Outstation türkçesi Outstation nedir

Outstation ingilizcede ne demek, Outstation nerede nasıl kullanılır?

Outstations : Uzak bölgede olan istasyon. Merkezden uzak şube. İleri karakol.

Outstand : Ön plana çıkmak. Denize açılmak. Tasarlamak. Limanı terketmek. Dışında kalmak. Belirgin olmak. Tasarım yapmak. Farkedilebilir olmak. Direnmek. Dayanmak.

Outstanding : Yarım kalmış. Öne çıkan. Yerine getirilmemiş. Tamamlanmamış. Askıda. Henüz yapılmamış. Kalburüstü. Seçkin. Üstün. Mükemmel.

Outstanding account : Kapanmamış hesap. Tahsil edilmemiş hesap. Ödenmemiş hesap. Kapatılmamış hesap. Tasfiye edilmemiş hesap. Vadesi geçmiş borç.

Outstanding debt : Tahsil edilmemiş borç. Ödenmesi gereken borç ana parası. Tahsil olunmamış borç. Ödenmemiş borç. Devreden borç. Ödenmemiş borçlar.

Outstare : Yenmek. Alt etmek. Üstesinden gelmek. Bakışlarıyla altetmek.

Outstared : Bakışlarıyla altetmek. Yenmek. Alt etmek. Üstesinden gelmek.

Outstands : Dışında kalmak. Denize açılmak. Dayanmak. Belirgin olmak. Tasarım yapmak. Limanı terketmek. Ön plana çıkmak. Tasarlamak. Direnmek. Katlanmak.

Outstanding interest : Henüz ödenmemiş ürem. dönüşümdeki ürem. Ödenmemiş ürem. Ödenmemiş faiz.

Outstay : -den daha fazla kalmak. Gereğinden fazla kalmak. Geçirmek (tatil vb.). Geçirmek (tatil). Fazla kalmak.

 

İngilizce Outstation Türkçe anlamı, Outstation eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Outstation ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Picket : Gözcü dikmek. Gözcü. Gözcülük etmek. Karakol koymak. Kazık. Nöbetçi dikmek. Nöbetçi koymak. Kazıklarla çevirmek. Bir grup nöbetçi asker. Grev gözcüsü.

Outposts : Başkentten çok uzak yer.

Station : Karakol. Yer. Tayin etmek. Yerleşme. 1500 metreye dek yapılan koşularda, çıkış çizgisi gerisinden yarışa başlanılan bölüm. Tarihten önceki insanların yaşadığı yer. Kanal. Durak. Merkez. Makam.

Pickets : Gözcü. Nöbetçi. Kazık. Grev gözcüsü.

Outpost : Başkentten çok uzak yer. Karakol. İleri karakol mevki.

Post : Sonrası. İlan yapıştırmak. Makam. Posta ile göndermek. Bildirmek. Bilgi vermek. Sonraki. Direk. Vazifelendirmek. Postalamak.

Outstation synonyms : outstations.