Roadster türkçesi Roadster nedir
- Üstü açık çift kişilik spor araba.
- Binek atı.
- İki kişilik hafif araba.
- Uzun yol bisikleti.
- Üstü açık araba.
- İki kişilik hafif otomobil.
- Roadster.
- Bisiklet.
Roadster ingilizcede ne demek, Roadster nerede nasıl kullanılır?
Roadsters : Binek atı. Üstü açık çift kişilik spor araba. Roadster. Üstü açık araba. Uzun yol bisikleti. İki kişilik hafif araba. Bisiklet.
Roadstead : Liman ağzı. Uğrak. Demirleyecek yer. Uman ağzı. Demir atma yeri. Dış liman.
Roadsteads : Liman ağzı. Demir atma yeri. Dış liman. Uman ağzı.
All roads lead to rome : Tüm yollar roma'ya çıkar. Sonuç olarak tüm yollar aynı yere götürür. Hepsi aynı kapıya çıkar. Bütün yollar roma'ya çıkar. Her şey aynı yerde son bulur. Her yol roma'ya çıkar.
Cross roads : Pensilvanya eyaletinde yerleşim yeri. Kavşak. Bağlantı yeri. Kesişme. İki yolun kesiştiği yer. Dörtlü dik kavşak.
Roadsides : Yolun kenarındaki arazi şeridi. Yol boyu. Yol kenarı. Yol kenarındaki.
Roadside : Yolun kenarındaki arazi şeridi. Yol kenarı. Yol kenarındaki. Yol kenarında olan. Yol boyu.
Roadshow : Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Tanıtım turu. Tanıtım gezisi. Özellikle pahalı filmlerin ön oynatımında uygulanan bir gösterim yöntemi; önceden yer ayırtmak yoluyla yüksek girimlik ödeyen izleyicilerin yanı sıra, seçkin çağrılılara, gösterilen filmde görev alan sanatçılara da yer verilen gösterim. Gala.
At a crossroads : Kavşakta.
Winding roads : Dolambaçlı yol. Dosdoğru gitmeyen ve dolambaçlı olan yollar. Dolambaçlı yollar.
İngilizce Roadster Türkçe anlamı, Roadster eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Roadster ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Machine : İşleteç. Makine ile biçim vermek. Araba. İşlerge. Politika çarkı. Makine ile yapmak veya şekil vermek. Kuvveti ya da devinimi bir noktadan ötekine aktaran ya da birinden ötekine dönüştüren her türlü aygıt. 2-erkeyi bir halden başka hale dönüştürerek yararlı biçimde kullanılmasını sağlayan aygıt. Çark. Mekanizma. Makine ile yapmak.
Treaders : Adım atarak dolaşan kimse. Adım atan. Yürüyen kimse. Yürüyen.
Motorcar : Otomobil. Araba. Motorlu araç.
Bicycle : Bisiklete binmek. Velespit. Bisiklet kullanarak gitmek. Bisikletle gezmek. Bisikletle gitmek.
Car : Yolcu bölümü (balon veya zeplin). Araba. Patlamalı, içten yanmalı, elektrikli bir motor ya da gaz türbiniyle devinen taşıt. Makine. Oto. İngiltere'de tekerlekli. Kabin. Vagonet. Yolcu taşıyan herhangi bir aracın bölmesi. Motorlu veya motorsuz kara taşıma aracı.
Bicycles : Bisikletler.
Drophead : Açılır kapanır düzen. Hareketli kumaş tavanı olan araba. Kabriyole.
Biked : Motosiklete binmek. Bisiklet sürmek. Bisiklete binmek. Motor veya önüne gelenle yatan kadın. Motosiklet. Bisikletle gezmek. Motorsiklet.
Rig : Hile ile yönetmek. Teçhizat. Düzmece bir şekilde kurmak. Kendi çıkarına göre ayarlamak (bir şeyi yasalara aykırı olarak). Yalancıktan yapmak. Giydirmek. Teçhiz etmek. Süslemek. Çıkarlarına göre değişiklik yapmak. Hile karıştırmak.
Roadster synonyms : rumble seat, roadsters, hackney, bicycled, runabout, carriage, auto, hackneying, cycle, bikes, hackneys, equipage, extrusive rock, palfreys, velocipede, velocipedes, palfrey, automobile, buggy, saddle horse, cycles, riding horse, pushbike, two seater, bike, treader.
Roadster ingilizce tanımı, definition of Roadster
Roadster kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : A clumsy vessel that works its way from one anchorage to another by means of the tides.

Bu kısımda Roadster kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Roadster ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Roadster anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Roadster ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.