Run in index türkçesi Run in index nedir

  • Yan yana dizin biçimi.

Run in index ingilizcede ne demek, Run in index nerede nasıl kullanılır?

Run : Sürü halinde gitmek. Oynatmak. Geçerli olmak. Geçmek. Otlatmak. Sürmek. Gitmek (gemi). Koşarak geçmek. Akmak. Kaçmak.

In : İçinde. İçeriye. İktidardaki. Tutulan. Da. Gelmiş olan. İç. Halinde. İçeri doğru yönelen. Mevsimi gelmiş.

Index : Bir kitap içinde geçen kişi adları, yer adları, kavramlar, terimler vb. ile bir dergi cildinin yazar ve konularını eser sonunda veya müstakil bir kitap halinde, sınıflandırılmış olarak ve geçtiği sayfaları belirterek gösteren alfabetik liste. türk dili dizini, türk kültürü (dergisi) dizini gibi. metin halinde yayımlanan bir eserde, o metinde geçen kelimelerin anlamlarını ve metinde geçtiği yerleri belirten alfabetik sözlük. divanü lugat’it-türk dizini, tarama sözlüğü dizini, türk turfan metinleri dizini (index der türkischen turfan texte) gibi. Bir kitabın ya da derginin içindekileri (kişi, konu, yer adı vb.) yer numarasıyle belirten ve kitabın ya da dergi cildinin arkasında yer alan abecesel liste. belli bir konuda çıkan kitap ve dergilerdeki yazılara ulaşımı sağlayan ve ayrı bir kitap ya da süreli yayın biçiminde çıkan yapıt. kitaplıkbilim ve belgebilim alanında belli bir bilginin ya da belgenin nerede olduğunu belirleyen düzenli liste. İndekse yazmak. Fihrist. Dizin. Yaşam düzeyi, toplumsal konum gibi karmaşık bir olayı öçmek ya da göstermek üzere başvurulan, birden çok ölçekten oluşan gösterge. Gösterge. Bir belgenin ya da bir kütüğün içindeki bilgilerin bulundukları yerlere yollama yapan ya da bunun için anahtar niteliği taşıyan göstergeler listesi. İndeks düzenlemek. İbre.

 

Run in : Birleştirmek. Rodaj yapmak. Motoru alıştırmak. Yakalayıp hapse atmak. Göğüs göğüse savaşmak. Yakalamak. (motoru) alıştırmak. İçeriye koşmak. Tutuklamak. Katmak.

Run in the blood : Mayasında olmak.

Run into : Ulaşmak. - ile kafa kafaya gelmek. Çarpmak. Araba ile vurmak. -e karşı yaklaşmak. Bindirmek. -e çarpmak. Karşılaşmak. Rast gelmek. Düşmek.

Run into a stone wall : Bir engelle karşılaşmak. Çıkmaza girmek. Duvara toslamak.

Run into the ground : Aşırı çalışmaktan yorulmak. İşe yaramamak. Başarısız olmak. Abartmak. Boşa gitmek.

Run into debt : Borca girmek. Aşırı borca girmek. Borca batmak. Borçlanmak. Çok borçlanmak. Borç batağına sürüklemek.

Run installation program : Yükleme programını çalıştır.