet.
  • Yüceltmek.

Reverencing ingilizcede ne demek, Reverencing nerede nasıl kullanılır?

Reverence : Yüceltmek. Saygıyı belirtmek için bel bükme ve diz kırma. -e saygı gösteren bir hareket yapmak. -e büyük saygı duymak. Derin saygı. Selamlama. Saygı göstermek. Ululamak. Saygı ile eğilme. Papaz efendi (irlanda'da his veya your veya their ile kullanılan bir unvan).

Reverenced : Saygıdeğer. Saygı gösterilen.

Reverences : Hayranlık. -e saygı gösteren bir hareket yapmak. Ululama. Ululamak. Papaz efendi (irlanda'da his veya your veya their ile kullanılan bir unvan). Reverans. -e büyük saygı duymak. Huşu. Yüceltmek. Saygı göstermek.

Save your reverence : Çok fazla kompliman yapma. Yaltaklanma içerisine girme.

Saving your reverence : Sözüm meclisten dışarı.

Reverends : Sayın. Din adamı. Muhterem. Peder. Saygıdeğer. Mükerrem. (papaz) saygıdeğer.

Reverentially : Saygı içinde.

With reverence : Büyük saygıyla. Yüksek şerefle. Çok saygı göstererek.

Reverend : (papaz) saygıdeğer. Muhterem. Din adamı. Sayın. Mükerrem. Aziz. Saygıdeğer.

Reverential : Saygı dolu. Saygıdan ileri gelen. Saygı ile karışık. Saygılı. Hürmetkar. Saygı uyandıran.

 

İngilizce Reverencing Türkçe anlamı, Reverencing eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Reverencing ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Aggrandised : Büyütmek. Güçlendirilmiş (ayrıca aggrandized). Büyütülmüş. Abartılmış. Artırmak. Abartmak. Çoğaltmak. Çoğaltılmış.

Reputation : Şeref. Şeref ve haysiyet. İtibar. Şöhret. Ad. Ün. İsim. Nam.

Reverences : Hayranlık. Saygı ile eğilme.

Esteems : Sanı. Rağbet. İtibar etmek. İtibar. İnanmak. Gözüyle bakmak. Saymak. Addetmek. Saygı. Saygınlık.

Deify : İdolleştirmek. Tanrılaştırmak. Tanrısallaştırmak. Ululaştırmak. Tapmak. İlahlaştırmak.

Courtesy : Nezaketen parasız verilen şey. Sarayda görgü kuralları. İncelik. Dizleri bükerek yapılan selamlama hareketi. Teveccüh. Kibarlık. İltifat. Kadınlara özgü dizleri bükerek öne doğru eğilip selam verme hareketi. Nezaket.

Honour : Kabul etmek (çek). Saymak. İtibar etmek. Şeref vermek. Toplumun saygıya değer saydığı şeyleri korumayı, beslemeyi ve geliştirmeyi gerektiren, doğru ve aktöreli olmayı zorunlu kılan tarihsel nitelikli bir aktöre ulamı. Şeref. Onur nişanı vermek. Onur. Onurlandırmak.

Canonise : Azizler listesine almak. Azizlik mertebesine yükseltmek. Takdis etmek. Kutsamak. Kutsal ilan etmek. Kilise kanunlarında belirtilen şekilde yapmak (ayrıca canonize). Bir azize dönüşmek. Birilerini idolleştirmek. Kutsal bir insan gibi davranmak.

Hold in high esteem : Büyük saygı göstermek. Hayran kalmak. El üstünde tutmak. Beğenmek. Çok beğenmek. Büyük sevgi beslemek. Hayran olmak. Hürmet etmek. Baş tacı etmek.

 

Glorifications : Yüceltme. Medih. Övme. Hamd. Şükür. Hamdederek (allahı) yüceltme. Sena. Tapma. Şenlik.

Reverencing synonyms : awes, awe, aggrandizes, revere, esteem, aggrandise, extoll, deferring, consider, aggrandizing, deifies, give credit to, regard, revered, glorifies, obeisance, dignifies, courtesies, homage, deference, aggrandized, tributes, do obeisance to, extolls, honor, reveres, make obeisance, canonize, hold in esteem, obeisances, reverence, revering, aggrandize.