Roadstead türkçesi Roadstead nedir

  • Uğrak.
  • Demirleyecek yer.
  • Dış liman.
  • Uman ağzı.
  • Liman ağzı.
  • Demir atma yeri.

Roadstead ingilizcede ne demek, Roadstead nerede nasıl kullanılır?

Roadsteads : Dış liman. Liman ağzı. Uman ağzı. Demir atma yeri.

Roadster : Üstü açık çift kişilik spor araba. Uzun yol bisikleti. Roadster. Bisiklet. İki kişilik hafif araba. Üstü açık araba. Binek atı. İki kişilik hafif otomobil.

Roadsters : Roadster. Üstü açık araba. Bisiklet. Üstü açık çift kişilik spor araba. İki kişilik hafif araba. Uzun yol bisikleti. Binek atı.

All roads lead to rome : Her yol roma'ya çıkar. Bütün yollar roma'ya çıkar. Her şey aynı yerde son bulur. Hepsi aynı kapıya çıkar. Tüm yollar roma'ya çıkar. Sonuç olarak tüm yollar aynı yere götürür.

Cross roads : İki yolun kesiştiği yer. Kesişme. Dörtlü dik kavşak. Bağlantı yeri. Kavşak. Pensilvanya eyaletinde yerleşim yeri.

Roadsides : Yolun kenarındaki arazi şeridi. Yol boyu. Yol kenarı. Yol kenarındaki.

Winding roads : Dosdoğru gitmeyen ve dolambaçlı olan yollar. Dolambaçlı yollar. Dolambaçlı yol.

By the roadside : Yol kenarında.

Roadside : Yolun kenarındaki arazi şeridi. Yol kenarındaki. Yol kenarında olan. Yol kenarı. Yol boyu.

At the crossroads : Dönüm noktasında.

İngilizce Roadstead Türkçe anlamı, Roadstead eş anlamlısı

 

Sözcükler, direkt olarak Roadstead ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Outport : Şehir dışındaki liman. Dış iskele. Hariç iskele.

Den : Yatak. Karanlık oda. Zor durum. İn. Sığınak. Mağara. Batakhane. Çalışma odası. Çıkmaz.

Meeting place : Randevu yeri. Toplanma yeri. Buluşma yeri. Toplantı yeri.

Anchorage : Dayanak. Demirleme yeri. Destek. Sabitleme. Liman. Gemilerin demirleme yeri. Saplamalı bağlama. Güven. Demir.

Road : Kara yolu. Uyulan ilke. Maden geçidi. Yol. İnsanların, bir yerden başka bir yere gitmek üzere üzerinden ya da içinden geçtikleri, yerleşim yerlerinin gelişme doğrultusunu yakından etkileyen ve düzentasarlarda önemli bir öge oluşturan yerler. Demirleme yeri. İçinden veya üstünden bir sıvının geçtiği yer. Uyulan tarz.

Anchorage ground : Demirleme yeri.

Roads : Yollar. Demirleme yeri.

Stamping ground : İkinci adres. Hayvanların alıştığı otlak. Sıkça gidilen yer. Sık sık gidilen yer. Kentucky eyaletinde şehir.

[#moment Moment] : Döngü. Hızıl. An. Kolcuk. Kısa süre. Cevher. Moment. Kuvvetin, bir cismi bir nokta ya da bir eksenin yöresinde döndürme etkisini belirleyen yönleçsel nicelik; döngü, kuvvet ile yerlem yönlecinin yönleçsel çarpımına eşittir. Bir özdekten, eksenden bir noktaya olan uzaklıkla, o noktadaki kıvıl yük, kütle gibi bir niceliğin çarpımından elde edilen nicelik türü (ucay kolcuğu, mıknatıs kolcuğu, eylemsizlik kolcuğu gibi).

Roadstead synonyms : frequented place, beaten track, roadsteads.

Roadstead ingilizce tanımı, definition of Roadstead

Roadstead kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : An anchorage off shore. Same as Road.