Cannons türkçesi Cannons nedir
- Bombardıman etmek.
- Borbardıman etmek.
- Çarpışmak.
- Çarpmak.
- Karambol yapmak.
- Mil.
- Karambol bilardo.
- Top.
- İncik kemiği.
- Bombardıman silahı.
- Karambol (bilardo).
Cannons ile ilgili cümleler
English: The roar of their own cannons was extremely loud.
Turkish: Kendi toplarının gürlemesi son derece gürültülüydü.
Cannons ingilizcede ne demek, Cannons nerede nasıl kullanılır?
Cannon shot : Top ateşi. Top menzili.
Cannon ball : Top mermisi. Gülle. Çok sert şut.
Cannon bone : İncik kemiği.
Cannon caliber : Topun kalibresi. Top namlusunun genişliği veya çapı.
Cannon cradle : Top beşiği.
Cannon fodder : Savaşa giden askerler (ölme ihtimali ile). Top ateşiyle ölmesi kuvvetle muhtemel birlik. Savaşta ölüme giden ve önemsiz sayılan askerler. Ölmeye giden askerler. Harpte harcanan erler.
Cannonade : Topa tutmak. Bombardıman. Top ateşi. Bombardıman etmek. Topa tutak.
Water cannon : Tazyikli su fışkırtma aracı. Kalabalıkları dağıtmak için kullanılan tazyikli su aracı.
Cannon primer : Top fünyesi.
Cannon man : Top güllesi. Sirklerde gülle ile havaya fırlatılan sihirbaz adam. Sirklerde top içine girip top güllesi gibi fırlatılan kişinin gösterisi.
İngilizce Cannons Türkçe anlamı, Cannons eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Cannons ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Clashes : Gümbürdemek. Çatışmak. Çatırdamak. Uyuşmamak. Bindirmek. Anlaşamamak. Uymamak. Gitmemek.
Bashes : Geçirmek. Deneme. Hızla vurmak. Kuvvetle vurmak. Sert vuruş. Eğlence. İndirmek. Şiddetle vurmak. Sertçe vurmak.
Battled : Savaşmak. Çok uğraşmak. Dövüşmek. Savaş. Teber. Mücadele etmek. Dalaş. Muharebe.
Shinned : Brokpa. Butan'da yaşayan etnik bir grup. Tırmanmak. Şin. Kavalkemiği. Öne fırlamak. Bacak. Koşmak. Bacağına vurmak.
Axis : Aks. Dingil. Amniyonlu hayvanlarda (amniota) boyun omurlarının ikincisi. Uyuşma. Mihver. Aksis. Eksen. ikinci boyun omuru. Eksen kemiği. Bir şeyin etrafında döndüğü merkez.
Bang : Gürültü yapmak. Yatmak. Sevişmek. Çarpma sesi. Şiddetle çarpmak. Gürültülü bir şekilde vurmak. Hızla çarpmak. Vurmak. Güm diye çarpmak (argo terim).
Coak : Pim. (marangozluk) birbirine geçmeli bir kalasın yüzünü diğer kalasa birleştiren zıvana türü. Kalasları birbirine birleştiren sert tahta veya demir çivi.
Bombarded : Bombalamak. Sıkıştırmak. Üzerine varmak. Dövmek. Soru yağmuruna tutmak. Bombardıman yapmak. Topa tutmak. Yağmuruna tutmak. Gülle yağdırmak.
Bolus : Küme, kitle. bol. Lokma. İri hap. Yoğunluğu ve atom numarası dokununkine eşdeğer olan ve radyoterapide kullanılan dolgu maddesi. Bolus. Büyük hap. Topak. Kapsül. Nükleer enerji, veterinerlik alanlarında kullanılır.
Cannon : Büyük top. Hızla vurmak.
Cannons synonyms : high angle gun, culverin, heavy weapon, long tom, canyonside, axle tree, tibias, faggots, ravine, clashed, fibulas, gun, arbors, cannonballing, bombards, heavy guns, bombs, biffing, axle, barging, cannonballs, barged, shins, ordnance, caroms, bumping, ball, cannonaded, tibiae, alight upon, biffs, artillery, axles.
Cannons zıt anlamlı kelimeler, Cannons kelime anlamı
Enlist : Askere yazmak. Kayırmak. Katılım sağlamak. Askere almak. Askere kaydolmak. Kaydolmak. Askere kaydetmek. (destek) sağlamak. Kaydetmek. Sağlamak (destek).

Bu kısımda Cannons kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Cannons ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Cannons anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Cannons ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.