Run into each other türkçesi Run into each other nedir

Run into each other ile ilgili cümleler

English: Ali and I run into each other at the supermarket every once in a while.
Turkish: Ali ve ben ara sıra süpermarkette birbirimize rastlıyoruz.

English: I can't believe we haven't run into each other before.
Turkish: Daha önce birbirimizle karşılaşmadığımıza inanamıyorum.

Run into each other ingilizcede ne demek, Run into each other nerede nasıl kullanılır?

Run : Sürmek. İşletmek. Yönetmek. Koşu. Koşarak geçmek. Yarışa katılmak. Kaçmak. Akmak. Geçmek. Yürürlükte olmak.

Into : Haline. E. Ye. -e. Şekline. -in içine. Biçimine. İçine. -a. İçeriye.

Each : Her. Tanesine. Her birine. Her (bir). Adam başına. Her biri. Her bir. Beher. Herbir. Herbirisi.

Other : Özge. Başkası. Öbür. Sonraki. Sair. Öteki. Geçen. Gayri. Başka. Başka biçimde.

Bump into each other : (yolda veya rastlantı eseri) birbirlerine rastlamak veya karşılaşmak.

Run into : Bindirmek. - ile çarpışmak. Rast gelmek. Şans eseri biri ile karşılaşmak. -e rastlamak. -e karşı yaklaşmak. Ulaşmak. Denk gelmek. -e çarptırmak. -e çarpmak.

Run into the ground : İşe yaramamak. Başarısız olmak. Aşırı çalışmaktan yorulmak. Boşa gitmek. Abartmak.

Run into debt : Borca batmak. Borçlanmak. Borca girmek. Borç batağına sürüklemek. Çok borçlanmak. Aşırı borca girmek.

 

Run into a stone wall : Bir engelle karşılaşmak. Duvara toslamak. Çıkmaza girmek.

İngilizce Run into each other Türkçe anlamı, Run into each other eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Run into each other ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Bump into : Arabayla (ağaca vb) çarpmak. Bindirmek. Çarpmak. Rastlamak. Rastlantı sonucu karşılaşmak. Toslamak. Tesadüf etmek. Hızla çarpmak. Rastgelmek.

Cannon : İncik kemiği. Mil. Borbardıman etmek. Bombardıman etmek. Karambol (bilardo). Karambol yapmak. Bombardıman silahı. Top. Büyük top.

Cannoning : İncik kemiği. Karambol bilardo. Top. Karambol yapmak. Çarpmak. Borbardıman etmek. Bombardıman etmek. Mil. Bombardıman silahı.

Bumped : Çarpmak. Toslamak. Bindirmek.

Clash : Çatırdamak. Uyuşmamak. Anlaşamamak. Çarpmak. Gitmemek. Uymamak. Mücadeleye girişmek. Çatışmak. Birbirine gitmemek. Gümbürdemek.

Cannoned : Karambol bilardo. Karambol yapmak. Bombardıman silahı. Top. Borbardıman etmek. Çarpmak. Bombardıman etmek. İncik kemiği. Mil.

Clashes : Çatışmak. Gitmemek. Çatırdamak. Anlaşamamak. Uymamak. Gümbürdemek. Çarpmak. Bindirmek. Uyuşmamak.

Battled : Mücadele etmek. Dalaş. Dövüşmek. Teber. Çok uğraşmak. Savaşmak. Savaş. Muharebe.

Cannons : Karambol (bilardo). Çarpmak. Karambol yapmak. Karambol bilardo. Top. Bombardıman etmek. Borbardıman etmek. İncik kemiği. Bombardıman silahı. Mil.

Battle : Teber. Savaşım. Atışma. İki veya daha fazla çalgı ustasının, hangisinin çalgıya daha hakim olduğunu göstermek amacıyla belli bir ritim üzerinde sırayla solo atmalarına dayalı yarışma. Dalaş. Çok uğraşmak. Muharebe. Dövüşmek. Savaş.

Run into each other synonyms : clashing, clashed, bump, battling, bumping, bumps.