Run into türkçesi Run into nedir
- Karşılaşmak.
- -e çarpmak.
- Ulaşmak.
- Denk gelmek.
- Toslamak.
- - ile kafa kafaya gelmek.
- Bindirmek.
- - ile çarpışmak.
- -e çarptırmak.
- Çarpmak.
- -e rastlamak.
- Rast gelmek.
- Şans eseri biri ile karşılaşmak.
- -e karşı yaklaşmak.
- Araba ile vurmak.
- Düşmek.
- Girmek.
Run into ile ilgili cümleler
English: Ali and I run into each other at the supermarket every once in a while.
Turkish: Ali ve ben ara sıra süpermarkette birbirimize rastlıyoruz.
English: Am I going to run into Tom tonight?
Turkish: Bu gece Tom'la karşılaşacak mıyım?
English: I am glad to run into you here.
Turkish: Sana burada rastladığım için mutluyum.
English: Ali might run into Mary while he's in Boston.
Turkish: Ali Boston'dayken Mary ile karşılaşabilir.
English: I can't believe we haven't run into each other before.
Turkish: Daha önce birbirimizle karşılaşmadığımıza inanamıyorum.
Run into ingilizcede ne demek, Run into nerede nasıl kullanılır?
Run : Uzanmak. Koşmak. Erimek. Kaçakçılığı yapmak. Göstermek (film). Koşu. İşlemek. Yarışa katılmak. Yürürlükte olmak. Aday olmak.
Into : E. Şekline. İçine. Ye. Biçimine. İçeriye. -e. Haline. -in içine. -a.
Run into a stone wall : Çıkmaza girmek. Bir engelle karşılaşmak. Duvara toslamak.
Run into debt : Aşırı borca girmek. Borca batmak. Borçlanmak. Borç batağına sürüklemek. Borca girmek. Çok borçlanmak.
Run into each other : Çarpışmak.
Run into the jaws of death : Eceline susamak.
Run into the ground : Abartmak. Aşırı çalışmaktan yorulmak. Boşa gitmek. Başarısız olmak. İşe yaramamak.
İngilizce Run into Türkçe anlamı, Run into eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Run into ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Embarks : Gemiye binmek. Yatırmak. Gemiye bindirmek. Uçağa binmek. Yüklemek. Kalkışmak. Uçağa bindirmek. Girişmek. Yolcu almak.
Achieves : Kotarmak. Kazanmak. Erişmek. İpi göğüslemek. Başarı sağlamak. Başarı elde etmek. Elde etmek. Gerçekleştirmek. Meydana getirmek.
Bashes : Kuvvetle vurmak. İndirmek. Sert vuruş. Deneme. Geçirmek. Şiddetle vurmak. Hızla vurmak. Sertçe vurmak. Eğlence.
Arrive : Gelmek. Başarı kazanmak. Gelip çatmak. Varmak. Başarmak. Ayak basmak. Bir ereğe ulaşmak. Yetişmek. Vasıl olmak. Dayanmak.
Crashes : İflas bayrağını çekmek. Gürlemek. Batmak. Düşmek (kaza sonucu). Gürültüyle çarpmak. Büyük bir gürültü yapmak. Davetsiz olarak gitmek. Çarpışmak.
Blow : Kaçmak. Esmek. Su fışkırtmak (balina). Patlamak. Üflemek. Çarçur etmek (argo terim). Kahretmek. Darbe. Sigorta atmak (elektrik). Harcamak.
Drop on : Rastlaşmak.
Discover : Farkına varmak. Göstermek. Anlamak. Bulmak. Rastlamak. Keşfetmek. Meydana çıkarmak. Farketmek. Ortaya çıkarmak.
Collapse : Yığılmak. Çöküntü. Katlanmak. Cesaretini yitirmek. Kollaps. Başarısızlığa uğramak. Çöküş. Çökme. Başarısız olmak. Çökertmek.
Run into synonyms : crash into, bash, adhering, bang, embarking, balance, arrive at, enter into, confront with, crumble, blow in, cross each other, embark, enter upon, coincides, bashed, crosses, banged, bottom, crash, approach, equal to, drop a cross, be enroled, adheres, cough up, be equal to, chance on, bang into, come up against, fit, come upon, arrived.

Bu kısımda Run into kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Run into ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Run into anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Run into ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.