Outpost türkçesi Outpost nedir
- Karakol.
- Başkentten çok uzak yer.
- İleri karakol mevki.
- İleri karakol.
Outpost ingilizcede ne demek, Outpost nerede nasıl kullanılır?
Outposts : İleri karakol. Başkentten çok uzak yer.
Outpointed : Açık farkla yenmek. Daha fazla puan almak. Daha fazla orsa seyri yapmak.
Outpointing : Daha fazla orsa seyri yapmak. Büyük fark atmak. Fark atmak. Açık farkla yenmek. Daha fazla puan almak.
Outport : Şehir dışındaki liman. Hariç iskele. Dış iskele. Dış liman.
Outpour : Dökülme. Akma. İçini dökme. Karşı konulamaz duygu. Taşma.
Outperformed : Daha iyi yapmak. Daha iyi oynamak. Daha iyi çalmak. Üstün olmak. Aşmak. Geçmek.
Outpacing : Daha çabuk gitmek. Geçmek. Geride bırakmak.
Outpatients : Ayakta tedavi edilen hasta. Ayakta tedavi. Hastanede yatmayan hasta. Poliklinik hastalar.
Outperform : Daha iyi oynamak. Üstün olmak. Daha iyi yapmak. Geçmek. Aşmak. Daha iyi çalmak.
Outpatient : Ayaktan takip edilen hasta. Ayakta tedavi edilen hasta. Hastanede yatmayan hasta. Ayakta tedavi gören hasta.
İngilizce Outpost Türkçe anlamı, Outpost eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Outpost ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Outstation : Merkezden uzak şube. Uzak bölgede olan istasyon.
Picket : Kazığa bağlamak. Gözcü. Nöbetçi dikmek. Kazık. Karakol koymak. Gözcü dikmek. Gözcülük etmek. Nöbetçi. Kazıkla etrafını çevirmek. Grev gözcülüğü yapmak.
Sentries : Nöbetçi er. Bekçi. Nöbetçi asker. Muhafız. Nöbet. Nöbetçi.
Post : Bildirmek. Direk. Sonrası. Posta ile göndermek. Afişe etmek. Bilgi vermek. Posta. Sonra. Postalamak. Vazifelendirmek.
Sentry : Muhafız. Hükümetçe silahlı olarak dolaştırılan türlü güvenlik kuvvetleri. güvenlik kuvvetlerinin yerleşmiş bulundukları konut. Nöbetçi asker. Nöbet. Bekçi. Nöbetçi. Nöbetçi er.
Outstations : Uzak bölgede olan istasyon. Merkezden uzak şube.
Pickets : Kazık. Grev gözcüsü. Nöbetçi. Gözcü.
Police office : Emniyet müdürlüğü.
Sentrying : Muhafız. Nöbet. Bekçi. Nöbetçi er. Nöbetçi. Nöbetçi asker.
Outpost synonyms : outposts, police station, guard, patrolled, station house, station, patroller, watchhouse, patrol, patrollers, military post, headquarters.
Outpost ingilizce tanımı, definition of Outpost
Outpost kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : A post or station without the limits of a camp, or at a distance from the main body of an army, for observation of the enemy.

Bu kısımda Outpost kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Outpost ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Outpost anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Outpost ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.