Sabit makrofaj nedir, Sabit makrofaj ne demek
Sabit makrofaj; Biyoloji alanında kullanılan bir sözcüktür.
Biyoloji'deki anlamı:
Öz bağ dokusunun temel hücrelerinden biri. Kan yapan dokuların stromasının fagositik retiküler hücreleri. Bulunduğu dokuya göre retiküler teller veya kollagen tellere yapışık olarak bulunan, fagositoz yapan ve retiküloendotelyal sistemin bir parçasını teşkil eden, gerektiği zaman uzantılarını toplayıp yuvarlaklaşarak serbest makrofaj hâline geçen, büyük soluk renkli bir çekirdekli, iğ ya da yıldız şeklindeki hücre. Histiyosit.
Teknik terim anlamı:
Doku makrofajı.
Sabit makrofaj anlamı, tanımı
Makrofaj : Kan dokusundaki monositlerden farklılaşarak oluşan, bağ dokusunda makrofaj, akciğerlerde alveolar makrofaj, merkezi sinir sisteminde mikroglia, kemik dokusunda osteoklâstlarla aynı olduğu düşünülen, zarında mannozil glikozu reseptörü ile mikroorganizmaların yakalanıp fagosite edilmesini sağlayan, ayrıca zarında gram negatif bakteriler için CD 14 reseptörü, immünoglobulin G antikoru reseptörleri, kompleman reseptörleri olan, faaliyete geçen makrofajlarda lökosit fonksiyon antijeni, doku uyuşurluk antijeni ve benzerleri reseptörleri olan, sabit (histiyosit) ve hareketli tipleri bulunan bağ dokusu hücresi. Kan dokusundaki monositlerden farklılaşarak oluşan, bağ dokusunda makrofaj, akciğerlerde alveolar makrofaj, merkezi sinir sisteminde mikroglia ve kemik dokusundaki osteoklastlarla aynı olduğu düşünülen, mikroorganizmaları fagosite edip yok eden bağ dokusu hücresi. Organizmanın hücresel savunmasında başlıca rolü üstlenen, yangı bölgesindeki bağ doku hücreleri ve monositlerin farklılaşmasıyla oluşan bir çeşit akyuvar, büyük fagositik hücre, mononükleer fagositler. Kornea ve kalp kapakları gibi damarsız dokuların yangısında, fagositoz yapan hücreler sadece makrofajlardır
Makro : Büyük, geniş, mikro karşıtı.
Sabi : Küçük çocuk.
Sabit : Yerinden oynamayan, yerini değiştirmeyen, durağan. Değişmeyen, hep aynı kalan, önceden ayarlanmış. Gerçekliği tespit edilmiş, kanıtlanmış olan.
Retiküloendotelyal sistem : Çeşitli organlarda fagositoz yapabilen hücreler sistemine önceleri verilen ad. Fagositoz güçleri olmayan retikulum hücreleriyle endotel hücreleri hariç kandaki ve diğer dokulardaki monositler antijenik uyarımla makrofajlara dönüşerek mononükleer fagositler sistemini oluştururlar.
Retiküler hücre : Kemik iliği ve lenfatik dokular gibi kan yapan dokuların stromasında bulunan, bir kısmı ilkel yapıda, bir kısmı ise fagositik özelliğe sahip bağ dokusu hücreleri.
Kollagen tel : (Eş anlamlısı: beyaz tel), Bağ dokusunun bir tip teli olup kollagen denilen ve ak görünüşlü olan bir maddeden yapılmıştır.
Çekirdekli : Çekirdeği olan, içinde çekirdeği bulunan.
Bağ dokusu : Hücre sayısı az fakat hücreler arası maddesi çok olan ve genel olarak diğer dokuları birbirine bağlayarak destek görevi yapan bir doku tipi. Kökünü embriyonun mezenşim hücrelerinden alan bu dokunun iki ana tip hücrelerinin (fibroblast, makrofaj) arasını dolduran madde içinde teller ve telcikler bulunur. Bu tel ve telciklerin çeşidine ve çokluğuna göre de çeşitli bağ dokusu tipleri oluşur. Örnek: Gevşek bağ dokusu, sık bağ dokusu, elastik bağ dokusu ve benzerleri Lamina propria. Hücre sayısı az fakat hücreler arası maddesi çok olan ve genel olarak diğer dokuları birbirine bağlayarak destek görevi yapan bir doku tipi. Göze sayısı az, göze arası maddesi çok ve genel olarak diğer dokuları birbirine bağlayarak destek ile görevli olan bir doku tipi. Kökünü mezenşim gözelerinden alır. Göze arası maddesi daima bir takım tel ve telcikler kapsarki bunların yapılarına göre çeşitli bağ dokuları meydana gelir.
Histiyosit : [Bakınız: sabit makrofaj]. Doku makrofajı. Bağ dokusunda yer alan, aktive olmuş, dayanıklı makrofaj. Kan yapan dokuların bağ dokusunun fagositik hücreleri.
Fagositoz : Hücre yutarlığı.
Bir parça : Biraz, azıcık, çok az. Kısa bir süre.
Retiküler : Ağsı, ağbiçim. Ağsı bir yapıya ilişkin veya ona ait olan.
Fagositik : Fagositoz veya fagositlerle ilgili olan.
Bağ doku : Hücre sayısı az, hücre arası maddesi çok ve genellikle diğer dokuları birbirine bağlayarak destek görevi yapan doku.
Kollagen : Hücreler arası maddede bulunan, prolin, hidroksiprolin ve glisin amino asitlerinden oluşan üç polipeptit zincirinin üçlü heliks şeklinde önce tropokollagen birimlerini, bunların da özel bir dizilişle polarize mikroskopla görülebilen çizgili bir yapı oluşturduğu, deride çeşitli yönlerde, tendonlarda aynı yönde uzanan fibriller şeklinde, bazal laminada tabaka şeklinde, kemikde halkasal tabakalar şeklinde bulunabilen, Tip I-V gibi gruplandınlan bir cins protein. Ak bağ dokusunun ve kemiğin organik kısmının kollagen tellerinin yapısını meydana getiren kimyasal madde.
Yuvarlak : Top veya küre biçiminde olan, müdevver. Top veya küre biçiminde toparlak şey. Kesin ve açık olmayan (söz, laf vb.). Homoseksüel erkek.
Çekirdek : Etli meyvelerin içinde bir veya birden çok bulunan, çoğu sert bir kabukla kaplı tohum. Yenmek için satılan ayçiçeği tohumu. Ağaçlarda soyulmayan bölüm. Bir hücrenin merkezini oluşturan cisimcik. Atom çekirdeği. Kuyumculukta kullanılan ve 5 cgr'a eşit olan ağırlık ölçüsü. Bir şeyin temelini oluşturan.
Fagosit : Yutar hücre.
Diğer dillerde Sabit makrofaj anlamı nedir?
İngilizce'de Sabit makrofaj ne demek ? : fixed macrophage

Bu kısımda Sabit makrofaj nedir? Sabit makrofaj ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik bir biçimde hemen sorabilir, daha sonra kısaca Sabit makrofaj tanımı, açılımı, kelime anlamı hakkında ansiklopedik bilgi verebilir veya dilerseniz Sabit makrofaj hakkında sözler yazılar ile ingilizce veya almanca sözlük anlamı paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.