Rubberizes türkçesi Rubberizes nedir

  • Kumaşı su geçirmez hale koymak.
  • Lastikle kaplamak.
  • Lastik kaplamak.
  • Su geçirmez yapmak.
  • Bozukluk.

Rubberizes ingilizcede ne demek, Rubberizes nerede nasıl kullanılır?

Rubberize : Lastikle kaplamak. Su geçirmez yapmak. Bozukluk. Kumaşı su geçirmez hale koymak. Lastik kaplamak.

Rubberized : Lastik veya plastik katılmış veya bunlarla kaplanmış. Plastikle işlem görmüş (ayrıca rubberised). Kauçuklanmış.

Rubberizing : Lastikle kaplamak. Kumaşı su geçirmez hale koymak. Bozukluk. Lastik kaplamak. Su geçirmez yapmak.

Rubberise : Kumaşı su geçirmez hale koymak. Bozukluk. Plastikle kaplamak veya plastik emdirmek (ayrıca rubberize). Lastik kaplamak. Su geçirmez yapmak. Lastikle kaplamak.

Rubberised : Lastik kaplamak. Lastik veya plastik katılmış veya bunlarla kaplanmış. Kumaşı su geçirmez hale koymak. Bozukluk. Su geçirmez yapmak. Plastikle işlem görmüş (ayrıca rubberized). Lastikle kaplamak.

Shrubberies : Çalılar. Fundalık. Çalılık.

Rubber dinghy : Lastik sandal. Lastik bot türü.

Rubber band : Lastik. Eczane lastiği. Paket lastiği. Lastik bant. İnce lastik halka.

Rubber covered : Üzeri lastik kaplı. Üstü lastik kaplı. Lastik kaplı. Kauçuk kaplı.

Rubber check : Karşılıksız çek.

İngilizce Rubberizes Türkçe anlamı, Rubberizes eş anlamlısı

 

Sözcükler, direkt olarak Rubberizes ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Rubber : Lastik ayakkabı. Perdah taşı. Kauçuk. Biyoloji, kimya alanlarında kullanılır. Ovucu. Kaput. Başlıca hevea cinsi türlerinin uzun izopren ve hidrokarbon polimerlerini içeren sütü. Berabere kalınca kazananı belirlemek için oynanan oyun. Üç oyundan ikisini kazanma.

Rubberised : Lastik veya plastik katılmış veya bunlarla kaplanmış. Plastikle işlem görmüş (ayrıca rubberized).

Showerproof : Su iticilik özelliği vermek. Sugeçirmez yapmak.

Decomposition : Dekompozisyon. Dağılma. Bir özdeğin, daha yalın yapıda olan bileşenlere tek yönlü ayrılması. Nitrat tabanlı bir filmin duyarkatının üretimlikte yapılır yapılmaz başladığı kimyasal değişiklik. Ayrıştırma. Dönüşme. Kelime içindeki seslerin biribirleri üzerindeki etkileri ile bir sesin başka bir sese veya bir kelimenin bütünü ile daha değişik bir ses yapısına dönüşmesi: ağaç>ayeç, baba>buba, göçtü>göşdü, bugün>bbo[, takı>davı>daha, yanı>yeni vb. Çürüme. Bozunma. Çürüklük.

Decomposes : Çürümek. Çürütmek. Tefessüh. Çürüklük. Çözünmek. Ayrışmak. Dağıtmak. Ayrıştırmak. Halletmek.

Deformities : Moral bozukluğu. Biçimsizlik. Sakatlık. Şekil bozukluğu.

Decompositions : Ayrışma. Alt gruplara ayırma. Faktörlere ayırma. Bozulma. Çürüklük. Analiz. İnceleme. Dağılma. Dekompozisyon.

Defect : Arıza. Kaçmak. Hayvanın verim yeteneğinin zayıflaması veya yaşam gücünün azalması. genetik anormalliklere neden olan allel. ayıp. Özür. İltica etmek. Eksiklik, kusur, kısmi sakatlık. Döneklik etmek. Sığınmak. Defekt.

Waterproofed : Su geçirmez. Su geçirmez yapılmış.

Defecting : Arıza. Özür. Kaçmak. Sığınmak. Kusur. İltica etmek. Ayrılmak. Döneklik etmek.

Rubberizes synonyms : decayedness, chickenfeed, rubberise, waterproofing, bumpiness, defectiveness, waterproof, crankiness, chicken feed, rubberizing, rubberize, anomaly, defects, coat, being broken down, decompose, surface, waterproofs.