Outport türkçesi Outport nedir

  • Dış iskele.
  • Dış liman.
  • Şehir dışındaki liman.
  • Hariç iskele.

Outport ingilizcede ne demek, Outport nerede nasıl kullanılır?

Outpointed : Açık farkla yenmek. Daha fazla puan almak. Daha fazla orsa seyri yapmak.

Outpointing : Büyük fark atmak. Daha fazla puan almak. Fark atmak. Daha fazla orsa seyri yapmak. Açık farkla yenmek.

Outpost : Karakol. Başkentten çok uzak yer. İleri karakol mevki. İleri karakol.

Outposts : İleri karakol. Başkentten çok uzak yer.

Outpour : Dökülme. Karşı konulamaz duygu. Taşma. Akma. İçini dökme.

Outpaced : Geçmek. Daha çabuk gitmek. Geride bırakmak.

Outpatient : Ayaktan takip edilen hasta. Ayakta tedavi gören hasta. Hastanede yatmayan hasta. Ayakta tedavi edilen hasta.

Outpouring : Karşı konulamaz duygu. Dışa vurum. İçini dökme. Dökülme. Taşma. Taşırma.

Outpourings : Dışa vurum. Dökülme. Taşma. İçini dökme. Karşı konulamaz duygu. Taşırma.

Outpacing : Geride bırakmak. Geçmek. Daha çabuk gitmek.

İngilizce Outport Türkçe anlamı, Outport eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Outport ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Roadsteads : Uman ağzı. Liman ağzı. Demir atma yeri.

Roadstead : Demirleyecek yer. Liman ağzı. Uman ağzı. Demir atma yeri. Uğrak.

 

Road : Şose. Uyulan ilke. Cadde. İnsanların, bir yerden başka bir yere gitmek üzere üzerinden ya da içinden geçtikleri, yerleşim yerlerinin gelişme doğrultusunu yakından etkileyen ve düzentasarlarda önemli bir öge oluşturan yerler. İçinden veya üstünden bir sıvının geçtiği yer. Yol. Karayolu. Uyulan tarz. Demiryolu (amerikan ingilizcesi).

Roads : Liman ağzı. Yollar. Demirleme yeri.

Port : Liman. Bağlantı noktası. Porto şarabı. Kapı. Lombar. Liman kenti.

Outport ingilizce tanımı, definition of Outport

Outport kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : A harbor or port at some distance from the chief town or seat of trade.