Rubberised türkçesi Rubberised nedir

  • Lastik veya plastik katılmış veya bunlarla kaplanmış.
  • Su geçirmez yapmak.
  • Lastik kaplamak.
  • Lastikle kaplamak.
  • Kumaşı su geçirmez hale koymak.
  • Plastikle işlem görmüş (ayrıca rubberized).
  • Bozukluk.

Rubberised ingilizcede ne demek, Rubberised nerede nasıl kullanılır?

Rubberise : Lastikle kaplamak. Su geçirmez yapmak. Plastikle kaplamak veya plastik emdirmek (ayrıca rubberize). Bozukluk. Lastik kaplamak. Kumaşı su geçirmez hale koymak.

Rubberize : Bozukluk. Su geçirmez yapmak. Lastikle kaplamak. Kumaşı su geçirmez hale koymak. Lastik kaplamak.

Rubberized : Plastikle işlem görmüş (ayrıca rubberised). Lastik veya plastik katılmış veya bunlarla kaplanmış. Kauçuklanmış.

Rubberizes : Bozukluk. Su geçirmez yapmak. Lastik kaplamak. Lastikle kaplamak. Kumaşı su geçirmez hale koymak.

Rubberizing : Su geçirmez yapmak. Lastik kaplamak. Bozukluk. Lastikle kaplamak. Kumaşı su geçirmez hale koymak.

Rubber dinghy : Lastik bot türü. Lastik sandal.

Rubber check : Karşılıksız çek.

Shrubberies : Çalılık. Çalılar. Fundalık.

Rubber drain : Kauçuk dren. Yaralarda direnaj amacıyla kullanılan, boyutları 12-24 mm. ve çapları 2-20 mm. arasında değişen delikli veya deliksiz borular.

Rubber belt : Kauçuklu kayış. Lastik kayış. Depo bağlantı kayışı. Bağlantı kayışı.

 

İngilizce Rubberised Türkçe anlamı, Rubberised eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Rubberised ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Decompositions : Dekompozisyon. Faktörlere ayırma. Dağılma. Alt gruplara ayırma. Bozuşma. İnceleme. Bozulma. Ayrıştırma. Ayrışma.

Deformities : Şekil bozukluğu. Biçimsizlik. Sakatlık. Moral bozukluğu.

Waterproofs : Sugeçirmez. Yağmurluk. Sugeçirmez hale getirmek. Su geçirmez hale getirmek. Su sızdırmaz yapmak. Su geçirmez kumaş. Su sızdırmaz. Su geçirmez.

Decomposes : Doğada yok olmak. Çürümek. Halletmek. Çürüklük. Ayrışmak. Tefessüh. Çözünmek. Çürütmek. Dağıtmak.

Anomaly : Ayrıklık. Anomi. Aykırılık. Anormallik. Kuraldışılık. Kaidesizlik. Normalden uzaklaşma veya sapma. gelişim ve büyümede olan bozukluklar sonucu vücut ve organların normalden ayrı bir yapılışta olması, fetal anomali, acayibat. denksizlik, kaide dışında olma. doğuştan olan bir bozukluk sonucu normal standarttan belirgin olarak sapma. Sapaklık. Sapıklık.

Chickenfeed : (argo) az veya yetersiz para miktarı. Çok az para. Üç kuruş para. Bozuk para.

Chicken feed : Tavuk yemi. Devede kulak. Az para. Bozuk para. Met. Kristal meth. Metaamfetamin. Kuş yemi.

Rubberise : Plastikle kaplamak veya plastik emdirmek (ayrıca rubberize).

Rubberised synonyms : rubberizing, rubberize, rubberizes, defectiveness, waterproofed, defect, showerproof, defecting, rubber, decayedness, defects, decomposition, decompose, crankiness, bumpiness, being broken down, surface, waterproofing, waterproof, coat.