Run short türkçesi Run short nedir

  • - yok durumunda olmak.
  • Azalmak.
  • Bitip tükenmek.
  • Kısalmak.
  • Tükenmek.
  • Kullanılıp bitmiş olmak.
  • Kıtlığını çekmek.
  • Kafi gelmemek.
  • Malzemesi tükenmek.
  • Tükenmiş olmak.
  • Yeterli gelmemek.

Run short ile ilgili cümleler

English: We have run short of food.
Turkish: Yiyeceğimiz kalmadı.

English: I have run short of money.
Turkish: Param tükendi.

English: Tom has run short of money.
Turkish: Tom'un parası bitti.

English: I'm afraid I've run short of coffee.
Turkish: Maalesef kahveyi tükettim.

English: We've run short of money.
Turkish: Bizim paramız bitti.

Run short ingilizcede ne demek, Run short nerede nasıl kullanılır?

Run : Koşmak. Aday göstermek. Gidip gelmek (arasında). Geçerli olmak. Taşımak. Sürmek. Adaylığını koymak. Koşu. Göstermek (film). İşletmek.

Short : Eksiklik. Kısa okunuşlu ünlü. Kısa devre yaptırmak. Kısa. Az. Kasa açığı. Kontak. Kısa devre. Alçak.

Run short of : Kıtlaşmak. Azalmak. Az kalmak. Malzemesi tükenmek. Tükenmek. Yetmemek.

Run a blockade : Bir ablukadan kaçınmak. Bir engel ve maniadan kurtulmak ve sıyrılmak. Ablukayı yarmak. Bir kuşatmadan kaçmak.

Run a boundary : Sınırı geçmek.

Run a business : Bir işi yönetmek. İşi çekip çevirmek. İşi yönetmek. Çekip çevirmek.

Run a macro : Bir makro çalıştır.

 

İngilizce Run short Türkçe anlamı, Run short eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Run short ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Be exhausted : Hali kalmamak. (yorgunluktan) tükenmek. Takati kalmamak. Kolunu kaldıracak hali olmamak. Canı burnunda olmak. Haşatı çıkmak. Komalık olmak. Canı çıkmak.

Run short of : Yetmemek. Kıtlaşmak. Az kalmak.

Abated : Azaltmak. Hafiflemek. Dindirmek. Yatıştırmak. Azaltılmış. Kısılmış. (bir haberin veya yayının) çıkmasını yasaklamak (hukuk terimi).

Drowse off : Dalmak. Uyuyakalmak. Çöküp kalmak. Uyuyup kalmak. Uykuya dalıvermek. İçi geçmek. Uyuklamak. Yorgunluktan bitkin düşmek.

Die off : Birer birer ölmek. Teker teker ölmek. Yavaş yavaş ölmek. Kökü kazınmak.

Become smaller : Daha küçük hale gelmek. Ufalmak. Daha küçük olmak. Küçülmek.

Be used up : Bitmek. Bitkin düşmek. Harcanmak.

Shorten : Kısaltmak. Yağ katarak kıvamına getirmek (un vb.). Yelkeni sarıp küçültmek. Yağ katarak kıvamına getirmek (un). Kısmak. Kasılmak. Azaltmak.

Be used : Kullanılmak.

Be tuckered out : Yorgun düşmek. Bitap düşmek. Canı çıkmak. Hali olmamak. Kolunu kaldıracak hali olmamak. Yorulmak.

Run short synonyms : come to an end, get shorter, be sold, decay, bottom out, cut down, be at an end, be wasted, fall asleep, nodding off, run up, abates, nod off, shortens, be on the decline, alleviates, be reduced, die out, alleviate, drift off, abate, run dry, shrank, flake out, dozed off, be all in, be consumed away, be on the wane, abating, drain away, fall short of, be down, de escalate.