Rickety türkçesi Rickety nedir

  • Külüstür.
  • Köhne.
  • Çürük.
  • Sarsak.
  • Titrek (kimse).
  • Çürük (eşya).
  • Sıska.
  • Zayıfça tutturulmuş.
  • Kırıldı kırılacak.
  • Çürük çarık (şey).
  • Raşitik.
  • Cılız.
  • Çökecek gibi.

Rickety ile ilgili cümleler

English: Ali carefully climbed up the rickety staircase.
Turkish: Ali cılız merdivene dikkatlice tırmandı.

Rickety ingilizcede ne demek, Rickety nerede nasıl kullanılır?

Rickets : Osteomalasi. Raşitizm. Rikets. Kemik hastalığı. Risket.

Rickettisal infection : Pisiriketsioz. Riketsiyal enfeksiyon.

Rickettisal septicemia : Riketsiyal septisemi. Pisiriketsioz.

Rickettsia : Riketsia. Riketsiya. Çubuk, yuvarlak veya çok biçimli, rickettsiaceae ailesinde yer alan gram negatif, zorunlu hücre içi mikroorganizma cinsi, rickettsia. insan ve hayvanlarda kimi hastalıklara neden olur, bit, pire, kene ve akarlar vektör ve saklayıcı konakçılardır. Rickettsia.

Rickettsiae : Riketsiya. İnsanda ve hayvanlarda tifüs vb. ateşli hastalıklara yol açan, memeli hücreleri içinde yaşayan, küçük prokaryot parazit.

Vitamine d resistant rickets : Hipofosfatemi, fosfatın böbrek tubuluslarından geri emiliminde azalma, iskelet bozukluklarıyla birlikte ve d vitamin verilmesiyle düzeltilemeyen, genellikle kalıtsal olarak görülen bir hastalık. D vitaminine dirençli raşitizm.

 

Rickettsiosis : Riketsiya suşlarınca oluşturulan herhangi bir enfeksiyon, riketsiyazis. Riketsiyal hastalık. Riketsiyozis.

Rickettsial : Riketsiyal. Riketsiya’ya ait veya onun tarafından oluşturulan hastalık veya patolojik değişim.

As chirpy as a cricket : Şen şakrak. Cıvıl cıvıl.

Inherited rickets : Domuz yavrularında kalsiyumun bağırsaklardan yetersiz emiliminden kaynaklanan, normal raşitizmden klinik olarak ayırt edilemeyen bir iskelet bozukluğu. Kalıtsal raşitizm.

İngilizce Rickety Türkçe anlamı, Rickety eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Rickety ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Addles : Cılk. Bozulmak (yum.). Çürütmek. Kokuşturmak. Çürümek. Bozulmak. Bozmak. Kokmak. Şaşırtmak.

Fustier : Küf kokulu. Eski kafalı. Modası geçmiş. Kokuşmuş.

Bareboned : Çok zayıf. İskelet. Kemikleri dışarıda.

Carious : Diş veya kemikteki çürümeyle ilgili; çürümeye ait olan. çürük gösteren, çürümüş. (diş vb) çürük. Çürümüş. Çürümüş (diş veya kemik).

Blundering : Acemi. Gaf yapan. Hantal. Hödük. Pot kıran. Çam deviren. Sakar. Beceriksiz.

Doddery : Eli ayağı tutmayan. Titrek. Bunak. Dermansız.

Haggard : Argın. Bezgin. Bitkin. Yabani. Yorgunluk ve açlıktan bitkin. Evcilleşmemiş şahin. Çelimsiz. Vahşi. Bitkin görünüşlü.

Down at heel : Hırpani. Pejmürde. Parasızlık yüzünden eski püskü giyecekler giyinmiş. Kılıksız. Perişan kılıklı. (britanya ingilizcesi) parasızlık yüzünden kötü giyinmiş. Perişan görünüşlü. Harap görünüşlü. Bakımsız.

Sapless : Kuru. Özsüz. Güçsüz. Özsuyu olmayan. Pörsümüş. Cansız. Zevksiz.

 

Doddering : Halsiz. Titreme. Zayıf. Bunak. Eli ayağı tutmayan. Titrek.

Rickety synonyms : behind the times, emaciated, cavities, punier, dickeys, bruise, dickybird, shabby, crummier, rachitic, feeble, beat up, dingy, rattletraps, dickies, ramshackle, down at the heel, gaunter, addle, feebler, meagre, beating up, unstable, cack handed, cadaverous, bonier, debile, a dithering idiot, decay, puniest, infirm, dickeybird, effete.

Rickety zıt anlamlı kelimeler, Rickety kelime anlamı

Stable : Sürgit. Azimli. Kalıcı. Sağlam. Kararlı. Ahırda durmak. Değişmez. Damız. Dengeli. Oturmak.

Robust : Zorlu. Güçlü. Kuvvetli. Çetin. Gürbüz. Kaba saba (espri). Dayanıklı. Sıhhatli. Zinde. Dinç.

Rickety ingilizce tanımı, definition of Rickety

Rickety kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Affected with rickets.