Russ türkçesi Russ nedir

Russ ile ilgili cümleler

English: Ali adopted a Russian sentence.
Turkish: Ali bir Rus cümleyi sahiplendi.

English: After English, German is the most popular foreign language in Russia.
Turkish: İngilizceden sonra, Almanca Rusya'da en popüler yabancı dildir.

English: According to the "Levada Center" organization, approximately 70% of Russians have never been outside of the former USSR.
Turkish: "Levada Center" örgütüne göre, Rusların yaklaşık %70'i eski SSCB dışına hiç çıkmamıştır.

English: A Frenchman, for instance, might find it hard to laugh at a Russian joke.
Turkish: Bir Fransız, mesela, bir Rus şakasına gülmekte zorlanır.

English: Ah, those Russians!
Turkish: Ah o Ruslar!

Russ ingilizcede ne demek, Russ nerede nasıl kullanılır?

Russel bodies : Russelcisimcikleri. Kronik yangılarda plazma hücrelerinin sitoplazmasında pembe renkli, yuvarlak oluşumlar, kanser cisimciği.

Russell : İowa eyaletinde şehir. Bir soyadı. Kentucky eyaletinde şehir. Massachusetts eyaletinde yerleşim yeri. Minnesota eyaletinde şehir. Wisconsin eyaletinde yerleşim yeri. Bir erkek ismi. New york eyaletinde yerleşim yeri. Kansas eyaletinde şehir.

Russell angles : Bakışımlı dağılışı olan bir kaynağın uzaysal yeğinlik dağılışından ışık yeğinliğine götüren entegrasyonun bir aritmetik ortalamaya indirgenmesini sağlamaya yarayan, eşit oylum açılarının karşılığı olan açılar. Russell açıları.

 

Russet : El dokuması kaba kumaş. Kırmızımsı kahverengi. Rustik. Sade. Bir tür elma. Kızıl kahverengi.

Russet tick : Russet kenesi. Kuzey afrika’da birçok hayvanda parazitlenen kene türü, ıxodes pilosus.

Russian : Rus. Rusça.

Russets : Rustik. Kızıl kahverengi. El dokuması kaba kumaş. Bir tür elma. Kırmızımsı kahverengi. Sade.

Russia : Rusya.

Russia turnip : Şalgam.

Russian gadfly : At ve eşeklerde konjoktival kese ve konkalarda yerleşerek nasofaringeal miyazise neden olan tür. Rhinoestrus purpureus.

İngilizce Russ Türkçe anlamı, Russ eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Russ ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Step on it : Acele etmek. Gaza basmak. Gazlamak.

Race : Koşu. Hızlı çalışmak (motor). Yarış. Irk. Yarış etmek. Koşmak. Yarıştırmak. Hızlı akmak. Kalıtımsal ıraları (deri, göz, saç rengi, saç biçimi, baş biçimi, boy, kan grubu vb.) bir birlik gösteren kişilerin oluşturdukları doğal topluluk, bk. sarı ırk, beyaz ırk, kara ırk. Yarışa sokmak.

Dash : Dolaştırmak. Vurmak. Sıçratmak. Atmak. Tire. Kısa çizgi. Lanet etmek. Düş kırıklığina uğratmak. Vurma.

Shoot : Ateş etme. Basketbol, sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Vurma. Çekim yapmak (kamera). Perdahlamak (kereste). Filiz. Oynamak (misket veya bilardo). Sepete atış. Keresteyi rendeleme. Fışkın.

Muscovite : Akmika. Mika. Moskof. Moskofcamı. Muskovit. Eski komunist rusya başkenti. Moskovalı.

 

Scoot : Hızla koşmak. Acele ile kaçmak. Kaçmak. Tabanları yağlamak.

Attack : Bir dürtüş ya da vuruşun gerçekleşebilmesi için, ileri doğru gelişen saldırı eylemlerinin her birine verilen genel ad. Doğrudan doğruya sayı kazanmak amacıyla yapılan hamle. Tecavüz etmek. Saldırmak. Hücum etmek. Dil uzatmak. Tutulmak. Atak. Saldırıda bulunmak. Uğraşmak.

Buck : Antilop, tavşan, geyik gibi bazı hayvanların yetişkin erkeklerine verilen ad. atlarda yukarıya doğru sıçrama. Papel. Sıçrayıp binicisini düşürmek. Sıçramak. Erkek kızılderili. İtaatsizlik etmek. Bak. Kütüklere ayırmak. İtiraz etmek.

Assail : Hücum etmek. Sözlerle ya da yumruklarla saldırmak. Dil uzatmak. Kınamak. İşe girişmek. Saldırmak.

Travel : Kaçmak. Gitmek. Yolculuk yapmak. Yolculuk. Gazlamak. Gezmek. Seyahat etmek. Dolaşmak. Gezi. Yol almak.

Russ synonyms : cannonball along, rush along, locomote, thrust ahead, flash, push forward, speed, bear down, assault, red, dart, hie, muscovites, barge, move, charge, tear, reddest, hasten, go, russian, bucket along, the russian language, redder, set on, shoot down, hotfoot, pelt along, belt along, scud.

Russ zıt anlamlı kelimeler, Russ kelime anlamı

Stay in place : Yerinde kalmak.

Linger : Kalmak (gitmesi gerekirken). Can çekişmek. Oyalanmak. Uzamak. Ayrılamamak. Sallanmak. Gitmemek. (ağrı) kolayca geçmemek. Durmak. Gecikmek.

Female : Kadınlara ait. Yavru doğuran, yumurta hücresi üreten organizma. eşeyli üremede erkeğin eşi, femina. hlk. deri üzerinde serpili olarak çıkan siğiller. Dişilere ilişkin. Dişil. Kız. Kadın. Sadece dişi gamet ya da yumurta meydana getiren birey ya da yavru doğuran organizma. Bayan atlet. İçi oyuk öğe. Kancık.

Russ ingilizce tanımı, definition of Russ

Russ kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Of or pertaining to the Russians. A Russian, or the Russians.