Ruining türkçesi Ruining nedir
Ruining ile ilgili cümleler
English: Burak fired Tugba for ruining the plan.
Turkish: Burak planı mahvettiği için Tuğba'yı kovdu.
English: I think exams are ruining education.
Turkish: Sanırım sınavlar eğitimi mahvediyorlar.
English: I'm sorry for ruining your birthday party.
Turkish: Doğum günü partini mahvettiğim için üzgünüm.
English: I think you're ruining your life.
Turkish: Bence hayatını mahvediyorsun.
English: Ali didn't win the race, ruining his perfect record.
Turkish: Ali yarışı kazanamayarak mükemmel sicilini bozdu.
Ruining ingilizcede ne demek, Ruining nerede nasıl kullanılır?
Be ruin of somebody : Mahvetmek. Sonu olmak.
Draw ruin upon oneself : Kendini mahvetmek.
Bring to ruin : Batırmak. Berbat etmek. Perişan etmek. Mahvetmek.
Fall into ruin : Dökülmek. Haraplaşmak. Tahrip olmak.
Go to rack and ruin : İflas etmek. Enkaza dönmek. Harabeye dönmek. Gerilemek. Bozulmak. Harap olmak. Mahvolmak. Batmak.
Rack and ruin : Yıkık döküklük. Yıkım. Harabiyet. Harabelik.
Ruinations : Yıkma. Yıkılıp harap olma. İflas. Tahrip. Tamamen yıkılma. Son.
Ruin : Kalıntı. Ç.enkaz. Belini bükmek. Harap etmek. Rezil etmek. Ören. Yıkım. Yazık etmek. Mahvetmek.
Ruinated : Yıkılma. Mahvetmek.
Ruinates : Yıkılma. Mahvetmek.
İngilizce Ruining Türkçe anlamı, Ruining eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Ruining ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Corrupting : Ayartıcı.
Wracking : Yok etme.
Bungles : Büyük hata. Acemice iş yapmak. Beceriksizlik. Aptalca hatalar yaparak bir şeyi becerememek. Karışıklık. Berbat etme. Acemice iş. Becerememek. Yüzüne gözüne bulaştırmak.
Cancelation : Geçersiz kılma. Fesh etmek. Feshetme. Lağıv. Çıkarma. Damga. İptal olunan şey. İptal damgası. Çizme.
Destruction : Yıkım. Yok etme. Destruksiyon. Yıkımlanma, zedelenme. Bela. Harap etme. Tahrip. Yok olma. Mahv.
Subversion : Yıkma (insanların güvenini veya inancını sarsarak devleti veya bir kurumu). Altüst etme. Hükümeti devirme. İfsat. Son verme. Harap olma. Yıkım. Bozulma. Devirme. Yıkılma.
Ruinations : Son. Tahrip. Yıkılıp harap olma. Tamamen yıkılma. İflas.
Breaking : Meskene tecavüz. Kıran. Ünlü daralması. Ufalanma. Kırılma. Kopma. Yanlarında geniş ünlüleri daraltma etkisi yapan bazı ünsüzlerin etkisi altında geniş ünlülerin a > ı, o > u, e > i, ö > ü biçimindeki daralma olayı. bu olay yazı dilindeki bazı örnekler dışında anadolu ağızlarında yaygındır. çağır- > çığır-, az > ız, yeni > yini, varınca > varıncı, oraya > orıya, beyit > biyit, böyük > büyük, ova > uva, sovan > suvan, telefon > telefun, başla-yor > başlıyor, oyna-yor > oynuyor, sürükle-yor > sürüklüyor vb. Parçalama. Kırma.
Demolishing : Yıkılma. Yıktırım. İmha etmek. Yıkmak. Tahrip etmek. Yiyip bitirmek. Bozucu.
Laying waste : Yakıp yıkmak. Harabeye çevirmek.
Ruining synonyms : levelling, devastating, crossing out, destroying, ravaging, cancellation, breakings, downthrow, kill, demolition, obliteration, soapiness, wrecking, changing, ruination, conversion, annulment, ruins, corruptions, ruin, kills, bungle, destructions, abolishment, corruption, wreckings, devastation, cancellations, obliterations, annulments.

Bu kısımda Ruining kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Ruining ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Ruining anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Ruining ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.