Run into a stone wall türkçesi Run into a stone wall nedir

  • Duvara toslamak.
  • Bir engelle karşılaşmak.
  • Çıkmaza girmek.

Run into a stone wall ingilizcede ne demek, Run into a stone wall nerede nasıl kullanılır?

Run : Kaçmak. Uzanmak. Geçerli olmak. Koşturmak. Geçmek. Aday olmak. Kullanmak. Geçiş. Sızmak. Tabanları yağlamak.

Into : Haline. Şekline. E. İçeriye. İçine. Ye. Biçimine. -a. -in içine. -e.

A : İngiliz alfabesinin birinci harfi. (herhangi) bir. Herhangi bir. Belirli bir tür veya nitelikteki. Pek iyi. Bir. En yüksek not. La (müzik terimi). Amperin simgesi. Atom ağırlığı.

Stone : Meyve çekirdeği. Taşa tutmak. Madencilik, jeoloji alanlarında kullanılır. Çekirdek (etli meyvelerde). Taş. Mücevher. Gr.lık ağırlık ölçüsü. Değerli taş. Kimi kütlelerden kopan ya da koparılan parça. Çekirdeğini çıkarmak (etli bir meyvenin).

Wall : Etrafına duvar çekmek. Baraj. Duvar örmek. Tecrit etmek. Ayırmak. Çeper. Kocaduvar. Tarih, jeoloji alanlarında kullanılır. Duvar. Bir yarığın yan duvarları.

Up against a stone wall : Taş bir duvara karşı. Başı dertte. Zor durumda. Darda. Sıkıntıda. Zorda.

Run into the jaws of death : Eceline susamak.

Run into debt : Aşırı borca girmek. Borçlanmak. Borç batağına sürüklemek. Borca girmek. Borca batmak. Çok borçlanmak.

Run into : -e çarpmak. Bindirmek. -e çarptırmak. Denk gelmek. Karşılaşmak. - ile çarpışmak. Düşmek. Rast gelmek. Araba ile vurmak. -e karşı yaklaşmak.

 

Run into the ground : Boşa gitmek. Aşırı çalışmaktan yorulmak. Abartmak. Başarısız olmak. İşe yaramamak.

İngilizce Run into a stone wall Türkçe anlamı, Run into a stone wall eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Run into a stone wall ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Bogged : Çamura saplanmış (araba). Batağa saplanmak. Bataklığa gömülmek. Batağa sokmak.

Deadlocking : Yerinde saymak. Sürmeli kilit. Çözümsüzlük. Durgunluk. Hareketin tamamen durması. Tıkanmak. Sürgü kilit. Çözümlenemeyen anlaşmazlık. Çıkmaza sokmak.

Get nowhere : İlerleme kaydetmemek. Kısır döngü içinde dönmek. Hiçbir yere varamamak. Bir yere varamamak. İlerleme veya baları sağlayamamak. Başarısız olmak. Tamamen başarısız olmak.

Get bogged down : Çıkmaza düşmek. Sorunlarla karşılaşmak. Saplanmış olmak. Zor bir durum içine saplanıp kalmak. Çıkmaza saplanmak.

Bog : Batak. Bataklık. Bataklığa gömülmek. Hela. Kenef. Batağa sokmak. Batağa saplanmak. Tuvalet. Kaba kenef.

Bog down : Açmaza sürüklenmek. Çamura gömülmek. Batağa sokmak. Açmaza düşmek. Batağa saplanmak. Çıkmaza sokmak. Batağa batmak. Açmaza girmek. Bataklığa gömülmek.

Bogs : Kaba kenef. Bataklığa gömülmek. Kenef. Batağa saplanmak. Bataklık. Tuvalet. Batağa sokmak. Batak. Hela.

Go to the wall : Altta kalmak. Başarısız olmak. Faaliyetine son vermek. Yenilmek. Batmak. Zor duruma düşmek. Sermayeyi kediye yüklemek. İflas etmek.

Deadlock : Yerinde saymak. Çözümsüzlük. Çıkmaza sokmak. Hareketin tamamen durması. Kaynak bekleme. Sürmeli kilit. Tıkanıklık. Sürgü kilit. Tıkanmak.

Run into a stone wall synonyms : enter blind alley, come to a deadlock, be at bay, come to a dead end, deadlocks, be behind the eight ball, be bogged down, bogging.