Sülük yapmak nedir, Sülük yapmak ne demek

Yerel Türkçe'deki anlamı:

Haşhaşla bir çeşit yiyecek yapmak.

Sülük yapmak tanımı, anlamı

Sülü : Çelikçomak oyununda kullanılan kısa ve uçları sivri çubuk. Aptal, mıymıntı, sünepe. Süleyman adının bozulmuş biçimi

Sülük : Sülüklerden, tatlı sularda yaşayan, vücudunda yirmi iki sindirim kesesi olduğu için bir kezde ağırlığının sekiz katı kan emebilen, halk arasında bazı kan hastalıklarının tedavisinde yararlanılan hayvan (Hirudo medicinalis).. Asma bıyığı. Islık. Cevizin erkeklik organı. Sarkıt, akarken buz tutmuş su. Asma fışgını. Salyangoz. Sülükgiller sınıfına bağlı halkalı solucanların ortak adı. a. bk. tıp sülüğü, at sülüğü. Tırpan sapını tırnağa bağlayan demir parçası. (İlyaslı Uşak). At koşum takımı üzerine çakılan dökme süs. (Yalvaç Isparta; Aksaray Niğde). Karabük ili, Ovacık belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim birimi.

Yapma : Yapmak işi. Yapay. Yapmacık. Tezek. Bulgurla yapılmış, yuvarlak ve yassı köfte. Sır, gizem. Elle biçim verilen tezek. Tezek, kerme (Çayağzı).

Yapmak : Ortaya koymak, gerçekleştirmek, oluşturmak, meydana getirmek. Yol almak. Davranmak, hareket etmek. Üretmek. Bir durum yaratmak. Bir dileği, bir isteği yerine getirmek, uygulamak, ifa etmek. Tehdit yoluyla birini herhangi bir duruma düşürmek. Salgılamak, çıkarmak. Edinmek, sahip olmak. Olmasına yol açmak. Bir harekete, işe başlamak veya bir hareketle, işle uğraşmak. Olmak. Gerçekleştirmek. Bir düşünceyi, bir davranışı, bir isteği işe dönüştürmek, gerçekleştirmek. Onarmak, tamir etmek. Evlendirmek. Bir şeyi başka bir şey durumuna getirmek. Bir kimseye bir meslek kazandırmak, yetiştirmek. Düzenli bir duruma getirmek. Dışkı çıkarmak.

 

Yiyecek : Yenmeye elverişli olan her şey. Yenebilen.

Haşhaş : Gelincikgillerden, kapsüllerinden afyon elde edilen, tohumlarından yağ çıkarılan bir yıllık ve otsu bir kültür bitkisi (Papaver somniferum).

Çeşit : Aynı türden olan şeylerin bazı özelliklerle ayrılan öbeklerinden her biri, tür, nev. Türlü. Canlıların bölümlenmesinde, bireylerden oluşan, türden daha küçük birlik.

Yiye : Zarar verici, obur (hayvan). Sahip. Eğe.

Bir : Sayıların ilki. Tek. Ortaklaşa olan, birleşik, müşterek. Eş, aynı, bir boyda. Bu sayıyı gösteren 1 ve I rakamlarının adı. Bir kez. Değer, önem bakımlarından birbirinden farksız, birbirine eşit, birbirine benzer. Herhangi bir varlığı belirsiz olarak gösteren (sayı). Beraber. Aynı, benzer. Bu sayı kadar olan. Ancak, yalnız. Sadece.

Diğer dillerde Sülük terapisi anlamı nedir?

İngilizce'de Sülük terapisi ne demek ? : leeching, leech therapy