Rightful türkçesi Rightful nedir

Rightful ile ilgili cümleler

English: These items must be returned to their rightful owner.
Turkish: Bu eşyalar gerçek sahibine iade edilmelidir.

English: It was frightful when my car skidded on the ice.
Turkish: Arabam buz üzerinde savrulduğunda, korkunçtu.

Rightful ingilizcede ne demek, Rightful nerede nasıl kullanılır?

Rightful heir : Meşru varis.

Presumption of rightful party : Hak iyeliği belirtisi. Hak iyeliğinin kesinlikle belli olmadığı durumlarda, bunu gösteren kimi belirtilerin ve kanıtların bulunması.

Rightfully : Doğrulukla. Haklı olarak. Adil şekilde. Meşru veya yasal olarak.

Rightfulness : Haklılık. Doğruluk. Yasallık.

Frightful : Ürkütücü. İğrençlik. Korku verici. Dehşet. Korkunç. Dehşetli. İğrenç. Tatsız. Kocaman. Kötü.

Right a module : Sağ a-modül.

Unrightful : Adaletsiz. Hukuksuz. Kanunsuz. İllegal. Yasadışı. Haksız.

Right aligned : Sağdan hizalı. Sağa hizalı.

Right align : Sağa yaslamak. Sağa hizalama. Sağdan hizala. Sağa hizala.

Right about : Sağdan geri.

İngilizce Rightful Türkçe anlamı, Rightful eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Rightful ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

 

Intrinsical : Gerçek (ayrıca intrinsic). Kişisel. Temel. Esaslı. Dahili. Doğuştan. Asıl. İç.

Actual : Eylemli. Mevcut. Fiili. Aktüel. Güncel. Asli. Eylemsel. Asıl. Şimdiki.

Canonic : Hristiyan kilisesi kuralları ile alakalı. Doğal. Kilise kanunlarına göre belirlenen. Genel biçim. Kanonik.

Intrinsic : Aslında olan. Asıl. İçsel. Özünde olan. İç güdümlü. Esas. İçerde. bir organ ya da bir kısmının iç kasları. hücre zarının lipit tabakasının içine az girmiş ya da bir tarafından diğer tarafına geçmiş proteinler. integral proteinler. İç kaynaklı, vücudun veya organın kendi yapısından gelen, kendi içinden doğan.

Congeable : Kanuni caiz. Kanunen izin verilmiş olan.

Achievable : Ulaşılabilir. Tamamlanabilir. Başarılabilir. Gerçekleştirilebilir. Yapılabilir. Erişilebilir.

Constitutionals : Bünyesel. Yapısal. Meşruti. Anayasal. Sağlık için yapılan yürüyüş. Meşrutiyet. Bünye ile ilgili. Esaslı.

Trueing : Doğru. Düzeltmek. Safi. Som. İçten. Doğrultmak. Geçerli.

Dinkum : Dürüst.

Eligible : Bekar. Uygun. Nitelikli. Seçilebilir. Geçerli. Seçkin. Muvafık. Hak sahibi. İntihap edilebilir.

Rightful synonyms : jural, righter, above board, legal, dyed in the wool, candids, canonicals, deep dyed, apposite, juristical, righted, authentics, eligibles, dye in the wool, aptly, lawmakers, congruous, as large as life, actualities, lawmaker, actuals, impartial, juridic, juristic, condign, apt, lawful, legit, apropos, apter, statutory, bona fide, literal.

Rightful zıt anlamlı kelimeler, Rightful kelime anlamı

Unjust : Yersiz. Haksız. İnsafsız. Adaletsiz. Vicdansız. Hakkaniyetsiz.

Illegitimate : Haram. Evlilikdışı. Evlilik dışı doğan. Hatalı. Yasadışı. Evlilik dışı. Mantıksız. Gayri meşru. Ters. Hukuka aykırı.

Rightful ingilizce tanımı, definition of Rightful

Rightful kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Upright. Good. Righteous. Said of persons. Just.