Roaster türkçesi Roaster nedir

  • Cevher eritme fırını.
  • Rosto tenceresi (et kızartmaya yarayan kapaklı).
  • Kızartma tavası.
  • Fırın.
  • Kızartmalık piliç.
  • Süt domuzu.

Roaster ingilizcede ne demek, Roaster nerede nasıl kullanılır?

Coffee roaster : Kahve kavurma tavası.

Roasters : Rosto tenceresi (et kızartmaya yarayan kapaklı). Cevher eritme fırını. Süt domuzu. Kızartmalık piliç. Fırın. Kızartma tavası.

Zoroaster : Tarihi fars dininin atası. Zerdüşt.

Roasted : Kızarmış. Kavrulmuş. Közleme. Fırınlanmış. Kavurma. Közlenmiş. Söğülme. Kızartılmış. Kavrulmuş (kahve). Kızartma.

Roasted chickpea : Leblebi.

Roasted rolled corn : Kırılmış mısırın aspirasyonundan, uygun bir biçimde tavlanmasından, düz ezme merdanelerinden geçirilmesinden sonra kurutulup, soğutulup kavrulmasıyla elde edilen bir ürün. Kavrulmuş mısır ezmesi.

Be roasted : Kızarmak. Pişmek. Kebap olmak. Kavrulmak.

Roasted ore : Kavrulmuş töz. Kavrulmuş cevher. Kavruk cevher.

Roast beef : Biftek. Kızarmış biftek. Kızartılmış biftek. Izgara biftek. Izgarada pişmiş inek eti. Rozbif.

Lamb roast : Kuzu kebap.

İngilizce Roaster Türkçe anlamı, Roaster eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Roaster ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Cooker : Pişirme kabı. Tencere. Ocak. Yemek pişirme kabı. Pişirilmeye uygun meyve. Mutfak (ocak). Gaz ocağı. Fırın (üstü ocak altı fırın olan mutfak aleti). Kazan.

 

Cookstove : Ocak. Yemek pişirmek için kullanılan fırın. Mutfak (ocak).

Heater : Tabanca. Kalorifer. Soba. Isıtaç. Isıtmaç. Bir ortamın sıcaklığını artırmaya yarayan aygıt. Şofben. Isıtan aygıt. Isıtma aygıtı.

Bakeries : Fırıncılık. Ekmekçi dükkanı. Ekmek fırını.

Bakeshop : Ekmek fırını. Pişirilmiş yiyecekler satılan dükkan.

Bakehouse : Ekmekçi. Ekmek fırını.

Skillet : Saplı tencere. Tava.

Crematory : Krematoryum. Ceset yakma fırını. Ceset yakma tesisi.

Sucking pig : Yavru domuz.

Critic : Kritik. Eleştiren kimse. Eleştirmeci. Münekkit. Muhalif. Karşı olan kimse. Eleştiri yazan kimse. bir oyunu ya da bir sanat yapıtım kendi değerlendirmesi ile ele alan yazar. eleştirmenin yazdığı alanda bir dünya görüşü, geniş bilgisi, sanata karşı da olağanın üstünde bir duyarlığı ve algılama yetkisi olması gerekir. Kusur bulup duran kimse. Eleştirmen. Oyun ya da bir yapıt eleştirisi ile uğraşan kimse. bir oyunu, yapıtı çeşitli yönlerden eleştiren yazar. münekkit.

Roaster synonyms : baster, frier, bakery, bakeshops, friers, cook, incinerator, skillets, furnaces, hearths, crematories, cookers, hearth, fryers, furnace, frying pan, fryer, roasters.

Roaster ingilizce tanımı, definition of Roaster

Roaster kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : One who roasts meat.